|
BİR
Irak durma dostum yakın gel şöyle
Yanımız da birdir yöremiz de bir
Derdin varsa eğer bilene söyle
Yaramız da birdir beremiz de bir
Doğumlarda on gün dokuz da ayız
Ne umman ne nehir ne de bir çayız
Bölmüşlerdir bizi parça parçayız
Damlamız da birdir deremiz de bir
Kimimiz gamdayız kimimiz demde
Hemi canavarız insanız hem de
Halbuki bizlerin o bezm-i cemde
Safımız da birdir sıramız da bir
Bazen soğuk sıcak bazen de ılık
Bukalemun gibi değişme kılık
Zevraki der ne bu ayrı gayrılık
Künyemiz de birdir küremiz de bir
BELLİ DEĞİL
Hicran dağı geçit vermiyor bir an
Kar belli değildir buz belli değil
Yine başa bindi bir tipi boran
Yol belli değildir iz belli değil
Hain felek zaten her zaman çatar
Hatıralar ondan daha besbeter
Hançer tir u teber hep birden batar
Tığ belli değildir biz belli değil
Tecellimin temizi de pisi de
Kirlenmiştir kimyası da kisi de
Yakıyor içimi her ikisi de
Kül belli değildir köz belli değil
Pembe gül
ler soldu gövde parkında
Gönül yine değil bunun farkında
Kırlar karışınca otuz kırkında
Yaz belli değildir güz belli değil
Unutup Zevraki çekme ki heyhat
Nokta nokta biter o upuzun hat
Bir de geçer bin de hep aynı hayat
Çok belli değildir az belli değil
YALAN DÜNYA
Ömür kısa umut uzun
Yıktın beni yalan dünya
Ne tadın var ne de tuzun
Sıktın beni yalan dünya
Bulamadım gerçek dostu
Kimi kesti kimi küstü
Yatırmadan ayaküstü
Diktin beni yalan dünya
Bir namerdin dayağına
Nal eyledin ayağına
Tırtılların tırnağına
Taktın beni yalan dünya
Bereketin boyun enin
Boldur ama devran demin
Zevraki'ye düştü gamın
Yaktın beni yalan dünya
YA İLAHİ
Yele getmiş yetmiş sene
Bu ne iştir ya ilahi
Yüz olsada heçmiş gene
Bu ne işdir ya ilahi
Rüya desem rüya değil
Riya desem reva değil
Sahte etmez ahte meyil
Bu ne işdir ya ilahi
Aşı varsa kişi ölmez
Ötesini kimse bilmez
Gelen gider giden gelmez
Bu ne işdir ya ilahi
Nuh demişdir bine çok az
Dede doksanına doymaz
Bebe ölür doğar doğmaz
Bu ne işdir ya ilahi
Mademaki sonu kabir
Bana göre ha bin ha bir
Zatın zamanından kafir
Bu ne işdir ya ilahi
Hak yazmış ezel evrakı
Merak eder hep Zevraki
Hiç farimez iç firakı
Bu ne iştir ya ilahi
kafir: bilinmeyen,gizli
farimez: ferahlamaz
YA İLAHİ
Düşündükçe aklım şaşar
Bu ne işdir ya ilahi
Döşe dalmış beni beşer
Bu ne düşdür ya ilahi
Katılaşmış asrın eri
Yokdur asla bir iv yeri
Topu vursan, teper geri
Bu ne taşdır ya ilahi
İnsanlar kör, çağımız çor
Çekiyoruz işte zar zor
Baş gövdeyi gezdirmiyor
Bu ne başdır ya ilahi
Ey Zevraki yaşın doksan
Yüzde olsan işin noksan
Yine boşdur, yeni doğsan
Bu ne yaşdır ya ilahi
ONUNDUR
Adalete odur esas
Hiç değişmez bir kanundur
Kısasdır, kısasa kısas
İşin neyse o, sonundur
Gezip salına salına
Mağrurlanmaki malına
Güneş kor gümüş nalına
Bu da en parlak donundur
Hem pulluğu, hem allığı
Sel giderde, kalır lığı
Sana düşer hamallığı
Malda, mülkde hep onundur
Dür Zevraki defteri dür
Ne sihirdir, ne büyüdür
Bir ten kalsa et bin şükür
Zaten emanet canındır
BANA
Ne Allahtan korkarım, ne ölümden
Çün onlar en yakın yar gelir bana
Yeter ki Muhammet tutsun elimden
İki cihan dahi dar gelir bana
Tayfunmu, tufanmı, tipimi, karmı
Adli ilahiden insan korkar mı
Ana yavrusunu tutup yakar mı
Allahta nar değil, nur gelir bana
Yerlerden, gökden, onsekizbin katdan
Zamandan, mekandan külli hilkatdan
Keyfiyet, kemiyetten, kainatdan
Yüce Mevlam önce var gelir bana
Zevraki der hikmeti, heyetimi
İliğimi, kemiğimi, etimi
Aşkı sarmışda suret, siretimi
Anın çün dembedem zar gelir bana
GÖNÜL
Şu dünyanın cilvesine
Güvenme gönül güvenme
Şölenine şölvesine
Güvenme gönül güvenme
Haracına behresine
Dayanaman dehresine
Allı güllü çehresine
Güvenme gönül güvenme
Cilvesine cimasına
Sana gülen simasına
Ay yıldızlı semasına
Güvenme gönül güvenme
Komşu kurmuş kara düğün
Sen ölme de sonra övün
Güneşi de söner birgün
Güvenme gönül güvenme
Önce yokla sonra da aş
Tuzak dolu bütün dağ taş
Yakın yetme uzak dolaş
Güvenme gönül güvenme
Gözden nuru dizden feri
Felek alır vermez geri
Aslın olsa asrın eri
Güvenme gönül güvenme
Topla bütün varı yoku
Merdan isen meydan oku
Ordun bozar ecel oku
Güvenme gönül güvenme
Düne bak da düşün biraz
Bahar geçse gelecek yaz
Yazların da sonu ayaz
Güvenme gönül güvenme
Baksana sen şu surlara
Esir olmuş asırlara
Saraylara kasırlara
Güvenme gönül güvenme
Hızlı vurur gizli fünye
Kütükten de kalkar künye
Senin olsa bütün dünya
Güvenme gönül güvenme
İşler derdin dişler sızın
Sonu böyle bu kansızın
Başa biner apansızın
Güvenme gönül güvenme
Senden yüce boyda ende
Nice beyler düşmüş bende
Gönün soyar kara günde
Güvenme gönül güvenme
Olsan dahi dehre lider
Heveslerin olur heder
Gençlik dersen o da gider
Güvenme gönül güvenme
Toptan altın olsa büstün
Topraklar örtecek üstün
Zevraki de-Ezrail de- olsa dostun
Güvenme gönül güvenme
|