|
BUNDAN BÖYLE
Alevlendi bağrın bağı
Sönmez artık bundan böyle
Çabuk geçti bahar çağı
Dönmez artık bundan böyle
Nazlı yarin kahrı ile
Nara düştüm bile bile
Nemli gözüm döndü Nil'e
Dinmez artık bundan böyle
Saldı beni sonsuz aha
İflah olmaz Zevrak daha
Ah u zarım kalktı şaha
Sinmez artık bundan böyle
ŞU BENİM GÖNLÜM
Bir yar vermiştir bana yaradan
Bine raz olmaz şu benim gönlüm
Döşler kardandır da kaşlar karadan
Gine raz olmaz şu benim gönlüm
Cimri de değil diyesin cimri
Bilir ki hakkın cömertlik emri
Bir yara verir bin yıllık ömrü
Ölse de almaz şu benim gönlüm
Kah kafir olur kisrayı geçer
Kah kafurun kah kevseri içer
Hançeresine dayansa hançer
Havf edip yılmaz şu benim gönlüm
Bahçe bağını boz seller bassa
Dalı budağını baltalar kesse
Dört bir bucağında sam yeller esse
Sararıp solmaz şu benim gönlüm
Dığa mı dığa dayı mı dayı
Kazanır daim en zor davayı
Geçer hümayı uçar havai
Alçağa konmaz şu benim gönlüm
Çıkar göklere berkleri çakar
İner yerlere bentleri yıkar
Bunca bahirler bağrına akar
Taşıp da dolmaz şu benim gönlüm
Tart olduk kinden düştük tahrete
Geçtik dünyadan döndük ahrete
Dost ile dalmışız derin sohbete
Top atsan duymaz şu benim gönlüm
Gönül nedir bu güzellik sende
Gülde görmedim ben bu desende
Zevraki o yar akla esende
Dövsen de dönmez şu benim gönlüm
ESKİ
Dilimize çulumuza eller eski derler
Deyme varsın dursun onlar desinler eski
Eski dostlardan bize hiçbir zarar gelmez ki
Yalan dünyaya tapan yeni yelve yazarlar
Onun en ilk en eski olduğunu bilmezler ki
DÜŞTÜ
Kimse sevmez oldu dünü
Kibar insan kire düştü
Naylon kovdu yerli yünü
Bin müşteri bire düştü
Yar vursada yara bere
Yakışmıyor yılmak ere
Pişman oldum ya bir kere
Kara sevda sere düştü
Hayat etti bizi helak
Eledi de elek elek
Pinti deyu paslı felek
Yüzde doksan fire düştü
Sarraf görse bir simü zer
Sahiyi sahteyi sezer
Cüce berduş başta gezer
Yüce beyler yere düştü
Devir döndü bunu bil ki
Devleri de yener belki
Meydan okur şebek tilki
Şimdi mahsen ere düştü
Menzil yakın mendil salla
Solla Zevrak sağı solla
Şeyihlerden kendin kolla
Halk hile i şere düştü
GÖNÜL
Tok mu oldun, çok aç idin
Yüceden öc alan gönül
Havadan puc oldun indin
Hümadan pac alan gönül
Gayet zordur hayat harbi
Yüksekten düşmenin zarbi
Kim dedi ki yıldız gibi
Bu kadar yücelen gönül
Tomruğu ezer atardın
Dozerdende besbeterdin
Dağları doğrar yutardın
Doğmadan kocalan gönül
Zevrak tıpkı sinek gibi
Taktı seni ağa tipi
Çırpın ki çıkasın şimdi
Debelen bocalan gönül
GİDER
Bedestanı geze geze giyenler
Üç arşın boz beze sarılır gider
Neden acep ahbap, eş, dost diyenler
Hep küsüp de bize darılır gider
Boz çöle döner, bol çiçekli parklar
Boşalır zemberek çalışmaz çarklar
Kuru dere olur, kuduran arklar
Dağılır da düze durulur gider
Aşık Zevraki der; bayanlar baylar
Tavladan tezen o, tıfılca taylar
Dağ belmi haylar, yemli, yomlu haylar
Derken düşer dize yorulur gider
|