|
ORTA DİREK
Arı beyi çıktı kalpa
Koroş lardan ne haber ne haber
Orta direk vurur yalpa
Haldaşlardan ne haber ne haber
Domuz eş olmaz camıza
Boş ver natomuza itomuza
Ne söz vermiştin sen bize
Bal aşlardan ne haber ne haber
Palavralar pek muazzam
Sonu yok ki önü yazam
Eyfel'i de aştı bu zam
Miraçlardan ne haber ne haber
Biraz daha koy dersen az
Yer dayanır ya yar dayanmaz
Sakın sanma gökler yanmaz
Göz yaşlardan ne haber ne haber
Azımış da icat meğer
Bir de çıktı katma değer
Ne yağdı da almadı yer
Gökdaşlardan ne haber ne haber
Satar gibi küpte turşu
Uçtu elden köprü kuşu
Kol kanat etti hep bu şu
Haraçlardan ne haber ne haber
Baş beş toklu derken çoban
Peşinden de gitti Keban
Sen mi yaptın yoksa Şaban
Barajlardan ne haber ne haber
Dost bağına yağar dolu
Budanıyor dalı kolu
Ulu ova zaten sulu
Kıraçlardan ne haber ne haber
Ne bulanık ne duruda
Kurbağa kaldı kuruda
Benzerdin ala buluta
Yağışlardan ne haber ne haber
Fare mi oldu yoksa fil
Kurudu mu koskoca Nil
Ne bir kum gelir ne de mil
Bağışlardan ne haber ne haber
Ah Türkiye'm koca çınar
Kökün geniş ya kimsen dar
Gelen budar giden budar
Yakışlardan ne haber ne haber
Orta direkten ne bana
Deyip abana abana
Tavan da çöktü tabana
Kirişlerden ne haber ne haber
Ben oynadım sen de üttün
Sanma ki bizi uyuttun
Yeki attın yükü tuttun
Düşeşlerden ne haber ne haber
Çok zül var ya yazacak
Ben yazdıkça zam azacak
Bunda ne var ki kızacak
Beleşlerden ne haber ne haber
Cerrah çok ya yoktur bir em
Can çıkıyor direm direm
Yandı gitti Aslı Kerem
Keşişlerden ne haber ne haber
Dalavera oy başına
Verenlerin vay başına
Zam geliyor ay başına
Maaşlardan ne haber ne haber
Kurcalama artık yeter
Kül vardır ki közden beter
Kahküllüyü kör de tutar
Kel başlardan ne haber ne haber
Çelikten ya bütün çevren*
Çürük çıktın Kenan Evren
Yolda kaldı derti kervan
Ulaşlardan ne haber ne haber
Kara icran derya hicran
Çarpar boran çalkar her an
Zevrak olmuş dalgakıran
Kerpiçlerden ne haber ne haber
*sonraki yazımda ek
kerpiç dalgakıran: her dalgada eriyen set
|
|
İMKAN YOKTUR
Giden gitti, boşla artık
Peşlemeye imkan yoktur
Küçük yama, büyük yırtık
Aşlamaya imkan yoktur
Ne yürekte, nede dilde
Elde gerek ilim elde
Onsuz başarmak değilde
Başlamaya imkan yoktur
Hiçe sayıp her yasayı
Dikiyorlar hep asayı
Puştlar sarmış piyasayı
Taşlamaya imkan yoktur
Meclis sofra millet yemek
Türklük sanki taam demek
Sinemizi sarmış sinek
Kışlamaya imkan yoktur
Çakal çoban, bizde davar
Kancık kurtlar verir havar
Önümüzde varya bahar
Kışlamaya imkan toktur
Gelince seçmenin ayı
Parlaktır payesi payı
Bas oy-unu, kıs arpayı
Kış-lamaya imkan yoktur
Seçimlerde fert sayıldık
Geçimlerde ot yayıldık
Düşünce düştü ayıldık*
Gamdan çöktük, zamdan yıldık
Tuşlamaya imkan yoktur
Sancı çekip on tam sene
Dokuz doğurdu zam gene
İkiz, üçüz, dördüz de ne
Beşlemeye imkan yoktur
Bozarmışta vatan parkı
Çıplak çölden yoktur farkı
Pas bağlamış devlet çarkı
İşlemeye imkan yoktur
Uçsa gökler çatır çatır
Umursamaz yerde yatır
Türk'ün sırtı tunçtan pektir
Tuşlamaya imkan yoktur
Zevraki der; korkma vatan
Variken bu tende, bu can
Kudursa da cümle cihan
Dişlemeye imkan yoktur
ÇIKAR
Muhannetten hamur alsan
Demir olur, taşa çıkar
Lokmasına lokman olsan
Lağlar seni başa çıkar
Sakın sen olma bir nankör
Ne bir cimri, ne çok bonkör
Meşhur söz derler düşde gör
Dost bildiğin, düşe çıkar
Ne ağaya, nede beye
Ne hatibe, ne hutbeye
Rüku etme hiç rütbeye
Paşa dersin, poşa çıkar
Ana atılmaz yabana
Çare olur her çıbana
Lakin güvenme babana
İş bitince boşa çıkar
Zevraki der; sözlerim hak
İbreti al, gölgene bak
Gün buluta değse mutlak
Sır olurda arşa çıkar
SİVİL SAVUNMA
Yangın sardıktan sonra bacayı
Sivil savunmanın faydası olmaz
Çayı görmeden sıvarsan paçayı
Pantol ıslanıp potine su dolmaz
Küçükten başlayıp büyüğe kadar
Genişte görmelisin gelmeden dar
Şimdi artık bir lavaş savaşı var
Düşünen aç tavuk düşüne dalmaz
Sanmaki çocuğum balla yağ gibi
Ordular halada orta çağ gibi
Tehir bilmez teknik denen o tipi
Önce çan çalmazsa sonra can kalmaz
Savaşta verilen en çok zaiyat
Cephe gerisinde görülür kat kat
Sivil savunmayı bilirsek fakat
Alev yapıyı sarıp kapıyı çalmaz
Tembel olma talim yap ki heran
İnan ki insafsız olmuştur insan
Yakar yıkar vatanı eyler viran
Atom gaz türlerini akıl almaz
Hülasaki sivil savunma demek
İhtimaldendir ihtiyati emek
İhmal edersen hakkındır kötek
Zevraki der ki mert olan mat olmaz
DEPREM
Sakın deprem deyipde geçme dosdum
Dağları belleri sallarda geçer
Hüma gibi havalı uçma dosdum
Uçan füze olsa sollarda geçer
Yüce hakdan sonra odur en büyük
Ne yüce dağ dinler, ne cüce höyük
Dağları, höyükleri edip höllük
Kalburlar misali elerde geçer
Hiç bakmaz senin önüne ardına
Ne yumuşağına nede sertine
Bazan perk pençeyi vurur pertine
Bazanda sırtına ellerde geçer
Batar güneşinde başlar karanlık
Yurdun yuvan olur ıssız viranlık
Asırlık servetin olur bir anlık
Tacını tahtını silerde geçer
Tedbir elde bir tesellidir ancak
Tefekkür ette sen tecelliye bak
Vade bitmiş ise öldürür mutlak
Terkibe, tahkime gülerde geçer
Zevraki der, ne tüfenk tutar, ne top
Asrın bin atomuna atar bir hop
Kopar yerin kazığı sallanır kop
Everes dağını delerde geçer
ARSIZ ASRIN, AZGIN ARZI
Tu sana yirminci asır tu tu tu
Porsukları geçti, insanın postu
Arzdan, arşadek iğne iplikten tut
Hakkın emrine yoktur hiç hudut
Hepside hilkade hazır amade
Her şey var, heyhatki, insandan mada
Nedir bu nasdaki, bu nahoş nifak
Bin nifaka netsin birkaç ittifak
İsterseniz dirlik, olalım birlik
İstila değil, istiklaldir erlik
Biri söyleyipde, biri olsa lal
Ne istikbal olur, nede istiklal
Sığınsak kanaat denen kanada
Bu dünya banada yeter sanada
Doğru giyek, yiyek çizmeden hiç yan
Yetmezse edelim yaradana isyan
Zalim zamanın zındık alığı
Demiş "yutar büyük, küçük balığı"
Kıçına girsin balığın kılçığı
Birmidir sennen balığın kılığı
Ya, canı istihkak olarak yeme
Yahutta kendine insanım deme
Zevrak der; can diğer bir canı yerse
Kanma sakın "insanım" derse
Kurt dahi yemezdi koyun, kuzuyu
Olsa idi eğer onda sağ duyu
Bayburtlu eczacı
İÇİN
Bir abone olmuş pişman
Tek yirmibeş kuruş için
Güler dostu, değil düşman
Böyle gözü darış için
Gazetemiz gerçek ayna
Gösterir aynI aynına
Vebal varsa öz boynuna
Taş arzına kırış için
Kara karadır akda ak
Doya doya aksine bak
Gözlerine yokdur yasak
Karşındaki duruş için
Suretini adem bildik
Siretini gördük şimdik
Sıfatını safdan sildik
Sanatınla barış için
Cimri doktor dertten beter
Mikropluğa kendi yeter
Eczacıyı binek tutar
Binliklerle yarış için
Tarlamızdan tufan gitmez
Çürük tohum zaten bitmez
Cahil olan cevher bilmez
Alış gerek veriş için
Oku yavrum durma oku
Yeme yaddan yağlı oku
Fakir olur fikir toku
Bir iş arar giriş için
Akif der ki .. ..tur
İster kıvran ister kudur
Reel röntgen işte budur
Rengi ruhu görüş için
|
|
|
Ortadirek şiirini sesli izlemek için tıklayın
ORTADİREK - NE HABER
Orta direk vurur yalpa
Haldaşlardan ne haber ne haber
Selam olsun Necdet Calp'a
Yoldaşlardan ne haber ne haber
Dertdaşım dikkat et hele
Uzun kalem tak pergele
Çevir bak arz hep hergele
Natoşlarda ne haber ne haber
Camuz eş olmaz domuza
Boş ver ito-muza- natomuza
Gel bakalım Özal üz be üze
Bal aşlardan ne haber ne haber
Koy dışarda dırıltıyı
Duy içerde gurultuyu
Çoktan çekti mide suyu
Pimaşlardan ne haber ne haber
Kah nala vur kah da mıha
Çok çakmaki tırnak yuha
Kerpeten kök çekiç soyha
Çakışlardan ne haber ne haber
Ağza ezdi şeker kandi
Ben değilem diyen kendi
Çene çöktü diş tükendi
Çekişlerden ne haber ne haber
Dolu amma bar silosu
Kaç bin lira bir kilosu
Karın doyurmaz duru su
Sütlaçlardan ne haber ne haber
Azımış da icat meğer
Bir de çıktı katma değer
Ne yağdı da almadı yer
Gökdaşlardan ne haber ne haber
Biraz daha koy dersen az
Yer dayanır ya yar dayanmaz
Sanmayın ki gökler yanmaz
Gözyaşlardan ne haber ne haber
Ne hasır ne kilim halı
Ettin bizi un çuvalı
Amma -bilki- tezdir zulm-ün- zevali
Kargışlardan ne haber ne haber
Pilanların pek muazzam
Önü yok ki sonu yazam
Eyfel'i de aştı bu zam
Miraçlardan ne haber ne haber
Açlık denen kötü kabus
Uçtu ahlak göçtü namus
Göz görüyor sen desen-de- sus
Fuhuşlardan ne haber ne haber
Zamlar abana abana
Tavan da çöktü tabana
Ortadirekten ne bana
Kirişlerden ne haber ne haber
Satar gibi küpte turşu
Uçtu elden köprü kuşu
Kol kanat etti hep bu şu
Haraçlardan ne haber ne haber
Baş beş toklu derken çoban
Peşinden de gitti Keban
Sen mi yaptın yoksa baban
Barajlardan ne haber ne haber
Fare mi oldu şimdi fil
Kurudu mu koskoca Nil
Ne bir kum gelir nede mil
Bağışlardan ne haber ne haber
Ne bulanık ne duruda
Balıklar kaldı kuruda
Benzerdin ala buluda
Yağışlardan ne haber ne haber
Ah Türkiye'm koca çınar
Kökün derinya kimsen dar
Gelen budar giden budar
Yakışlardan ne haber ne haber
Dost bağına yağar dolu
Budanıyor dalı kolu
Ulu ova zaten sulu
Kıraçlardan ne haber ne haber
Ben oynadım sen de uttun
Feleği bile uyuttun
Yeki attın yükü tuttun
Düşeşlerden ne haber ne haber
Çok zül var-dır- ya yazacak
Ben yazdıkça zam azacak
Bunda ne var ki kızacak
Beleşlerden ne haber ne haber
Cerrah çok ya yoktur bir em
Can çıkıyor dirhem dirhem
Yandı gitti Aslı Kerem
Keşişlerden ne haber ne haber
Kah Manlara kah da Doça
Kelle vurduk nice Koç'a
Köroğlumuz yaka paça
Keleşlerden ne haber ne haber
Çelikten ya bütün çevren
Çabuk gittin Kenan Evren*1
Çürük çıktın Kenan Evren*2
Yolda kaldı dertli kervan
Ulaşlardan ne haber ne haber
Kurcalama artık yeter
Kül vardır ki közden beter
Kaküllüyü kör de tutar
Kel başlardan ne haber ne haber
Kara icran derya hicran
Çarpar boran çalkar her an
Zevrak olmuş dalgakıran
Kerpiçlerden ne haber ne haber
|
|
EKMEK İMİŞ
Şu dünyada dine direk
Emin ol ki ekmek imiş
En mukaddes en mübarek
Emin ol ki ekmek imiş
Gözün nuru dizin feri
Aşıp giden atmosferi
Yerin göğün güçlü eri
Emin ol ki ekmek imiş
Koy başına öpe öpe
Çörek atılır mı çöpe
Başa taç kulağa küpe
Emin ol ki ekmek imiş
Öyle tatlıdır ki bal hiç
Öyle incedir ki kıl hiç
En kılavlı keskin kılıç
Emin ol ki ekmek imiş
Zevrak der ki bütün zemin
Zırnık değmez yatın gemin
Anan bacın dayın emin
Emin ol ki ekmek imiş
GİDİYOR
Gönül düşe düşe elin derdine
Kalktı nur gözden, fer dizden gidiyor
Söz dinletemedik hiçbir ferdine
Herkes bildiği bir izden gidiyor
Olmazmı ki yakın yerimiz uzak
Yaparsak eğer biz düz yolda zikzak
Tek ayık yoktur ki, sarhoşa kızak
Sizden bezen yine bizden gidiyor
Sırtımızda seme, başımızda gem
Beyler binmiş sürer devran ile dem
Kadının rüşveti kadın kızdan hem
Koyundan kuzudan kazdan gidiyor
Kimedir Zevraki kinin sitemin
Kimisi dayındır, kimisi emin
Geçtik bahar yazdan bozardı zemin
Kalktı telli turnam sazdan gidiyor
NASA NASİHAT
Büyük sözü altın, bakır değildir
Var bir sarrafa sor mehenge sına
Fakirle fukara hakir değildir
Yakın gitme sakın el kapısına
Ne çok yumuşak ol, ne fazla sert ol
Meclislerde masum, meydanda mert ol
Konu komşu ile daim hemdert ol
Katıl hem keyfine, hemde yasına
İtilirsin yarda, düzlükte itme
Doğruyu bırakıp, eğriye gitme
Cihanı verseler, canı incitme
Kor gelir kaşığa, korsan tasına
Dört miras bıraktım sana çocuğum
Zevraki der; budur azımla çoğum
Sözü söylemezsen hep boğum boğum
Vurur kırarlar ağzın ortasına
DEMEDİM Mİ
Çok havalarda uçarsın
Demedim mi, demedim mi
Sel olsan dahi sinersin
Demedim mi, demedim mi
Kanadını açsanasın
Niye kondun uçanasın
Susacakdır süslü sesin
Demedim mi, demedim mi
Sonu sıfır sevin sevin
Şivan sarar, şakrak evin
Göçer tenin, geçer tavın
Demedim mi, demedim mi
Ne gül kalır, nede harın
Nale dolar nevbaharın
Zevraki'ye döner zarın
Demedim mi, demedim mi
NE HABER
Duydum ki Kelkit'te zelzele olmuş
Şiddetten, odaktan ne haber ne haber
Söğütlü köyünden beş kişi ölmüş
Sökmenden, Sadak tan ne haber ne haber
Mahsenlerde elli sene yıllandı
Gündüz gizlendide, gece çullandı
Sal yurdu Erzincan gine sallandı
Kurbandan, adaktan ne haber ne haber
Kavuşmuş diyorlar diyar diyara
Can derdi düşmüşde bütün civara
Bakan yokmuş, batan mala davara
Medetken, gadaktan ne haber ne haber
Zonguldak, Erzincan, Varto'dan , Van'dan
Bu kaçdır başımıza vurdu dan dan
Gine ders almadık bu kadar kursdan
Hocadan, hodakdan ne haber ne haber
Analar yazgı der, bacılar "kader"
Bilmemki, hocalar, hacılar ne der
Böyle zül zihinler, zilzaldan beter
Zeminden, bataktan ne haber ne haber
Fırat ağlar, feza ağlar, ben ağlar
Felek ağlar, firenk ağlar, fen ağlar
Genemi gamlandı, yemyeşil bağlar
Şehirden, şivandan ne haber ne haber
Aşık Zevraki der: edilmez dikkat
Proje perişan, planlar sakat
En küçük kümese verilir on kat
Konakdan, otakdan ne haber ne haber
BÖYLE
Nere gittimse hep birdir
Poşası, paşası böyle
Bu, bize lekedir kirdir
Yurdun dört köşesi böyle
Ne kayıp ne büyük tasa
Mescitler düşmüş hep yasa
Meyhaneler basa basa
Gençleri böyle kocası böyle
Helal haram demez sen ver
Doyma bilmez habire yer
Çıkar kürsüye vaaz eder
Hacısı hocası böyle
Camide cemaat nanay
Birde git sinemayı say
Vay kaldığımız günler vay
Ayları yılları böyle
Kuzey güney batı doğu
Yoldan sapmış halkın çoğu
Çocuk bilmez varı yoğu
Anası babası böyle
Eşşek peşte önde kuruk
Ağız bizde eşte buyruk
Kadın fino erkek kuyruk
Kortusu goncası böyle
Anne sözü davun baba
Çocuk karga gibi ga ga
Birbiriyle dövüş kavga
Kardeşi bacısı böyle
Görünce kazı tavuğu
Uçar kadının kavuğu
Bal kesilir olsa ağu
Hakimi böyle savcısı böyle
Üstüne kor iki salkım
Aldanma vatandaş sakın
Gerisi zıkkım mı zıkkım
Bakkalı halcısı böyle
Kimi cambaz kimi falcı
İlla boyacı boyacı
Şeker alsan çıkar acı
Bağcısı balcısı böyle
Öğretmeni tak koluna
Aşık'ı bırak halına
Ac'su katmaz mı balına
Ona varıncası böyle
Çok sınadım şu fileyi
Akif'e yaptı feleği
Göklerde uçan meleği
Yerde karıncası böyle
|
|