Aşık Zevraki Divanı Anasayfa | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 |14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 | 38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44 | 45 | 46 | Özgeçmiş - İçindekiler | Açıklamalar-Sizden Gelenler | Anılar

14

FARKINDA DEĞİL

Mah yüzün baki sanan bazı yosma
"Mazi" olduğunun farkında değil
En hür olanında boynunda tasma
"Tazı" olduğunun farkında değil

Ne pehlivanın, ne paranın, ne pulun
Çaresi nedir ki biçare kulun
Yelin yaladığı bir toprak yolun
"Tozu" olduğunun farkında değil

Ne koca gül kalır, ne de gonca döl
Marifet o ki, ölmeden önce öl
Vallahi billahi, el aşında göl
"Tuzu" olduğunun farkında değil

Gözü hep şöhrette, şölende, ünde
Bugünde böyledir, inanki dünde
Halbuki, bir buz arkının üstünde
"Yazı" olduğunun farkında değil

Fitne faresi var cüce özünde
Hemi de koca bir filin pozunda
Gelki, şanlı kurdun, kanlı ağzında
"Kuzu" olduğunun farkında değil

Pantol, ceket, dondan tutunda ta
Hop soyarlar hem de hep yırta yırta
Varis sofrasında, halis çikita
"Muzu" olduğunun farkında değil

Ey Zevraki bir sen mi akıldane
Bakki, neler söyler şu harap hane
Hemi de bir viranenin şahane
"Sözü" olduğunun farkında değil


BİLİRSEN

Kırktan sonra ere ardır
Az eğer azabilirsen
Yerilecek neler vardır
Yaz eğer yazabilirsen

Ne bugün bilen var ne dün
Cismi meçhul ismi ledün
Dal ummana varsa ödün
Yüz eğer yüzebilirsen

Yetmiş yıl çektik kahrını
Yaş doldurduk boş bahrini
Gir gönlümün gül şehrini
Gez eğer gezebilirsen

Gönder bana önderini
Kimse ilmin en derini
Koz oyna da kaderini
Boz eğer bozabilirsen

Zevraki der şu semayı
Hiçle yaptı üç simayı
Bu muazzam muammayı
Çöz eğer çözebilirsen

AĞIZLIK

Rüsvay oldum eşe, dosta
Ele, güne sır vereli
Zerden Zevrak yazıp üste
Yıl dolandı, yar vereli

Safi sızma bir kehribar
Kendi gibi ne de kibar
Yaz kokar, has kokar, mis kokar
Gül misali, el süreli

Bahtım gibi kara donu
Hatırlatır her an onu
Yıla döndü ayı, günü
Gövde hiç, gönül yaralı

Şu mevlanın işine bak
Bir meleğe kıldı müştak
Mekan meçhul, menzil ırak
Yar nereli, ben nereli

Ah vah ettim attım tuttum
Yâr yâr dedim yandım, tüttüm
Kendimi hepten unuttum
Bendimi gördüm göreli

1bdac84bed5a321bdd13d7224582b288.jpg

PİŞMAN OLURSUN

Ben bu elden başka ele gidince
Kaçtı elden diye pişman olursun
Neden sonra kıymetimi bilince
Uçtu elden diye pişman olursun

Atmak ister isen hicrin gamını
Gayet iyi düşün sen encamını
Başkası sunarsa iksir camını
İçti elden diye pişman olursun

Sen bu aşkın kudertini bilirsin
Güman versen bana aman bulursun
Yoksa yar yar diye yanar ölürsün
Göçtü elden diye pişman olursun

Zevrak der ki bu ne kem tecelli
Koptu gönül sazım tekneli telli
Kar etmez efkara hiçbir teselli
Tek dost deriken, pek düşman olursun

ZİYADE

Yine başa bindi tufan boralar
Bugünkü tufanım dünden ziyade
Eğer değerse bu ahım yaralar
Vallahi yar seni benden ziyade

Sensiz bir yer yokki oraya gidem
Keşke kör olup görmeseydi didem
Oki, çok karaymış özün ben nidem
Yüzün güzel olsa günden ziyade

Ne şaraba benzer nede rakiye
Şükür sarhoş edip salan sakiye
Dost destiyle mest olan Zevraki'ye
Daha zevk ourmu bundan ziyade

AYRILAMAM

Vatanda esir, batanda hürüz
Sıyrılamam dosdum sıyrılamam
Vicdanımızda yokdur bir pürüz
Eyrilemem dosdum eyrilemem

Yoz duman gibi başıma çökdün
Buz doluları döşüme dökdün
Vallahi billahi belimi bükdün
Doğrulamam dosdum doğrulamam

Bir bahre doğru hep akdım akdım
Billurlar gibi akdım, berrakdım
Bulandırdında beni bırakdın
Durulamam dosdum durulamam

Cani cefa bindi cılız cana
Doğmaz olaydın, doğuran ana
Kader böyleymiş, küsüpde sana
Darılamam dosdum darılamam

Merhemin oydu, meramın buydu
Zevrak zarını fezalar duydu
Cemal cezbine olmuşam uydu
Ayrılamam dosdum ayrılamam

normal_pict0059.jpg

İMKANI YOKTUR 2

Arşa çıkar aşkın kalpte durdukça
İndirmenin asla imkanı yoktur
Bağrımı deliyor, başa vurdukça
Dindirmenin asla imkanı yoktur

Özsabrımız olsada kalkan misali
Gözyaşlarım akar alkan misali
Vücududm tutuşmuş volkan misali
Söndürmenin asla imkanı yoktur

Göverdi gövsümüz hep vura vura
İnsafsız yare gelince sıra
İnadı sığmazki çağa, asıra
Kandırmanın asla imkanı yoktur

Ey Zevraki bu perişan halin ne
Zalim zülfün takmış zebun döşüne
Sürütür sineni çeker peşine
Döndürmenin asla imkanı yoktur

HAMİDEM İÇİN

Tertemiz özündür sahi sermayen
Kaşın gözün hepsi yalan sevdiğim
Cimridir sana canını vermeyen
Bir cılız tenimdir kalan sevdiğim

Adak etseler beni, senin adan
Bana gelsin bütün kazan, kedan
Kanım kuruyupda, canım çıkmadan
Küsüp senden kesmem güman sevdiğim

Birtek ismin yüzbin İstanbul değer
Pul etmez içinde olmasan eğer
Sanma Zevraki Hamideyi över
Hakikat böyledir inan sevdığım

DÜŞÜN

Darılıpda sakın küsme sevdiğim
Sarılıp güldüğün günleri düşün
Dost dalını onca kesme sevdiğim
Derdiğimiz gonca gülleri düşün

Oturur, gezerken hep yan yana
Kahkahalar atardın kana kana
Yara tutmuş gibi sarılıp bana
Dökdüğün o tatlı dilleri düşün

Topkapı, Çekmece, Avcılar derken
Zevraki'ye baldı, acılar yerken
Sarılıp boynuna herdem gülerken
Şimdi yana düşen kolları düşün


GELİYOR

Ey körpe sevdiğim seni görünce
Kör gözlerime gür nur geliyor
Kapalı kapımı açıp girince
Kur dizlerime sanki fer geliyor

Zaten baştan etmiş bizlere eden
Buğlayıp duruyor buz gibi beden
Hicabınmı basar bilmemki neden
Suğuk tenimden sıcak ter geliyor

Ayrılık elinden eyliyor aman
Üstünde sen yoksun diye ey ..san
Oturduğun koltuk koksun bir zaman
Hoyratın gülü bana hor geliyor

Yadı değil, soyhanın adı bile
Ağudan acıdır ayrılık dile
Ele güne göre neysede, bele
Zevraki'ye zulümden zor geliyor

borzsony07_044.jpg

zambakx.gif

Aşık Zevraki"Ayrılalı" videolarını Facebook da izlemek için burayı tıklayın

AYRILALI

Kurbağalar ritim tutmuş
Seller gölden ayrılalı
Yayla kokmaz yetim kalmış
Allar gülden ayrılalı

Şakirdleri hadi geçek
Şairler de olmuş köçek
Böcek düşmüş vermez çiçek
Dallar koldan ayrılalı

Boz öküzde iki kayış
Getiriyor yine geviş
Yiğit olmuş bitli komiş
Yollar belden ayrılalı

Bal pahalı bütçe çekmez
Sofraları sarmış pekmez
Unutmuş da tadı bilmez
Diller baldan ayrılalı

Her ne yapsan hep nafile
Fare yapar forsu file
Lal olmuştur dudu bile
Diller dölden ayrılalı

Vaz gel Zevrak oydan vaydan
Zerre kadar olmaz faydan
Maymunlara kaldı meydan
Kullar yoldan ayrılalı

şakird:yamak,çırak
köçek:para karşılığı eğlendiren
öküzde iki kayış:çift sürerken güçlü öküze yük bindirme
bitli komiş:güçlü öküzün eşi tembel öküz
bel:yamaç,yokuş tarla
fors:gösteriş lal:dilsiz
dudu:güzel sesli kuş döl:evlat


KADIN

At kara çarşafı, ört beyaz ilmi
Kadın zaten baştan başa bütün harika
Makine marifet onda değil mi
Atatürk'ü yapan hangi fabrika

An Amine Zübeyde Nene Hatun
Onlarda yoğruldu cevherin hası
Kim kapmaz ki böyle sızma altunu
Çamura batsa da düşmez pahası

Cennet pabuçtur ana ayağına
Avında erkektir, evinde ürkek
Çünkü mahkümdür koca dayağına
Bir övün kete yer, beş övün kötek

İstediğini al,sat, yahutta at
Eyvah sana yüce insan ey vah vah
Bumudur islamlık, bu mu şeriat
Böyle mi buyurdu o, yüce Allah

Hoca ile koca örtsün türbanı
Onlar utansınlar erkek adından
Kendileridir pis nefsin kurbanı
Ne isterler yüzü ak pak kadından

Mevla bize vermiş şefkatı, usu
O, yazmış yazım karalı, aklıysa
Biz hiç istemeyiz böyle namusu
Bir ak tumana, türbana bağlıysa

KABUL ETMEZ

Gece gibi bastı derdin
Meltem bile kabul etmez
Merhametsiz maraz verdin
Merhem bile kabul etmez

Bazı soldum, bazı doldum
Elinde terazi oldum
Ne dedinse razı oldum
Dirhem bile kabul etmez

Geç kavuştum, tez yitirdim
Ne güzel nişan getirdim
Tacını geri götürdüm
Duvak bile kabul etmez

Aşk mı ateş miydi o su
İçenin tutmaz uykusu
Baktım ona göz dolusu
Nazar bile kabul etmez

Dedim; dürden dükkan açalım
Dedi; buradan kaçalım
Dedim; bir konak ayırdım
Durak bile kabul etmez

Derdimi keşfetti buldu
Damlamız bir derya oldu
Yaza, çize defter doldu
Varak bile kabul etmez

Eller görür der gel desek
Tehhıya gösterir dirsek
Yakınından selam versek
Irak bile kabul etmez

Siman parlar siste pusta
Karşında dururum susta
Çaresi yok desem usta
Çırak bile kabul etmez

Tizan yoksa tahta, taca
Çıkarayım ta miraca
Binsin deyu ettim rica
Burak bile kabul etmez

N'olur desen gelde tüne
Bülbül uyar gül üstüne
Toka alim tak zülfüne
Tarak bile kabul etmez

Yakdıda yakacak kadar
Eridim akacak kadar
Yine kızar etsem bir zar
Merek bile kabul etmez

Yorma beni yar boşuna
Sütyen eyle sar döşüne
Sahan olsam sirpoşuna
Terek bile kabul etmez

Akif der ki' gözüm hunda
Aklım kaldı Jale Sun'da
Deli etti beni en sonda
Direk bile kabul etmez

SANDIN

Sensiz yeyip içtiğim tatlı aşlar
Benimde içime sindimi sandın
Yolunda döktüğüm o kanlı yaşlar
Yorulup durulup dindi mi sandın

Gafletinin kökü derin mi derin
Şahit günlük denen günah defterin
Kölesi olmuşsun kerif kefterin
Yoksa sen feleğin fendi mi sandın

Hiç ferman dinlemeyen fırakda
Koydun beni melül mahsun merakta
Günlerdir gözlerim senden ırakta
Gönlüm başkasını andı mı sandın

...

Ne oğlum, ne kızım nede karımdır
Şanım şöhretim şair şiarımdır
O, benim karım, namusum arımdır
Sen, beni sözünden döndümü sandın

Aşık Zevraki değildir bakar kör
Suçunun üstünü sevgim örtüyor
Sana olan aşkım her an artıyor
Yanılıp son perde indi mi sandın

SEN BANA

Aşkımdan arşa çıkan ah için
Acı sen bana, bacı sen bana
Yüceden yüce bir Allah için
Acı sen bana, bacı sen bana

Ne suç vardi ki, bunda, bende hem
Açdığın yara istiyor merhem
Gam vurur özden, gözden gelir dem
Acı sen bana, bacı sen bana

Bir tenha yerde sanamı çattım
Çalına konup, çalım mı sattım
Yahut goncana, kanca mı attım
Acı sen bana, bacı sen bana

Eğil Zevraki önünde eğil
Bu gelen alemdir, Jalem değil
Senden isteğim, dem değil, em değil
Acı sen bana, bacı sen bana

SEVDİĞİM

Telef etsedeki aşki ..narın
Terketme yine sen, beni sevdiğim
Burcu burcu tüter teninde terin
Sarnoş etti beni heman sevdiğim

Dokun eskidirya kokun taptaze
Dudağın şaraptır, buhağın meze
Bal desemde boş, hal bilmeze
Mezen meyindende yaman sevdiğim

Aşık Zevraki vallah billahi der
Mis kokar oturduğun miskin minder
Meşkime meşale aşkıma önder
Sevdan serde sanki duman sevdiğim

79c7aec77f2ff07c891bfab62341d2e6.jpg

SEVDİĞİM

Nevbahar gelince nehirler coşar
Derya bulanmaz zan etme sevdiğim
Beşer olan elbet bazan da şaşar
Darılıp sakın dan etme sevdiğim

Kimi gözler dolu, kimisi yağmur
Kiminden nar fışkırır, kiminden nur
Kimisi cellatdır cana dokunur
Düz bakarsan da yan etme sevdiğim

İflah olmaz insan böyle yanlışla
Yeşermez çöl bahtım yağmur yağışla
Zaten bağrım bölük beni bağışla
Vurup kılıcı kan etme sevdiğim

Canım titredikçe, tenim tepine
Zayıf boynum hazır zülfün ipine
Zevrakı'mız gelip düşdü kapına
Ben ettiysem de, sen etme sevdiğim

DURUR

Ne insafsız vurmuş ki yar
Neşter meşter eylemez kâr
Yüreğimde bir yara var
Ilgıt ılgıt akar durur

Yad ehline yarim denmez
Ben dönerim, gönül dönmez
Aşk ateşi sinip sönmez
Orgun orgun yanar durur

Kader böyle, yazım kara
Sancı gibi ara ara
Vurur sızlar kalpte yara
Burgu burgu döner durur

Gelin dostlar yasa gelin
Yarim olmuş yad'e gelin
Duvak telin, kına elin
Burcu burcu kokar durur

Akif der ki; oldu olan
Dolan deli gönül dolan
Giden gitti geri kalan
Acı acı bakar durur

sonraki sayfa

140__i_ek.jpg