Aşık Zevraki Divanı Anasayfa | 1 |2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 | 38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44 | 45 | 46 | Özgeçmiş - İçindekiler | Açıklamalar-Sizden Gelenler | Anılar

2

zevraki-168.jpg

BANA MI

Kalbinden kalbime hazla dökülen
Şiirin bana mı yazın bana mı
Bir tatlı hal ile hülyama gülen
Dudağın bana mı yüzün bana mı

Ne kadar pahalı olsa da liste
Korkma ne istersen yeter ki iste
Karşıdan karşıya koca mecliste
Kaşların bana mı gözün bana mı

Gönlümü çalmaya var mı hevesin
Avcı mı aşık mı ağyar mı nesin
En içli besteyi bastırır sesin
Hitabın bana mı sözün bana mı

Jale'ye takılmış Akif'in aklı
Ah dese vah dese of dese haklı
Gönlünün en gizli yerine saklı
Baharın bana mı güzün bana mı

ağyar:düşman

SANADIR (Nazirem)

Hicran deryasından mercan elinden
Dönüşüm sanadır derişim sana
Gizli girdapların gevher malından
Alışım sanadır verişim sana

Kurtulaman benden kaçsan habire
Hatta dalsan dahi bahri kebire
Takibin kancası sığmaz tabire
Atışım sanadır takışım sana

Uçurum bulsa da ufuğu uman
Gümrahdır umudum kesilmez güman
Ben bir nehir isem sende bir umman
Dalışım sanadır akışım sana

Esrarlı hüsnüne olmuşam esir
Tazarrum tanrıya etmiyor tesir
Kah nazım yazarım kahi de nesir
Namemiz sanadır nalişim sana

hicran:büyük üzüntü gümrah:dolgun,geniş
güman:ummak tazarru:beklemek naliş:inilti



GÖZLERİN

Boz bulanık seller gibi çağlıyor
Bürünmüş görünmez kandan gözlerin
Acep şimdi neden böyle ağlıyor
Gün gibi gülen o handan gözlerin

Mıknatıs mı var içinde acaba
Girifdar olanı çeker girdaba
Sefanı sürmedim cefanda caba
En son eder beni candan gözlerin

Kartala benziyor kaşların tipi
Gerilmiş üstüne bir kanat gibi
Sanarsın can alıcı cellat gibi
Sıyırmış kılıcı kından gözlerin

Düşürdün içine bağladın aha
Mahkum ettin beni açmaz sabaha
Aşık Zevraki'den bilmemki daha
Ne ister o kara zindan gözlerin



DURUR

Tek tellidir gönül sazı
Türlü çeşit kayde vurur
Yare dikmiş yaşlı gözü
Ne kentte ne köyde durur

Koynu vardır gül koyaklı
Girenin olur zay aklı
Yar yolludur yel ayaklı
Ne yerde ne gökte durur

Aklı ermez daha dığa
Selden sapsa batar lığa
Merak salmış avcılığa
Ne turna ne toyda durur

Don değişir birer birer
Günde kırk kılığa girer
Bin gülzardan bir gül derer
Ne günde ne ayda durur

Özü açtır gözü de tok
Hevesi var hedefi yok
Sanırsın ki cıvalı ok
Ne belde ne yayda durur

Zekan ermez nasıl tutar
Gözü yumuk zarı atar
Piri gelse yine üter
Ne usta ne toyda durur

Yağma mı var vay babam vay
Daha duramadan day day
Gam yüküne olur aday
Ne tonda ne tayda durur

Kırat olur yeri kazır
Ha demeden hemen hazır
Bir dem şahtır bir dem vezir
Ne ende ne boyda durur

Zevraki'ye düştü hazan
Ben uslandım odur azan
Gövde vagon gönül kazan
Ne dıray ne rayda durur

kayde:müzik makamı koyak:çukurumsu
dığa:çocuk lığ:çamur gülzar:gül bahçesi
tay:yük hazan:güz dıray:sapmak


DÖNECEĞİM

Sığında mevlaya sabret birkaç ay
Kış düşmeden döneceğim sevdiğim
Otuz dokuzuncu günü sen ey say
Kırk düşmeden döneceğim sevdiğim

Geç olur desem bade yellerine
Kalmam nevbaharın boz sellerine
Kumral saçlarının kor tellerine
Kır düşmeden döneceğim sevdiğim

Tuzak kurulmadan tozlu yollara
Torlar takılmadan gizli sırlara
Mavi menekşeli al, mor kırlara
Kar düşmeden döneceğim sevdiğim

Devler çekse koparamaz bu bağı
Delerde gelirim demirden dağı
Jaleler yerine bomboz kırağı-
Lar düşmeden döneceğim sevdiğim

Görünmeden sakın uğru birine
Ara sıra uğra kavil yerine
Buhağında açan mor güllerine
Har düşmeden döneceğim sevdiğim

Yakma bu vücudu, dağlama ruhu
Yapma muhannetlik ağlama yahu
Vallah billahi ki gönlüne ahu-
Zar düşmeden döneceğim sevdiğim

Ferzantlar farkede, düşmanlar duya
Kulak asma kuru dedikoduya
Tüten sır saklanmaz, fakat zar bu ya
Kor düşmeden döneceğim sevdiğim

Dalsam deryalara düşsem dağlara
Takılsam da tuzaklara ağlara
Fidan diktiğimiz taze bağlara
Bar düşmeden döneceğim sevdiğim

Uzasa saatler usansa sene
Zevraki'den umut kesme sen yine
İnşallah nazik, narin, nur sinene
Nar düşmeden döneceğim sevdiğim

Zevraki'ye ecel vermezse aman
Zar eyle zülfikar işte o zaman
İnşallah kalbine efkarı efgan
Dar düşmeden döneceğim sevdiğim

bade:ılık bahar yeli
jale:çiçek üstünde su damlası
uğru:hırsız kavil:sözleşme
buhağ:gerdan har:diken
muhannet:karamsar
ferzant:fitneci bar:meyve
nar:ateş zar:feryat
zülf:yarin yüzüne dkülen saç
zülfikar:zülfe bağlanmış gönül
efkarı efgan: üzüntülü feryat


(Nazire) DÖNMEZ OLDUN

Gelirim demiştin kalmadan güze
Kış düştü de dönmez oldun sevdiğim
Vade vermiş idik otuz dokuza
Kırk düştü de dönmez oldun sevdiğim

Muratsız yazsınlar mezar taşıma
Değmemişken daha yirmi yaşıma
Kumral saçlarıma, kara kaşıma
Kır düştü de dönmez oldun sevdiğim

Beller bölendi de buzlu çığlara
Samlı yel yetişti yeşil çağlara
Kırmızı kırlara, şu mor dağlara
Kar düştü de dönmez oldun sevdiğim

Döner dolanırım hep deli deli
Gülmedim vallahi gittin gideli
Dikim bağımızda ekim bedeli
Sar düştü de dönmez oldun sevdiğim

Ağırdır ayrılık Ağrı'dan desem
Kan zehir oluyor zükkarı yesem
Fer yok dizde artık ardından gelsem
Yar düştü de dönmez oldun sevdiğim

İncinsede sinem etmiyor sitem
Fakat ince parmak tutmuyor hatem
Kollarıma melal, kalbime matem
Kor düştü de gelmez oldun sevdiğim

Bir değil mi ikisinin ülküsü
Bir bülbül gülüne güdermi küsü
Gönlüme feryadı figan türküsü
Zar düştü de dönmez oldun sevdiğim

Al ferik idim ben, ettin çil tavuk
Kurt girdi kalbime eyledi kovuk
Temreli tenime, buz gibi soğuk
Ter düştü de dönmez oldun sevdiğim

Düşmüşüm dağlara olmuşum deli
Vallahi gülmedim gittin gideli
Nasıl bozam bağı verdin vadeli
Bar düştü de dönmez oldun sevdiğim

Dalgalar dövdü de yara mı aldın
Zevrakın mı kırıldı yolda mı kaldın
Yoksa ki yeni bir yosma mı buldun
Yar düştü de dönmez oldun sevdiğim

Hani gelecektin binip burağı
Yakın edecektin gayet ırağı
Jale'ler yerine bomboz kırağı
Lar düştü de dönmez oldun sevdiğim

nazire:karşılık verme bölendi:kaplandı
zülal:tatlı yemek fer:kuvet kudret
hatem:yüzük melal:halsizlik ferik:piliç
temre:hastalık harareti kırağı:donmuş jale

galanthus_rizeensis_2.jpg

Al gül gibi yanmaktadır akşamları gönlüm
Bülbül gibi söylenmede bir faydamı gördüm
İlhamımı öldürmeye baktım ki yok imkan
Tuttum diri şairliği defterlere gömdüm

"Zevraki-Gözlerin" şiirinin videosunu izlemek için tıklayın

GÖZLERİN

Boz bulanık seller gibi çağlıyor
Bürünmüş görünmez kandan gözlerin
Şimdi neden acep böyle ağlıyor
Güller gibi gülen handan gözlerin

Uyutur yürekte yanan yareyi
Bulurum diyerek her bir çareyi
Önden avuturda bu biçareyi
Sonda eder tenden candan gözlerin

Aşırdı dağlardan düşürdü aha
Bir bakışa az mı geldi bu baha
Aklımı fikrimi verdim hep daha
Bilmem ki ne ister benden gözlerin

Kartala benziyor kaşların tipi
Gerilmiş üstüne bir kanat gibi
Sanarsın can alıcı cellat gibi
Sıyırmış kılıcı kından gözlerin

Kirpikleri oktur bağrıma batar
Bakışın neşesi neşterden beter
Zevkinin zinciri ne zaman biter
Zevraki'ye oldu zindan gözlerin

cicek_yokuslu_20.jpg

SEN GELMEDİN

Gözlerimden oluk oluk
Seller geldi sen gelmedin
Ziyarete bölük bölük
Eller geldi sen gelmedin

Küstah olur dosta küsen
Ummaz asla umut kesen
Zülüf tellerinden esen
Yeller geldi sen gelmedin

Gözüm yolda gönlüm yasta
Hasretinden oldum hasta
Eşten dosttan deste deste
Güller geldi sen gelmedin

Zalim çöker hicran hıncı
Zevrak döker gözden inci
Ey dost ikibin yedinci
Yıllar geldi sen gelmedin


AŞIK BAKKAL

Seksen etti kırk yaşımı
Kışlar sardı yaz başımı
Yar gelip de gözyaşımı
Silsede bir silmesede

Kader bilmez günah yazık
Zehri sunar bize azık
Dostdan ayrı gezen Aşık
Ölsede bir ölmesede

Gönül şehrinde bir şahdım
Akim kaldı arzum ahdım
Bundan böyle kara bahtım
Gülsede bir gülmesede

Dünya göçer geci eri
Tümü değmez damla teri
Bir dakkada bin müşteri
Gelsede bir gelmesede

Cahillere cüruf gerek
Alan yokki cevher verek
Tursil persil peynir ekmek
Alsada bir almasada

Bunun adı Aşık Bakkal
Çalsın tilki çarpsın çakal
Yürekte çok terekte mal
Kalsada bir kalmasada

Köşe hoşdur çilesiyle
Nazlı yarin hevesiyle
Bakkal elde bir vesile
Olsada bir olmasada

Zevraki'ye çile uyar
Zülfün takmış çeker o yar
Yelkenlere deli rüzgar
Dolsada bir dolmasada

akim:sonuçsuz

bahardali.jpg

Zevraki çizimleri 017.jpg

SEVDİĞİM

Hal hatır sormazsın hayli zamandır
Yüreğimi taş mı sandın sevdiğim
Hüsnünün hicrinden gözlerim kandır
Bu akanı yaş mı sandın sevdiğim

Ram ol rabbine de çıkma ki rakip
Mevladır üstünde gizli mürakip
Gece gündüz vardır peşinde takip
Sen arkanı boş mu sandın sevdiğim

Birşey mi dedim ki sana söz atıp
Yahut yolunu mu kestim gözetip
Gizlice gezersin kendin bezetip
Sen beni berduş mu sandın sevdiğim

Gönüller kalası zorla alınmaz
Settar'ı sevenler saftan silinmez
Koskoca bir alemdir bu bilinmez
Her berduşu boş mu sandın sevdiğim

Pervazdan mı geldin tenin terlice
Aklın fikrin neden öyle kirlice
Gözlerimde yıkanırsın her gece
Deryaları duş mu sandın sevdiğim

Zedesi yürekte görünmez zahir
İşledi iliğe eyledi tehir
Zülalin camında sunduğun zehir
Yedirdiğin aş mı sandın sevdiğim

Çözemezsen eğer bu ördüğümü
Sanma İskender'in o kördüğümü
Yedi hicabı yarıp gördüğümü
Yoksa ki bir düş mü sandın sevdiğim

Bir karpuz misali kalbimi dilen
Bıçak gibi bana sana değilen
Haktan başkasına hepten eğilen
Boş topları baş mı sandın sevdiğim

Bu samimi aşkım salacaktır ün
Saracaktır seni yeniden hergün
Beni görüp neden öyle üşüdün
Duş vaktini kış mı sandın sevdiğim

Sahip ol sen ey yar o bakir bağan
Bir kerecik bak da şu solan sağan
Etrafını sarmış bütün saksağan
Kargaları kuş mu sandın sevdiğim

Saadetin sırrı sabır sadakat
Her canda bulunmaz o cevher fakat
Tutmuyor dizlerim koymadın takat
Zevraki sarhoş mu sandın sevdiğim

barhal_07k.jpg

DELİ GÖNÜL

Gece gündüz yar peşini
İzle gitsin deli gönül
Göm göğsüne ateşini
Gizle gitsin deli gönül

Dök gözünden kaynar yaşı
İy'ce pişsin aşkın aşı
Dağla dağı erit taşı
Düzle gitsin deli gönül

Yel gelince yardan yana
Yerler gökler kokar kına
Bir yaranı yar aşkına
Yüzle gitsin deli gönül

Eller desin delidolu
Korku bilmez aşkın kolu
Sırat bize sürat yolu
Gazla gitsin deli gönül

Yedi yıldır yaşın aktı
Yadlar bozdu yarle akti
Seller gibi seher vakti
Sazla gitsin deli gönül

Erir idi olsa demir
Dayanır mı buna ömür
Küllendikçe özde kömür
Közle gitsin deli gönül

Felek etti dolapla dek
Ferman böyle fendi nedek
En iyisi ölene dek
Özle gitsin deli gönül

Zevraki'ye zar münasip
Görmek olmaz göze nasip
Mahşere dek mühlet kesip
Gözle gitsin deli gönül

BANA

Üstüne şerbetmi, şekermi ektin
Bal gibi geliyor dillerin bana
Uzandım öpmeye geriye çektin
El gibi geliyor ellerin bana

Narı bastırıyor, bindikçe bu zar
Yadıma düşünce yakar nazlı yar
Umur çöker, umut çeker, ufuk uzar
Yıl gibi geliyor yolların bana

Aşık Zevraki der o tatlı sesin
Sineme sinmiştir nefis nefesin
Bağmı, bahçemisin bilmemki nesin
Gül gibi geliyor yellerin bana

sonraki sayfa

003da__ve__i_ek.jpg

resim_001.jpg