Aşık Zevraki Divanı Anasayfa | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 | 38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44 | 45 | 46 | Özgeçmiş - İçindekiler | Açıklamalar-Sizden Gelenler | Anılar

26

KARDEŞİM KEVORK GÜLEZOĞLU'NA

K alpten kalbe gizli bir yol gidermiş
A şkla sevginin bir olmasdır bu
R iyakar yar alan zat, zar edermiş
D ertlerin deruna dalmasıdır bu

E zilen şahıslar masumdur masum
Ş evkaya hacet yok o, şaha malum
İ çerde şeytanlar, dışarda mazlum
M ızırın, mazluma dalmasıdır bu

K endini boş yere yorma ki sen hiç
E fkarlanma dostum, ey olur er geç
V ur kendini şaraba, serabı iç
O zan deryamızın damlasıdır bu

R uhi asaletin aksetmiş yüze
K adir mevlam bir kalp vermişki size
G ücü yetmez kalem vasfını yaza
Ü stadı ilahın imlasıdır bu

L ütüfkar lebine olmuşam hayran
E ylemek kabilmi, kalbini seyran
Z ay ettin zihnimi sarhoşum her an
O , huri Hülya'nın hamlesidir bu

G urbetteki zarın geliyor çok net
L ahte koydu sağ sağ bizi bu lanet
U mmanlardan daha ulu nihayet
N emli gözün, gamlı gamzesidir bu
A şık Zevraki'nin imzasıdır bu


MAHMUT ERDAL

Paslı kazan tutmaz kalay
Kızamazsın Mahmut Erdal
Zaman ister, kolay kolay
Kazamazsın Mahmut Erdal

İçilir amma zehr-ü cam
Yenmez zerdali ise ham
Bir kelime yoksa ilham
Yazamazsın Mahmut Erdal

Ne dincisin, ne de cinci
Hak vermese bu bilinci
İnce ipe, bunca inci
Dizemezsin Mahmut Erdal

Haracını, hilesini
Çekmeyince çilesini
Çağın çirkin çehresini
Çizemezsin Mahmut Erdal

Bizdeki dert yok Eyip'de
Kırma ferdi sert deyipde
İncitirsen ince ipte
Gezemezsin Mahmut Erdal

Fare canı eşit file
Erer isen çeşit dile
Eskaza karınca bile
Ezemezsin Mahmut Erdal

Dal seraba, al önce
Sonki şarap, şurup bence
Narda, nuru sezmeyince
Süzemezsin Mahmut Erdal

Bilmek istersen büyümü
Ek kadehi, dik güğümü
Kir kafayla, kör düğümü
Çözemezsin Mahmut Erdal

Maraz muhtaç iken eme
Koyver desin sana seme
El ağzını alıp geme
Büzemezsin Mahmut Erdal

Olsa bile koca Yavuz
Zevraki'yi al kılavuz
Bu ummanda sen yalavuz
Yüzemezsin Mahmut Erdal

2036.jpg

GÖNLÜMDÜR

Ayak bastığın bölge
Bil ki benim gönlümdür
Ardından gelen gölge
Bil ki benim gönlümdür

Ne kalp senden geçecek
Ne başka yar seçecek
Bahçende solan çiçek
Bil ki benim gönlümdür

Yanarsın ince ince
Yatağına girince
Üstünü örten gece
Bil ki benim gönlümdür

Bu ruhum seni sever
Ruy-inden bir buse ver
Göz açtığın her seher
Bil ki benim gönlümdür

Zevrak der ki ey peri
Pist eyledin sen beni
Pervazına park yeri
Bil ki benim gönlümdür

Aşık Zevraki ve Bekir karadeniz

Aşık Zevraki ve Bekir Karadeniz evimizde (Fotoğraf Ulla Karadeniz)

BEKİR KARADENİZ'DEN AŞIK ZEVRAKİ'YE

Benim

Aşık Zevraki'den esin

Korkma sığamam diye
Girdiğin gönül benim
Bir ömür boyu niye
Kırdığın gönül benim

Her cefanın sertinde
Cezaların kertinde
Yaşam boyu sırtında
Yorduğun gönül benim

Ne ermişsin ne de pir
Seni ettin bana sır
Arayıp kırk yılda bir
Sorduğun gönül benim

Ömür geçti yatmadan
Deniz'lere atmadan
Üzerinde batmadan
Durduğun gönül benim

Zevraki'nin "Benim Gönlümdür" adlı şiirinden esin.

40_1.jpg

KARDAŞ

Özün yorgun sazın durgun
Tellerin mi paslı kardaş
Sen yaralı ben de vurgun
Eski dostlar yaslı kardaş

Müphem yarin meşki serde
Müptelayız aşk-ı derde
Hayaliyle hanı nerde
Kerem ile Aslı kardaş

Akif sözü arif sazı
Yüzde neşe özde sızı
Tek tekler doyurmaz bizi
Doldur gelsin taslı kardaş

Ham deseler bize ne gam
Pir odunda pişmişiz tam
Puslu çağlar buldu hitam
Olduk artık uslu kardaş

Olunca emr-i hak vaki
Ne Ali Osman Tiryaki
Ne zar kalır ne Zevraki
Biter figan faslı kardaş

GEL

Kaç uğrudanda dosdoğru
Dosda gel sevdiğim dosda
Olak serbeser rube ru
Dosda gel sevdiğim dosda

Aldanıp da etme atak
Yüzü yeşil, altı batak
Murat ister isen mutlak
Dosda gel sevdiğim dosda

Aklını toplada başa
El varsa gönlünde boşa
Yel gibi esde koş koşa
Dosda gel sevdiğim dosda

Zevraki oer, kilükali
At gönlünden gör visali
Mis kokan desde misali
Dosda gel sevdiğim dosda

HÜLYA

Sen doğrudan şaşma dostum
Eller hülya hülya desin
Şaldan şıktır şayak üstüm
Allar hülya hülya desin

Ağlasada kelle, kulak
Kederlenme, keyfine bak
Kendini bir dilbere tak
Diller hülya hülya desin

Şahlar gibi şen ol ki, sen
Şad olamaz, şansa küsen
Yara varır, vira esen
Yeller hülya hülya desin

Çift eş dersen, çok az olur
Tek dikiş pek tez sökülür
Dal bükülür, döl dökülür
Çöller hülya hülya desin

İçi yanan elbet içer
Hicrandan bıkar mı hiç er
Gözümüzden akar geçer
Seller hülya hülya desin

Saf rakıya katma abı
Aç şişeyi, iç şarabı
Sarıl saza, vur mızrabı
Teller hülya hülya desin

Makbul olsun malın, markın
Dolsun arkın, dönsün çarkın
Hiç solmasın gönül parkın
Güller hülya hülya desin

Zevraki der; dertli Kivork
Bende de var, sendeki ok
Zarflar almaz, zarımız çok
Pullar hülya hülya desin

MAHMUT ERDAL

Ne güzel bezetmiş yaradan seni
Yüzün yağız özün nur Mahmut Erdal
Şiirinin şevki şad etti beni
Kor bağrıma oldun kar Mahmut Erdal

Lamekan elinde Ledün şehrine
uğrayıp dalmılşsın ilmin bahrine
Nesimi ne Namık nedir Neyzen ne
Sendedir sende her sır Mahmut Erdal

Doğuştan yüzde yüz insanız ama
Doksandokuzumuz döner yamyama
Ezildim camide dizildim ceme
Demde ne kin ne kir Mahmut Erdal

Şakaklarımdaki kır kırağına
Kurban olam saçlarının ağına
Sanki kar yağmıştır Ağrı dağına
Ginede kar bağrım kor Mahmut Erdal

Ne solculuk bildin nede sağcılık
Yaradana bile etmem yağcılık
Yapın pek dalyandır kapım daracık
Sığabilirsen gir Mahmut Erdal

Ne boş bir lafın var ne nahoş gafın
Altından parklaktır, paslı tarafın
Haddi değildir ölçmek her sarrafın
sana mihenk bulmak zor Mahmut Erdal

Aslım Kelkit'lidir Zevraki adım
Senin için arşı kürsü taradım
Bir mürşid ararken ben hurşid buldum
Seni görmeyenler kör Mahmut Erdal

SEFA GELDİN BABA ZEVRAKİ

Duydumya, ilk defa gördüm
Seni sevmek oldu virdim
Sanki cennet gaha girdim
Sefa geldin Baba Zevraki

Neler gördüm bu dünyada
Türlü fizik, her kimyada
Hepsi senin lisanında
Sefa geldin Baba Zevraki

Şiir şiir, mısra mısra
Feryadın yükselmiş arşa
Azdır alem selam dursa
Sefa geldin Baba Zevraki

Taht yıkıldı, ferman kaldı
Gül kurudu orman kaldı
Gönlüm sana hayrah kaloı
Sefa geldin Baba Zevraki

Diyelim maiyet olsun
Muhabbete sebep olsun
Şarabın afiyet olsun
Sefa geldin Baba Zevraki

İçip söyliyelim böyle
Hece vezni kafiyenle
Bir emrin varise söyle
Sefa geldin Baba Zevraki

Başım üstü yolun olur
Dünya malı pulun olur
Bu can senin kulun olur
Sefa geldin Baba Zevraki

SEFA BULDUK

Bu zarif gönlümün, arif mihmanı
Sefa bulduk haki dostum sefa bulduk
Aşık unuturmu o, mutlu anı
Sefa bulduk raki dostum sefa bulduk

Gine gerildi gönlümün yar yayı
Oflarım ok oldu yardı fezayı
Anca sende gördüm bunca vefayı
Sefa bulduk paki dostum sefa bulduk

Bu ne iltimastır, bu ne iltifat
Lutfün layıkından fazladır kat kat
Fanidir fizik kimya bütün hilkat
Sefa bulduk baki dostum sefa bulduk

Bayram Tuna'ya der Aşık Zevraki
Şairin şiiriyle, şarabın şevki
Birleşince yoktur zevkinin fevki
Sefa bulduk saki dostum sefa bulduk

SARHOŞ SUPHİ
(Sazı tamir ettirip gönderdikten sonra)

Bir kere ok çıktı yaydan
Ağla gitsin Serhoş Suphi
Yara geçmez vaydan oydan
Bağla getsin Serhoş Suphi

Salim belli geriye at
Lokantacı ister savat
Kardaş bacı ana avrat
Yağla gitsin Serhoş Suphi

Başla tümden haşla tandan
Korkma saraydan sultandan
Uyluklardan sar saltandan
Sazla gitsin Sarhoş Suphi

Ses kasile söz dolana
Bu işe sebep olana
Kuvvet ver kayış kolana
Yelle gitsin Serhoş Suphi

Daha yapma tavrın takın
Oklar gelir akın akın
İkinciden kendin sakın
Kolla gitsin Serhoş Suphi

Önde gördük pek cefayı
Sonda gördük tek sefayı
İç rakıyı çek kafayı
Çölle gitsin Serhoş Suphi

zevraki1.jpg

TARABYADA BİR GÜN

Verilsinde destler, derilsin dostlar
Muhabbet mekanı açıldı bugün
Parlasın kadehler, silinsin paslar
Ruhumuza neşe saçıldı bugün

Nezelmiş gönüller nazikmi nazik
Bahtımız karadır, bağrımız ezik
Meyimiz sohbettir, mezemiz müzik
Buseli badeler içildi bugün

Ne hoşmuş hacı çiftliği Tarabya
Bir yan dergahdır, biryan lebiderya
Perisi, hurisi hepisi varya
Zevraki zevattan seçildi bugün

ŞEKER BABA

Bütün dostlar desede dur
Gelen gider, giden gelmez
İskan bitti, imkan yoktur
Gelen gider, giden gelmez

Çare vermez bunca çaba
Her çabanın sonu heba
Şikar oldu Şeker Baba
Gelen gider, giden gelmez

Ey Zeyneb'im der Zevraki
Bırak artık bu firakı
Emri hak olunca vaki
Gelen gider, giden gelmez

HATUN HANIM

Dolaştımda bütün küremi, gezdim yöremi
Huri melekten daha güzel gördüm iremi
Fatoş'da peri kızlarının piridir amma
İki iremi tartar, ananın bir diremi

Hatun Hanım

FATOŞ

Tarabya tarafında bir güzel gördüm
Nalişi başkadır, gülüşü başka
Aşkının yerine, aklımı verdim
Alışı başkadır, verişi başka

Nur mahi yüzlüde, bir ahu gözlü
Dergahı ayandır, dezgahı gizli
Deseni solmazmış hiç yazlı güzlü
Dokusu başkadır, nakışı başka

Fatura ağırdır, Fatoş tartılmaz
Gözleri girdapdır, düşen kurtulmaz
Bu ne edadır, bu ne cilve, ne naz
Dalışı başkadır, duruşu başka

Zevrak der Hatun hanım ermiş biri
Soldaki huridir, sağdaki peri
Eritir demiri, değilki eri
Bakışı başkadır, yakışı başka


DESEKDE DESEK

İkitellide bir çiçek açmış
Yeşimli desek, almı desek
Reyhasını ravzaya saçmış
Reyhanmı desek, gülmü desek

Göresmişde gül çehreli yare
Gönül bülbülü çekiyor nare
Değince hicran, depreşir hare
Deryamı desek, gölmü desek

Deste saçlarının dalga vuruşu
Zülfükare benzer zülfün duruşu
Ürkütür erleri üste varışı
Rüstem mi desek, Zal mı desek

Güneş yüzlüden, gülen gözlüden
Özü közlüden, bağrı bizliden
Bir el sallanır bize gizliden
Gidekmi desek, gelmi desek

Yapmak değildir arının karı
Baldan tatlıdır dilinin barı
Nefsimi yakdı nefesin narı
Bademi desek, bolmu desek

Sohbet ceminde cömert sakiye
Canan bacıya, aşkı bakiye
Bağlanıp da kalan Zevraki'ye
Esirmi desek, kulmu desek

normal_img_1185.jpg

NECLA BACI

Duydum ki adil bir ödül almışsın
Gözünüz aydın olsun Necla Bacı
Gamı atıp, bahri kama dalmışsın
Derunun neşe dolsun Necla Bacı

Serdar eden seni halkın sevgisi
Sanmaki sanat sanat, dergisi
Bu hazin ses sana hakkın vergisi
Bakir sedan, baki kalsın Akben Bacı

Aşık Zevraki der, ey sesi bülbül
Övündürdü bizi aldığın ödül
Bağrının bağındaki o, gonca gül
Anca ebedde solsun Akben Bacı

BU
(Necla Akben'e)

Lime lime etsen güler o yine
Lisanı hafinin huruşudur bu
Veda etmiş kire kedere kine
Fıtranın fizike vuruşudur bu

Sanarsın daha ondört onbeş yaşmış
Sinenin süruru simaya taşmış
Onuru geniştir omuzu aşmış
Duru derununun duruşudur bu

Ne altın bakır ne nikel ne sim
Nanca resim olsa cesettir cisim
Necla Akben'dir baki resim isim
Zevraki'nin gerçek görüşüdür bu


ZİYADE
(Arif Sağ'a)

Esir yaşamak ölümdür ozana
Daha dert olur mu bundan ziyade
Cahil pişmez koysan kırk yıl kazana
Daha kart olur mu bundan ziyade

İnsandır ammaki surette soyu
Hayvandan haşindir sirette huyu
Kesip yerse masum körpe kuzuyu
Daha kurt olur mu bundan ziyade

Közünden kötüdür sözünün feri
Yakıpta devirir dev gibi eri
Deler demiri yarar mermeri
Daha sert olur mu bundan ziyade

Zevraki der Arif Sağ'lar azdır az
Puşt rakibe bile pis pusu kurmaz
Önden ölürde fert arkadan vurmaz
Daha mert olur mu bundan ziyade

yunuz_18.jpg

ZEVRAKİ BABA'YA

Varın sorun Zevraki'ye,
Yine şiir yazıyor mu?
Çağdaş olmuyorlar diye
Cahillere kızıyor mu?

Şairlerin yüce pir'i,
Atmış özündeki kiri.
En olumlu sözcükleri
Satırlara diziyor mu?

Önem vermez yersiz işe,
Ne hayale, ne de düşe,
Elde tesbih, cepte şişe,
Dosttan dasta geziyor mu?

O'na dostum dediğimi,
Saygıyla baş eğdiğimi,
Kendisini sevdiğimi,
Bilmiyorum seziyor mu?

DERVİŞ KEMAL: dem içtik biz,
Dostum AZİZ'di sakimiz...
Bizim üstad ZEVRAKİ'miz
Ummanlarda yüzüyor mu?

Bu şiir değerli dost
ZEVRAKİ BABA'YA saygı ile sunulur. 2.3.1993
DERVİŞ KEMAL ÖZCAN

DERVİŞ KEMAL'E

Şad eyledi şirin namen
Şair misin Derviş Kemal
Alabora oldum hemen
Bahir misin Derviş Kemal

Azık yavan fizik fakir
Para etmez parlak fikir
Altını da bozdu bakır
Bakir misin Derviş Kemal

Şarabımın mor biçimi
Bine bedel bir içimi
Şiirin yaktı içimi
Zehir misin Derviş Kemal

Veda ettik kire kine
Bütün kesret varır bire
Derya kurur dursa dere
Nehir misin Derviş Kemal

Kuru meze duru meyim
Sadık sakim aziz beyim
Sen gibide gelmez deyim
Ahir misin Derviş Kemal

Sarhoş dedin sanma küstük
Zaten doğma meyü mesdik
Damga vurup ettin tastik
Mühür müsün Derviş Kemal

Çat keyfi dik bağdaşını
Sık çağını çağdaşını
O ki aştık biz yaşını
Tehir misin Derviş Kemal

Zevraki'yem sonda yaşım
Elde değil soyha başım
Tepe değilsin ki aşim
Tahir misin Derviş Kemal

OLSAYDIN
(DERVİŞ KEMAL'DEN ZEVRAKİ'YE)

Öyle sivri diken değil
Keşke gonca gül olsaydın
Küfre etmeyerek meyil
Keşke ehli dil olsaydın

Dostlara hor bakıyorsun
Gönülleri yıkıyorsun
Ateş gibi yakıyorsun
Keşke korsuz kül olsaydın

Eli hakir görüyorsun
Çıkmaz yolda yürüyorsun
Acı yemiş veriyorsun
Keşke kuru dal olsaydın

Çıkma benlik seferine
Şer düşürme değerine
Bet öten bülbül yerine
Keşke suskun çil olsaydın

Sazlar varken -küse- değil
Yosmadaki süs'e değil
Baş düşmanın nefse değil
Keşke dosta kul olsaydın

Buhar olup göğe ağdın
Yağmur olup yere yağdın
Umman olup bizi boğdun
Keşke küçük göl olsaydın

Derviş Kemal taş yemişim
Gelen taşa baş eğmişim
Nidem, size dost demişim
Keşke sen bir el olsaydın

24.05.1994
Derviş Kemal ÖZCAN



YARAŞIRMI

Söyletmektir seni kastım
Küsmek sana yaraşırmı
Yağmasanda gürle dostum
Susmak bana yaraşırmı

Kırarsın kalbin camını
Yükleme gamın tamını
Selamını, kelamını
Kesmek sana yaraşırmı

Cellatların durur saf saf
Ok kirpiğinde yok insaf
Sultanların şanıdır af
Asmak sana yaraşırmı

Zevrak der, ...
Aç yolumu al da pacı
Poyraz gibi acı acı
Esmek sana yaraşırmı

28.jpg

sonraki sayfa

063da__ve_bulut.jpg

Anasayfa