Aşık Zevraki Divanı Anasayfa | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 | 38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44 | 45 | 46 | Özgeçmiş - İçindekiler | Açıklamalar-Sizden Gelenler | Anılar

11

zevraki2.jpg

GEL ARTIK -Aldı Kuşburnu

Gece gündüz seni düşler özlerim
Dağlara düzlere düşte gel artık
Namlı Nil'e döndü nemli gözlerim
Çeşmim çayı gibi çoşta geş artık

Dönersin belki ergeç sen fakat
Bende beklemeye kalmadı takat
Gerçek olmasada razıyım kat kat
Rüyada hayalde düşde gel artık

Hicran deryasına sığmıyor bu zar
Derunda didarım uzarda uzar
Uzayın bile haddi hududu var
Allah aşkına aşta gel artık

Gözümün nuruda dizlerin feri
Mevsimler misali gelmeki geri
Perver digar için olsun ey peri
Bahar geçti bari kışta gel artık

Kuşburnu der bu ne kuşkulu haldır
Kaldır ey Zevraki çileni kaldır
Onca dolmadın mı sen bunca yıldır
O gam deryasından taşta gel artık

GELEMEM ARTIK -Aldı Zevraki

Yıllardan beridir etsende davet
Yollara düşüpte gelemem artık
Konsere gerekir amma icabet
Kanseri deşipte gelemem artık

Cahiller öldürdü ahil yaşattı
Kimisi dost dedi kimi taş attı
Garip gönlümüzü gurup kuşattı
Kuş gibi koşupta gelemem artık

Aklıma estikçe kesiyor kasvet
Surlar setler engel değildir fakat
Gözlerim görmüyor dizlerim sakat
Dağları aşıpta gelemem artık

Aldıda Zevrak'ım demiri aldı
Kurtuldu amandan ummana daldı
Müebbet muhabbet mahşere kaldı
Makbiri deşipte gelemem artık

SOR

Delirdi de gönül yine delirdi
Derdi dökene değil çekene sor
Hasret yükü yeni yeni belirdi
Çekene değil gitte çökene sor

Aklını fikrini verip de zaya
Gafil aşık sayar kendini güya
Hayal ile düşüp derin uykuya
Düş görene değil yaş dökene sor

Aşık Zevraki der çarpar anında
Devran eyler damarında kanında
Divan durup nazlı yarin yanında
Dil dökene değil bel bükene sor

BAŞKA

Kudret kaynağından içmişim bade
Bayatı başkadır tazesi başka
Süzülmüş sineden sademi sade
Çeşnisi başkadır kuzesi başka

Renginin reyhası ruhumda eser
Aşkımı artırır meşkimi keser
Kaşları kemandır döşleri kevser
Meyleri başkadır mezesi başka

Zülali camında sunduğun zehir
Öldürür Zevraki bu saki ahir
Gönlümüz ummandır gözümüz nehir
Gölleri başkadır gözesi başka



hkilic117.jpg

*

Sevdiği kızdan karşılık bulamayan bir genç,
köyün ozanından yardım ister.
Cebinde Zevraki'ye yazdırdığı şiir,
umutla çeşmebaşında Bedriye'yi beklerken
kızın başkasıyla kaçtığını öğrenir.

BEDRİYEM İÇİN

B ıktım artık daha yeter
E tticeğin naz mı senin
D eli gönül yanar tüter
R engi aşkın köz mü senin

İ nce dalın gonca gülün
Y ürüyüşün sanki sülün
E y sevgilim hayat yolun
M izan gibi düz mü senin

İ nkar etme bakan olmuş
Ç igan gözler figan dolmuş
İ çlerinin rengi solmuş
N evbaharın güz mü senin

bahardalix.jpg

KÜFE

Köle oldum bir küfeye
Biner sırta sürer beni
Akşam olur bir köşeye
Katlar koyar dürer beni

Bir yanı gürz, bir yanı biz
Kabarır bel, kırılır diz
Aman vermez gece gündüz
Yakar yıkar yorar beni

Belindedir sivri sisi
Kimin varsa ağır işi
Köşe köşe, kişi kişi
Gezer, arar, sorar beni

Bir söylesem, on susdurur
Gam yedirir, kan kusdurur
Altı sürter, üstü dürter, yan vurur
Yıkar yere serer beni

Hem kamburdur hemde dönek
Dünya değil hınzır şelek
Akif der ki, kahbe felek
Yazar bozar, siler beni

KAÇ KERE BEN

Ölüm ödüllü bir koşu
Dolu sandım, önü boşu
Üç konarmış devlet kuşu
Kaçırmışım kaç kere ben...

GÖNÜL

Ayrılalı nazlı yardan
Süslenmedi sisli gönül
Yara yedi yetmiş yerden
Yine sustu sesli gönül

Ne dernekten ne düğünden
Hoşlanmıyor gördüğünden
Yastık koydum kuş tüyünden
Yaslanmadı yaslı gönül

Tedirgindir terk edeli
Yetmiş yıl oldu yar gideli
Yine azgın yine deli
Uslanmadı hırslı gönül

Köpükleri öpen Zevrak
Küf düşmez mi küpen zevrak
Billurdan da daha parlak
Paslanmadı deli gönül

119__i_ek.jpg


SENİN İÇİNDİR

Bıkıp ta bakmam senden başkasına
En içli şiirim senin içindir
İnanmazsan sun elinle sına
İçtiğim zehirler senin içindir

Arıyorum sanki bir şeyim kayıp
Bekliyorum seni günleri sayıp
İçimde hep için için çağlayıp
Akan bu nehirler senin içindir

Hamdolsun Allaha ki ey sevdiğim
Aklıma düşürür seni dem be dem
Nil nehrine döndü didemdeki dem
Daldığım bahirler senin içindir

Döşlerin yeni yağmış bembeyaz kar
Kara kaşlar zülfikardır zülfikar
Zülfü telin Zevraki'ye dardır dar
Çektiğim kahirler senin içindir

YAR GELE

Günü güne hep ekle ki
Belki yar gele yar gele
O seyranda sen bekle ki
Belki yar gele yar gele

Mor dağlara kör taşlara
Sor akılsız baykuşlara
Dal ki o bomboş düşlere
Belki yar gele yar gele

Ey Zevraki hasta düşsen
Ruhu bile duymaz ölsen
Bir çürük nar salmazken sen
Bekle ki yar gele yar gele

TÜRLÜ

Gözlerimden akar durur
Sel bir türlü, sen bir türlü
Elvan elvan kokar durur
Yel bir türlü,sen bir türlü

Ne sürur kaldı ne gurur
Didem dinmez derya kurur
Aşkımızı kınar durur
El bir türlü, sen bir türlü

Zevrak der keser sineki
Kaş zarbın, Zülfikar neki
Tenim yakar zülfündeki
Tel bir türlü, sen bir türlü

SENİN YÜZÜNDEN

Mekanı tutup meyhanelerde
Baş berduş oldum senin yüzünden
Gönül avuttum viranelerde
Boz baykuş oldum senin yüzünden

Hüsnü anıdır buna bahane
Nur u narına oldum pervane
Issız dağlarda deli divane
Bir derviş oldum senin yüzünden

Başıma bela bağrıma diken
Felaket oldun saadet derken
Ah çekip çöktüm ağardım erken
Derde düş oldum senin yüzünden

Varıp yetmişe yanaştı yaşım
Hala avare hala ayyaşım
Yüz altın iken bir yüzük kaşım
Kara taş oldum senin yüzünden

17.jpg

KONMADIM

Olamadım hiçbir sanat erbabı
Aşk giydirdi bana siyah esvabı
Bilmemki nedir bu zarın esbabı
Şeyda bülbül gibi güle konmadım

Gönlümü çekiyor ak köpükleri
Mekan tutamadım yeşil bükleri
Pervaz ettim durdum mavi gökleri
Gövel ördek gibi göle konmadım

Basamadan yari alıp bağrına
Ayrılık yazılır adem oğluna
Sahralara düşüp Leyla uğruna
Mahsun Mecnun gibi çöle konmadım

Gönlüme gömülmüş, kalbime ekli
Gözümden gitmiyor o yarin şekli
Vuslat bağlarında pembe çiçekli
Burcu burcu yeşil dala konmadım

Akif der ki, koşdum durdum amansız
Kışları obasız, yazın abasız
Keyfi alemle çilesiz çabasız
Miras meydanında mala konmadım

GETİR

Geniş dünyayı bana dar etti
Ahıma bir sam getir rüzigar
Hasret acısını bana kar etti
Derde derman sun getir rüzigar

Şeyda bülbül uğra sor, bağdan
Bir haber alıp, karadan ağdan
Karabük'deki dumanlı dağdan
Bir dertli doğan getir rüzigar

Ne çerezinden, ne çöreğinden
İstemem elin bal böreğinden
O yarin tahta tereğinden
Bomboş bir sahan getir rüzigar

Neyleyim ayvasından narından
Tatlı lebinin leziz barından
Akif'e Jale Sun'un bağrından
Bir acı soğan getir rüzigar

sonraki sayfa

061_da__ve_bulut.jpg