Aşık Zevraki Divanı Anasayfa | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 |24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 | 38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44 | 45 | 46 | Özgeçmiş - İçindekiler | Açıklamalar-Sizden Gelenler | Anılar

24

ORTA DİREK

Arı beyi çıktı kalpa
Koroş lardan ne haber ne haber
Orta direk vurur yalpa
Haldaşlardan ne haber ne haber

Domuz eş olmaz camıza
Boş ver natomuza itomuza
Ne söz vermiştin sen bize
Bal aşlardan ne haber ne haber

Palavralar pek muazzam
Sonu yok ki önü yazam
Eyfel'i de aştı bu zam
Miraçlardan ne haber ne haber

Biraz daha koy dersen az
Yer dayanır ya yar dayanmaz
Sakın sanma gökler yanmaz
Göz yaşlardan ne haber ne haber

Azımış da icat meğer
Bir de çıktı katma değer
Ne yağdı da almadı yer
Gökdaşlardan ne haber ne haber

Satar gibi küpte turşu
Uçtu elden köprü kuşu
Kol kanat etti hep bu şu
Haraçlardan ne haber ne haber

Baş beş toklu derken çoban
Peşinden de gitti Keban
Sen mi yaptın yoksa Şaban
Barajlardan ne haber ne haber

Dost bağına yağar dolu
Budanıyor dalı kolu
Ulu ova zaten sulu
Kıraçlardan ne haber ne haber

Ne bulanık ne duruda
Kurbağa kaldı kuruda
Benzerdin ala buluta
Yağışlardan ne haber ne haber

Fare mi oldu yoksa fil
Kurudu mu koskoca Nil
Ne bir kum gelir ne de mil
Bağışlardan ne haber ne haber

Ah Türkiye'm koca çınar
Kökün geniş ya kimsen dar
Gelen budar giden budar
Yakışlardan ne haber ne haber

Orta direkten ne bana
Deyip abana abana
Tavan da çöktü tabana
Kirişlerden ne haber ne haber

Ben oynadım sen de üttün
Sanma ki bizi uyuttun
Yeki attın yükü tuttun
Düşeşlerden ne haber ne haber

Çok zül var ya yazacak
Ben yazdıkça zam azacak
Bunda ne var ki kızacak
Beleşlerden ne haber ne haber

Cerrah çok ya yoktur bir em
Can çıkıyor direm direm
Yandı gitti Aslı Kerem
Keşişlerden ne haber ne haber

Dalavera oy başına
Verenlerin vay başına
Zam geliyor ay başına
Maaşlardan ne haber ne haber

Kurcalama artık yeter
Kül vardır ki közden beter
Kahküllüyü kör de tutar
Kel başlardan ne haber ne haber

Çelikten ya bütün çevren*
Çürük çıktın Kenan Evren
Yolda kaldı derti kervan
Ulaşlardan ne haber ne haber

Kara icran derya hicran
Çarpar boran çalkar her an
Zevrak olmuş dalgakıran
Kerpiçlerden ne haber ne haber

*sonraki yazımda ek

kerpiç dalgakıran: her dalgada eriyen set


normal_pict0005.jpg

İMKAN YOKTUR

Giden gitti, boşla artık
Peşlemeye imkan yoktur
Küçük yama, büyük yırtık
Aşlamaya imkan yoktur

Ne yürekte, nede dilde
Elde gerek ilim elde
Onsuz başarmak değilde
Başlamaya imkan yoktur

Hiçe sayıp her yasayı
Dikiyorlar hep asayı
Puştlar sarmış piyasayı
Taşlamaya imkan yoktur

Meclis sofra millet yemek
Türklük sanki taam demek
Sinemizi sarmış sinek
Kışlamaya imkan yoktur

Çakal çoban, bizde davar
Kancık kurtlar verir havar
Önümüzde varya bahar
Kışlamaya imkan toktur

Gelince seçmenin ayı
Parlaktır payesi payı
Bas oy-unu, kıs arpayı
Kış-lamaya imkan yoktur

Seçimlerde fert sayıldık
Geçimlerde ot yayıldık
Düşünce düştü ayıldık*
Gamdan çöktük, zamdan yıldık
Tuşlamaya imkan yoktur

Sancı çekip on tam sene
Dokuz doğurdu zam gene
İkiz, üçüz, dördüz de ne
Beşlemeye imkan yoktur

Bozarmışta vatan parkı
Çıplak çölden yoktur farkı
Pas bağlamış devlet çarkı
İşlemeye imkan yoktur

Uçsa gökler çatır çatır
Umursamaz yerde yatır
Türk'ün sırtı tunçtan pektir
Tuşlamaya imkan yoktur

Zevraki der; korkma vatan
Variken bu tende, bu can
Kudursa da cümle cihan
Dişlemeye imkan yoktur

ÇIKAR

Muhannetten hamur alsan
Demir olur, taşa çıkar
Lokmasına lokman olsan
Lağlar seni başa çıkar

Sakın sen olma bir nankör
Ne bir cimri, ne çok bonkör
Meşhur söz derler düşde gör
Dost bildiğin, düşe çıkar

Ne ağaya, nede beye
Ne hatibe, ne hutbeye
Rüku etme hiç rütbeye
Paşa dersin, poşa çıkar

Ana atılmaz yabana
Çare olur her çıbana
Lakin güvenme babana
İş bitince boşa çıkar

Zevraki der; sözlerim hak
İbreti al, gölgene bak
Gün buluta değse mutlak
Sır olurda arşa çıkar


SİVİL SAVUNMA

Yangın sardıktan sonra bacayı
Sivil savunmanın faydası olmaz
Çayı görmeden sıvarsan paçayı
Pantol ıslanıp potine su dolmaz

Küçükten başlayıp büyüğe kadar
Genişte görmelisin gelmeden dar
Şimdi artık bir lavaş savaşı var
Düşünen aç tavuk düşüne dalmaz

Sanmaki çocuğum balla yağ gibi
Ordular halada orta çağ gibi
Tehir bilmez teknik denen o tipi
Önce çan çalmazsa sonra can kalmaz

Savaşta verilen en çok zaiyat
Cephe gerisinde görülür kat kat
Sivil savunmayı bilirsek fakat
Alev yapıyı sarıp kapıyı çalmaz

Tembel olma talim yap ki heran
İnan ki insafsız olmuştur insan
Yakar yıkar vatanı eyler viran
Atom gaz türlerini akıl almaz

Hülasaki sivil savunma demek
İhtimaldendir ihtiyati emek
İhmal edersen hakkındır kötek
Zevraki der ki mert olan mat olmaz

DEPREM

Sakın deprem deyipde geçme dosdum
Dağları belleri sallarda geçer
Hüma gibi havalı uçma dosdum
Uçan füze olsa sollarda geçer

Yüce hakdan sonra odur en büyük
Ne yüce dağ dinler, ne cüce höyük
Dağları, höyükleri edip höllük
Kalburlar misali elerde geçer

Hiç bakmaz senin önüne ardına
Ne yumuşağına nede sertine
Bazan perk pençeyi vurur pertine
Bazanda sırtına ellerde geçer

Batar güneşinde başlar karanlık
Yurdun yuvan olur ıssız viranlık
Asırlık servetin olur bir anlık
Tacını tahtını silerde geçer

Tedbir elde bir tesellidir ancak
Tefekkür ette sen tecelliye bak
Vade bitmiş ise öldürür mutlak
Terkibe, tahkime gülerde geçer

Zevraki der, ne tüfenk tutar, ne top
Asrın bin atomuna atar bir hop
Kopar yerin kazığı sallanır kop
Everes dağını delerde geçer

koyumuzde-yetisen-yabani-bir-cicek-buyuk.jpg

ARSIZ ASRIN, AZGIN ARZI

Tu sana yirminci asır tu tu tu
Porsukları geçti, insanın postu

Arzdan, arşadek iğne iplikten tut
Hakkın emrine yoktur hiç hudut

Hepside hilkade hazır amade
Her şey var, heyhatki, insandan mada

Nedir bu nasdaki, bu nahoş nifak
Bin nifaka netsin birkaç ittifak

İsterseniz dirlik, olalım birlik
İstila değil, istiklaldir erlik

Biri söyleyipde, biri olsa lal
Ne istikbal olur, nede istiklal

Sığınsak kanaat denen kanada
Bu dünya banada yeter sanada

Doğru giyek, yiyek çizmeden hiç yan
Yetmezse edelim yaradana isyan

Zalim zamanın zındık alığı
Demiş "yutar büyük, küçük balığı"

Kıçına girsin balığın kılçığı
Birmidir sennen balığın kılığı

Ya, canı istihkak olarak yeme
Yahutta kendine insanım deme

Zevrak der; can diğer bir canı yerse
Kanma sakın "insanım" derse

Kurt dahi yemezdi koyun, kuzuyu
Olsa idi eğer onda sağ duyu

resim_193.jpg

Bayburtlu eczacı
İÇİN

Bir abone olmuş pişman
Tek yirmibeş kuruş için
Güler dostu, değil düşman
Böyle gözü darış için

Gazetemiz gerçek ayna
Gösterir aynI aynına
Vebal varsa öz boynuna
Taş arzına kırış için

Kara karadır akda ak
Doya doya aksine bak
Gözlerine yokdur yasak
Karşındaki duruş için

Suretini adem bildik
Siretini gördük şimdik
Sıfatını safdan sildik
Sanatınla barış için

Cimri doktor dertten beter
Mikropluğa kendi yeter
Eczacıyı binek tutar
Binliklerle yarış için

Tarlamızdan tufan gitmez
Çürük tohum zaten bitmez
Cahil olan cevher bilmez
Alış gerek veriş için

Oku yavrum durma oku
Yeme yaddan yağlı oku
Fakir olur fikir toku
Bir iş arar giriş için

Akif der ki .. ..tur
İster kıvran ister kudur
Reel röntgen işte budur
Rengi ruhu görüş için

ortadirek_15.jpg

Ortadirek şiirini sesli izlemek için tıklayın

ORTADİREK - NE HABER

Orta direk vurur yalpa
Haldaşlardan ne haber ne haber
Selam olsun Necdet Calp'a
Yoldaşlardan ne haber ne haber

Dertdaşım dikkat et hele
Uzun kalem tak pergele
Çevir bak arz hep hergele
Natoşlarda ne haber ne haber

Camuz eş olmaz domuza
Boş ver ito-muza- natomuza
Gel bakalım Özal üz be üze
Bal aşlardan ne haber ne haber

Koy dışarda dırıltıyı
Duy içerde gurultuyu
Çoktan çekti mide suyu
Pimaşlardan ne haber ne haber

Kah nala vur kah da mıha
Çok çakmaki tırnak yuha
Kerpeten kök çekiç soyha
Çakışlardan ne haber ne haber

Ağza ezdi şeker kandi
Ben değilem diyen kendi
Çene çöktü diş tükendi
Çekişlerden ne haber ne haber

Dolu amma bar silosu
Kaç bin lira bir kilosu
Karın doyurmaz duru su
Sütlaçlardan ne haber ne haber

Azımış da icat meğer
Bir de çıktı katma değer
Ne yağdı da almadı yer
Gökdaşlardan ne haber ne haber

Biraz daha koy dersen az
Yer dayanır ya yar dayanmaz
Sanmayın ki gökler yanmaz
Gözyaşlardan ne haber ne haber

Ne hasır ne kilim halı
Ettin bizi un çuvalı
Amma -bilki- tezdir zulm-ün- zevali
Kargışlardan ne haber ne haber

Pilanların pek muazzam
Önü yok ki sonu yazam
Eyfel'i de aştı bu zam
Miraçlardan ne haber ne haber

Açlık denen kötü kabus
Uçtu ahlak göçtü namus
Göz görüyor sen desen-de- sus
Fuhuşlardan ne haber ne haber


Zamlar abana abana
Tavan da çöktü tabana
Ortadirekten ne bana
Kirişlerden ne haber ne haber

Satar gibi küpte turşu
Uçtu elden köprü kuşu
Kol kanat etti hep bu şu
Haraçlardan ne haber ne haber

Baş beş toklu derken çoban
Peşinden de gitti Keban
Sen mi yaptın yoksa baban
Barajlardan ne haber ne haber

Fare mi oldu şimdi fil
Kurudu mu koskoca Nil
Ne bir kum gelir nede mil
Bağışlardan ne haber ne haber

Ne bulanık ne duruda
Balıklar kaldı kuruda
Benzerdin ala buluda
Yağışlardan ne haber ne haber

Ah Türkiye'm koca çınar
Kökün derinya kimsen dar
Gelen budar giden budar
Yakışlardan ne haber ne haber

Dost bağına yağar dolu
Budanıyor dalı kolu
Ulu ova zaten sulu
Kıraçlardan ne haber ne haber

Ben oynadım sen de uttun
Feleği bile uyuttun
Yeki attın yükü tuttun
Düşeşlerden ne haber ne haber

Çok zül var-dır- ya yazacak
Ben yazdıkça zam azacak
Bunda ne var ki kızacak
Beleşlerden ne haber ne haber

Cerrah çok ya yoktur bir em
Can çıkıyor dirhem dirhem
Yandı gitti Aslı Kerem
Keşişlerden ne haber ne haber

Kah Manlara kah da Doça
Kelle vurduk nice Koç'a
Köroğlumuz yaka paça
Keleşlerden ne haber ne haber

Çelikten ya bütün çevren
Çabuk gittin Kenan Evren*1
Çürük çıktın Kenan Evren*2
Yolda kaldı dertli kervan
Ulaşlardan ne haber ne haber

Kurcalama artık yeter
Kül vardır ki közden beter
Kaküllüyü kör de tutar
Kel başlardan ne haber ne haber

Kara icran derya hicran
Çarpar boran çalkar her an
Zevrak olmuş dalgakıran
Kerpiçlerden ne haber ne haber

manzaraxxx.jpg

EKMEK İMİŞ

Şu dünyada dine direk
Emin ol ki ekmek imiş
En mukaddes en mübarek
Emin ol ki ekmek imiş

Gözün nuru dizin feri
Aşıp giden atmosferi
Yerin göğün güçlü eri
Emin ol ki ekmek imiş

Koy başına öpe öpe
Çörek atılır mı çöpe
Başa taç kulağa küpe
Emin ol ki ekmek imiş

Öyle tatlıdır ki bal hiç
Öyle incedir ki kıl hiç
En kılavlı keskin kılıç
Emin ol ki ekmek imiş

Zevrak der ki bütün zemin
Zırnık değmez yatın gemin
Anan bacın dayın emin
Emin ol ki ekmek imiş

resim_222.jpg

GİDİYOR

Gönül düşe düşe elin derdine
Kalktı nur gözden, fer dizden gidiyor
Söz dinletemedik hiçbir ferdine
Herkes bildiği bir izden gidiyor

Olmazmı ki yakın yerimiz uzak
Yaparsak eğer biz düz yolda zikzak
Tek ayık yoktur ki, sarhoşa kızak
Sizden bezen yine bizden gidiyor

Sırtımızda seme, başımızda gem
Beyler binmiş sürer devran ile dem
Kadının rüşveti kadın kızdan hem
Koyundan kuzudan kazdan gidiyor

Kimedir Zevraki kinin sitemin
Kimisi dayındır, kimisi emin
Geçtik bahar yazdan bozardı zemin
Kalktı telli turnam sazdan gidiyor

NASA NASİHAT

Büyük sözü altın, bakır değildir
Var bir sarrafa sor mehenge sına
Fakirle fukara hakir değildir
Yakın gitme sakın el kapısına

Ne çok yumuşak ol, ne fazla sert ol
Meclislerde masum, meydanda mert ol
Konu komşu ile daim hemdert ol
Katıl hem keyfine, hemde yasına

İtilirsin yarda, düzlükte itme
Doğruyu bırakıp, eğriye gitme
Cihanı verseler, canı incitme
Kor gelir kaşığa, korsan tasına

Dört miras bıraktım sana çocuğum
Zevraki der; budur azımla çoğum
Sözü söylemezsen hep boğum boğum
Vurur kırarlar ağzın ortasına

DEMEDİM Mİ

Çok havalarda uçarsın
Demedim mi, demedim mi
Sel olsan dahi sinersin
Demedim mi, demedim mi

Kanadını açsanasın
Niye kondun uçanasın
Susacakdır süslü sesin
Demedim mi, demedim mi

Sonu sıfır sevin sevin
Şivan sarar, şakrak evin
Göçer tenin, geçer tavın
Demedim mi, demedim mi

Ne gül kalır, nede harın
Nale dolar nevbaharın
Zevraki'ye döner zarın
Demedim mi, demedim mi

NE HABER

Duydum ki Kelkit'te zelzele olmuş
Şiddetten, odaktan ne haber ne haber
Söğütlü köyünden beş kişi ölmüş
Sökmenden, Sadak tan ne haber ne haber

Mahsenlerde elli sene yıllandı
Gündüz gizlendide, gece çullandı
Sal yurdu Erzincan gine sallandı
Kurbandan, adaktan ne haber ne haber

Kavuşmuş diyorlar diyar diyara
Can derdi düşmüşde bütün civara
Bakan yokmuş, batan mala davara
Medetken, gadaktan ne haber ne haber

Zonguldak, Erzincan, Varto'dan , Van'dan
Bu kaçdır başımıza vurdu dan dan
Gine ders almadık bu kadar kursdan
Hocadan, hodakdan ne haber ne haber

Analar yazgı der, bacılar "kader"
Bilmemki, hocalar, hacılar ne der
Böyle zül zihinler, zilzaldan beter
Zeminden, bataktan ne haber ne haber

Fırat ağlar, feza ağlar, ben ağlar
Felek ağlar, firenk ağlar, fen ağlar
Genemi gamlandı, yemyeşil bağlar
Şehirden, şivandan ne haber ne haber

Aşık Zevraki der: edilmez dikkat
Proje perişan, planlar sakat
En küçük kümese verilir on kat
Konakdan, otakdan ne haber ne haber

BÖYLE

Nere gittimse hep birdir
Poşası, paşası böyle
Bu, bize lekedir kirdir
Yurdun dört köşesi böyle

Ne kayıp ne büyük tasa
Mescitler düşmüş hep yasa
Meyhaneler basa basa
Gençleri böyle kocası böyle

Helal haram demez sen ver
Doyma bilmez habire yer
Çıkar kürsüye vaaz eder
Hacısı hocası böyle

Camide cemaat nanay
Birde git sinemayı say
Vay kaldığımız günler vay
Ayları yılları böyle

Kuzey güney batı doğu
Yoldan sapmış halkın çoğu
Çocuk bilmez varı yoğu
Anası babası böyle

Eşşek peşte önde kuruk
Ağız bizde eşte buyruk
Kadın fino erkek kuyruk
Kortusu goncası böyle

Anne sözü davun baba
Çocuk karga gibi ga ga
Birbiriyle dövüş kavga
Kardeşi bacısı böyle

Görünce kazı tavuğu
Uçar kadının kavuğu
Bal kesilir olsa ağu
Hakimi böyle savcısı böyle

Üstüne kor iki salkım
Aldanma vatandaş sakın
Gerisi zıkkım mı zıkkım
Bakkalı halcısı böyle

Kimi cambaz kimi falcı
İlla boyacı boyacı
Şeker alsan çıkar acı
Bağcısı balcısı böyle

Öğretmeni tak koluna
Aşık'ı bırak halına
Ac'su katmaz mı balına
Ona varıncası böyle

Çok sınadım şu fileyi
Akif'e yaptı feleği
Göklerde uçan meleği
Yerde karıncası böyle

sonraki sayfa

222_k_y_ve_aletler.jpg