|
Al gül gibi yanmaktadır akşamları gönlüm
Bülbül gibi söylenmede bir faydamı gördüm
İlhamımı öldürmeye baktım ki yok imkan
Tuttum diri şairliği defterlere gömdüm
"Zevraki-Gözlerin" şiirinin videosunu izlemek için tıklayın
GÖZLERİN
Boz bulanık seller gibi çağlıyor
Bürünmüş görünmez kandan gözlerin
Şimdi neden acep böyle ağlıyor
Güller gibi gülen handan gözlerin
Uyutur yürekte yanan yareyi
Bulurum diyerek her bir çareyi
Önden avuturda bu biçareyi
Sonda eder tenden candan gözlerin
Aşırdı dağlardan düşürdü aha
Bir bakışa az mı geldi bu baha
Aklımı fikrimi verdim hep daha
Bilmem ki ne ister benden gözlerin
Kartala benziyor kaşların tipi
Gerilmiş üstüne bir kanat gibi
Sanarsın can alıcı cellat gibi
Sıyırmış kılıcı kından gözlerin
Kirpikleri oktur bağrıma batar
Bakışın neşesi neşterden beter
Zevkinin zinciri ne zaman biter
Zevraki'ye oldu zindan gözlerin
SEN GELMEDİN
Gözlerimden oluk oluk
Seller geldi sen gelmedin
Ziyarete bölük bölük
Eller geldi sen gelmedin
Küstah olur dosta küsen
Ummaz asla umut kesen
Zülüf tellerinden esen
Yeller geldi sen gelmedin
Gözüm yolda gönlüm yasta
Hasretinden oldum hasta
Eşten dosttan deste deste
Güller geldi sen gelmedin
Zalim çöker hicran hıncı
Zevrak döker gözden inci
Ey dost ikibin yedinci
Yıllar geldi sen gelmedin
AŞIK BAKKAL
Seksen etti kırk yaşımı
Kışlar sardı yaz başımı
Yar gelip de gözyaşımı
Silsede bir silmesede
Kader bilmez günah yazık
Zehri sunar bize azık
Dostdan ayrı gezen Aşık
Ölsede bir ölmesede
Gönül şehrinde bir şahdım
Akim kaldı arzum ahdım
Bundan böyle kara bahtım
Gülsede bir gülmesede
Dünya göçer geci eri
Tümü değmez damla teri
Bir dakkada bin müşteri
Gelsede bir gelmesede
Cahillere cüruf gerek
Alan yokki cevher verek
Tursil persil peynir ekmek
Alsada bir almasada
Bunun adı Aşık Bakkal
Çalsın tilki çarpsın çakal
Yürekte çok terekte mal
Kalsada bir kalmasada
Köşe hoşdur çilesiyle
Nazlı yarin hevesiyle
Bakkal elde bir vesile
Olsada bir olmasada
Zevraki'ye çile uyar
Zülfün takmış çeker o yar
Yelkenlere deli rüzgar
Dolsada bir dolmasada
akim:sonuçsuz
SEVDİĞİM
Hal hatır sormazsın hayli zamandır
Yüreğimi taş mı sandın sevdiğim
Hüsnünün hicrinden gözlerim kandır
Bu akanı yaş mı sandın sevdiğim
Ram ol rabbine de çıkma ki rakip
Mevladır üstünde gizli mürakip
Gece gündüz vardır peşinde takip
Sen arkanı boş mu sandın sevdiğim
Birşey mi dedim ki sana söz atıp
Yahut yolunu mu kestim gözetip
Gizlice gezersin kendin bezetip
Sen beni berduş mu sandın sevdiğim
Gönüller kalası zorla alınmaz
Settar'ı sevenler saftan silinmez
Koskoca bir alemdir bu bilinmez
Her berduşu boş mu sandın sevdiğim
Pervazdan mı geldin tenin terlice
Aklın fikrin neden öyle kirlice
Gözlerimde yıkanırsın her gece
Deryaları duş mu sandın sevdiğim
Zedesi yürekte görünmez zahir
İşledi iliğe eyledi tehir
Zülalin camında sunduğun zehir
Yedirdiğin aş mı sandın sevdiğim
Çözemezsen eğer bu ördüğümü
Sanma İskender'in o kördüğümü
Yedi hicabı yarıp gördüğümü
Yoksa ki bir düş mü sandın sevdiğim
Bir karpuz misali kalbimi dilen
Bıçak gibi bana sana değilen
Haktan başkasına hepten eğilen
Boş topları baş mı sandın sevdiğim
Bu samimi aşkım salacaktır ün
Saracaktır seni yeniden hergün
Beni görüp neden öyle üşüdün
Duş vaktini kış mı sandın sevdiğim
Sahip ol sen ey yar o bakir bağan
Bir kerecik bak da şu solan sağan
Etrafını sarmış bütün saksağan
Kargaları kuş mu sandın sevdiğim
Saadetin sırrı sabır sadakat
Her canda bulunmaz o cevher fakat
Tutmuyor dizlerim koymadın takat
Zevraki sarhoş mu sandın sevdiğim
DELİ GÖNÜL
Gece gündüz yar peşini
İzle gitsin deli gönül
Göm göğsüne ateşini
Gizle gitsin deli gönül
Dök gözünden kaynar yaşı
İy'ce pişsin aşkın aşı
Dağla dağı erit taşı
Düzle gitsin deli gönül
Yel gelince yardan yana
Yerler gökler kokar kına
Bir yaranı yar aşkına
Yüzle gitsin deli gönül
Eller desin delidolu
Korku bilmez aşkın kolu
Sırat bize sürat yolu
Gazla gitsin deli gönül
Yedi yıldır yaşın aktı
Yadlar bozdu yarle akti
Seller gibi seher vakti
Sazla gitsin deli gönül
Erir idi olsa demir
Dayanır mı buna ömür
Küllendikçe özde kömür
Közle gitsin deli gönül
Felek etti dolapla dek
Ferman böyle fendi nedek
En iyisi ölene dek
Özle gitsin deli gönül
Zevraki'ye zar münasip
Görmek olmaz göze nasip
Mahşere dek mühlet kesip
Gözle gitsin deli gönül
BANA
Üstüne şerbetmi, şekermi ektin
Bal gibi geliyor dillerin bana
Uzandım öpmeye geriye çektin
El gibi geliyor ellerin bana
Narı bastırıyor, bindikçe bu zar
Yadıma düşünce yakar nazlı yar
Umur çöker, umut çeker, ufuk uzar
Yıl gibi geliyor yolların bana
Aşık Zevraki der o tatlı sesin
Sineme sinmiştir nefis nefesin
Bağmı, bahçemisin bilmemki nesin
Gül gibi geliyor yellerin bana
|