|
İNTİZAR
Ahım yerde kalır sanma
Bugün yarın yakar seni
Güç eder geç eder amma
Bir çarmıha çakar seni
Mazlum yaşı düşse eğer
Döşü değil taşı deler
Olsanda dev gibi bir er
Yan devirir yıkar seni
İnleyerek bu intizar
İntiha bulur intişar
Arşı aşar kürsü basar
Asar ipe takar seni
Zevrak der; yandıda yürek
Dilekçemi verdim direk
Aracıya görmez gerek
Bir acıya tıkar seni
CİDDİYET
Cihanı sarmıştır cehlin cürufu
Nasıl nasdır bu, nasıl medeniyet
Birbirini yiyor insan güruhu
Nazik ya nakışı, namertdir niyet
Nanca asi oldu bu ince asır
Katılaşmış bağrı, bağlamış nasır
Zina zincirine olmuşuz esir
Diriyi vermişiz, deriye diyet
Dişin gözü kalmış o, tavlı döşde
Tavuk düşdedir de, tilki teftişde
Cibilliyet değil bu mühim işte
Çok ciddiyet ister, dostum ciddiyet
OLAYDIN
Özgürlük isteyen ey kara cahil
Keşke sende hür bir hayvan olaydın
Ya ayı, ya it, kurt, domuzda dahil
Keşke sende hür bir hayvan olaydın
Şefkattir tenasüle temel isnat
Şehvet olsaydı, olmazdı bu kainat
Bu ne insaf, bu ne eşşekçe inat
Keşke sene hür bir hayvan olaydın
Kim karşı gelir ki böyle gerçeğe
Eşi de kur yapar dişi serçeye
Edep, haya, ar yarar her erkeğe
Keşke sende hür bir hayvan olaydın
Zevraki der; al başanda aklını
Ya adını değiş, ya da şeklini
Ancak hınzır hırlı tutar dilini
Keşke sende bir hırlak köpek olaydın
|
|
İŞTE BUNDAN
Kimi sapık,kimi sofu
Düşdüğümüz işte bundan
Hepiside kofun kofu
Şaştığımız işte bundan
Türlü türlü tarikatlar
Önümüzde barikatlar
Gün gelir ki baraj patlar
Taştığımız işte bundan
Zaman besler zalimleri
Serdar olmuştur serseri
Koltuğa alıpta seri
Geçtiğimiz işte bundan
Bela gelip başı bürür
Kaçtıkça üstüne yürür
Yoksa,kim kimi öldürür
Göçtümüz işte bundan
Hayıra yor,şerlere yor
Netsen olmuyor olmuyor
Saçımız kar,içimiz kor
İçtiğimiz işte bundan
Zevrak derdin değil ki küp
Kurtulasın dehre döküp
Bahre desek sığmaz,ölçüp
Biçtimiz işte bundan
serdar:başkan ser:baş dehr:dünya bahr:derya
YURDUN HALİ
Denede gör bağ yerini
Bulacağın bütün hardır
Dinlede bak sağ yerimi
Duyacağın ahu zardır
Bayrağımın bağrı delik
Ülkeninki de üstelik
Halkımızda ki hastalık
Ya nefestir ya nazardır
Can çıkmıyor hırla hırla
Sağır duymaz dırla dırla
Tohum tutmaz tavsız tarla
Bağlar batak dağlar yardır
Eğer değilse gözün kör
Gitte bir Avrupayı gör
Hava hür ova pür yuva gür
Dağ panayır taş pazardır
Tuzağımız tiyatora
Elbette düşeriz tora
Gavur binince motora
Ya haddane ya hızardır
Bizlere gelince sıra
Ana hışır dana hıra
Nerde görsen boş bir mera
Mutlaka ki bir mezardır
Ya mezardır ya mezbere
Söz söylemem ben ezbere
İt kuyruğu değse yere
Ya şairdir ya yazardır
Zevrak der ki her yanı gez
Dikkat buyur dinle bir kez
Duyacağın o her bir ses
Ya domina ya da zardır
DOSTUM
Bembeyaz günümü ettin kapkara
Sende benden beter olasın dostum
Düşesin zamansız zalım bir dara
Sonbahar misali solasın dostum
Kızarada her yanın büryan ola
Biran dönemeyesin seğdan sola
Sızın vermeye bir saniye mola
Daştıkçada daem dolasın dostum
Mermer delen yaşım boşuna akmış
Merhametin sende merkezi yokmuş
Kalbin kararmışda yüreğın kokmuş
Çöplük almaz, çölde kalasın dostum
Veban biter ise, verem üresin
Ah vah çektikçede kan tüküresin
Pisliklerini, pisikler küresin
Kürenin dibine giresin dostum
Yarı yolda tepe üstü dikmeyi
Kim öğretti sana baştan ekmeyi
Çekip yar başına vurdun tekmeyi
Ne deyim, Allahdan bulasın dostum
Zevrki!yi yakıp kül ettin madem
Sende gülmeyesin dünyada bir dem
Emrezına asla hiç uymasın em
Gamlar deryasına dalasın dostum
KIT'A
Nazlı nazlı esen nesim-i yelden,
Gönül nergizleri nazikdir gülden
Nezaketi asla koma ki elden,
Nehr-i necabetle akasın kardaş
NASİHAT
Su sesi gelir, ah! insana ilkden
Sonra söker çıkar etten ilikten
Bir kimse yapsada sana kötülük
Sen sakın ayrılma eylikden
Yumuşak olmalı daima huyun
Kemlik kemhasını kendinden soyun
Sevabı sonsuzdur bir yudum suyun
Sırt çevirip el çekme sakilikden
Akif der; şaşırıp düşmeki şere
Yüzü, yoz gidersin ruzi mahşere
Birlik dirlik verir beni beşere
Kendin kolla ırak kaç ikilikden
BİLLAH
Derin gafletini biraz bırakda
Külli kainata ibretle bakda
Birliği bulalım karada akda
Arilik yokdur bu alemde billah
Halikin hülukları seri seri
Hepsi aynı elin eşsiz eseri
Hilkat dahi değil, hallakdan beri
Akilik yokdur bu alemde billah
İnsanın evsafı sadedir safdır
Müşrik, Müslim bence kuru bir lafdır
Beşerdeki boykot, basirde afdır
Asilik yokdur bu alemde billah
İsyan etsede ki hakka bir insan
İhsan olur "lataknetü"sü en son
Gram olmasaydı, olur muydu ton
Adilik yokdur bu alemde billah
Akif der ki; hürmet et her insana
Kaderde kardeşdir hepsi de sana
Sevginin sırrını sorsalar bana
Ayrılık yokdur bu alemde billah
|
|
|
|
|
PARA
Paraya ben pistir derdim
Meğer ne çok yanılmışım
İnsan ondan üstür derdim
Meğer ne çok yanılmışım
O yücedir insan bodur
Aya ayak basan odur
Aklın ilmin aslı yoktur
Meğer ne çok yanılmışım
İmam olur durur önde
Sahabeler gelir sonda
Cennet cehim hepsi onda
Meğer ne çok yanılmışım
Kefalete köle kuldum
Kefaretinden kurtuldum
Allahımı yeni buldum
Meğer ne çok yanılmışım
Kargaları bülbül eyler
Katırları düldül eyler
Kusura bakmayın beyler
Meğer ne çok yanılmışım
Zevraki'miz demez yalan
Zarar çekmez gönül alan
Sakat sözmüş geri kalan
Meğer ne çok yanılmışım
sahabe:değerli cemaat cehim:cehennem
kefalet:kefil olma kefaret:oruç bedeli para
ZAMANE
Avrupa'yı şikar sandı
Zamanenin şebekleri
Şeker diye şapa kandı
Zamanenin bebekleri
Yeni ağız eski dile
Şiire de girdi hile
Kastettiler bile bile
Zamanenin zıbıkları
Ne cinler de ne şeytanlar
Ne okuyan bir şey anlar
Kusar birçok hezeyanlar
Zamanenin zındıkları
Rıhtımsız rotasız bir yol
Dümen yoktur ya duman bol
Gösterirler bizlere yol
Zamanenin sapıkları
Görmek istersen haltını
Kara çıkar kaz altını
Beğenmezler öz altını
Zamanenin kapikleri
Dik durur mu hiç boş file
Ne etseniz hep nafile
Fare forsu sökmez file
Zamanenin kopukları
Ne yüzü var ne de astar
Şair çok ya şiir göster
Ezelini ezmek ister
Zamanenin kalikleri
Ne astar kalmış ne aslı
Güve yemiş yeni nesli
Zevrak der ki filden besli
Zamanenin sülükleri
DÜŞMANI
Buzla etti bizi hasta
Bu bahar, bu yaz düşmanı
Yediğine söver üste
Bu ekmek, bu tuz düşmanı
Kanserden de beter adı
Kalp yarayı kaldırmadı
Yapma dedik aldırmadı
Bu niyaz, bu vaz düşmanı
Çok yüklendi beli kırdı
Sırt çekmedi sert bağırdı
Ben kaçtıkça hep çağırdı
Bu namus, bu ırz düşmanı
Ne puşta benzer, ne puça
Düşer peşe kaça kaça
Ya saça bakar ya kıça
Bu akyüz, bu öz düşmanı
Deliye yor, sapığa yor
Nasihat verdim almıyor
Küller söndürürüm diyor
Bu ocak, bu köz düşmanı
Mevlayı kor mala tapar
Katır gibi teper, kapar
Anasına piye yapar
Bu karı, bu kız düşmanı
Çare yok ki ara açam
Şaşırdım ki nere kaçam
Vurdu kırdı nasıl uçam
Bu kanat, bu diz düşmanı
Gör Allahım neçemizle
Gece koyma tez temizle
Paklanmaz kara denizle
Bu pislik, bu rız düşmanı
Zevrak der ki almaz mantık
Taştı sabır bitti artık
Oymak ister açık açık
Bu gönül, bu göz düşmanı
OLUR
Bilinmeyen neler var bilinse
Her tamında noksan bir yan olur
Bir kat üstüne kırk kat giyinse
İlmin teni bize üryan olur
Dünya elimizde bir küçük tepsi
Ummanı, deryası, dağı tepesi
Yerde gökde ne varsa hepisi
Tüm görünür göze bir ayan olur
Kün deyince hak yaptı bir kerrede
Onsekiz bin alem var bir kürrede
Umman, derya, katre her zerrede
Tecelli eyler hak beyan olur
Akif der; gözümde yok çünkü rida
Hafifden geliyor kulağa nida
Karınca yürürken eyliyor seda
Şivan içinde, derhal duyan olur
İmam Hatip hocası Harun Yılmaz'a
Her ne türlü hitab etsem
Yine azdır dostum sana
Kelimeni kitabetsem
Yine ast'ım, üstüm sana
Zırlakları at etmezük
Zevrakları yat etmezük
Katakullah hiç bilmezük
Billur gibi büstüm sana
Kim dedi ki fıkıh oku
Fakir olur fikir toku
Derin amma dilin oku
Sakın sanma küstüm sana
Dayanmaz her elma daş'an
Mutlaka çürükdür düşen
Dalgaların pek perişan
Hangi yandan estim sana
Akif der ki; sakın sakın
Softalara gitme yakın
(Gurbi ilahiden), aşkın
Kemhasını kestim sana
|
|