|
SEYRET
Talih tantananı pılı pırtını
Parelesin de sen o zaman seyret
Puflayıp yattığın pamuk sırtını
Pirelesin de sen o zaman seyret
Bazı tökez ile tekerlen bazı
Çalı yok çukur yok bir ulu yazı
Peşten de bindirip o kara tazı
Turalasın da sen o zaman seyret
Tuna gibi tenin tazir yerinden
Göz göz olup aksın yetmiş yerinden
Dostun taşı yiyip gayet derinden
Yarelesin de sen o zaman seyret
Akim koysun aduv herbir ahtını
Talan etsin tufan tacı tahtını
Talihin tokadı beyaz bahtını
Karelesin de sen o zaman seyret
Kötüyü getirsen hakkındır kötek
Avrat manto dese ney ise bitek
Evlat eksiği pantol patik etek
Sıralasın da sen o zaman seyret
Gaz tuz bez de vardır bizim hesapta
Borcun kapanması lazım kasapta
Namertte künyeyi geçirip zapta
Narelensin de sen o zaman seyret
Koca fili görmez fare görenler
Fakirlik sarınca herkes firenler
Fizandan fırlayıp gelen yarenler
Firelensin de sen o zaman seyret
Sarrafsız bir semtte tün ha tüne
Sim zer olsan simsar bakmaz büstüne
O aslan tipinin tilki üstüne
Hörelensin de sen o zaman seyret
Mağazaya mala mülke yapıya
El koyduktan sonra bütün tapuya
Tekme vurup dostun seni kapıya
Kürelesin de sen o zaman seyret
Zevraki der bunlar yine biraz ey
Dünyada korktuğum en berbat bet şey
Köle diye seni bir zalim kör bey
Kiralasın da sen o zaman seyret
GİDER
Kişi düşmüşsede kendi keyfine
Kimi uçar kimi sürünür gider
Biz muhtaç ikende bir boz kefine
Şahlar ala şala bürünür gider
Felaketler gelir hep ağır ağır
Fayda vermez feryat feraset sağır
File yetmez oyun beş boyun sığır
Fare bir fındıkta barınır gider
Ağartmaz kafanda karaysa özek
Bez sarığa versen ne kadar bezek
Yanmayınca temiz olmazken tezek
Tırık tövbe ile arınır gider
Zevraki der ölüm garip gibalde
Kimi çiçekte gider kimi çölde
Gonca olsanda kalır ki dalda
Anda türlü donda görünür gider
ÇALIŞMAK
Damarına derman dolsun
Çalışmak lazım çalışmak
Halen sağsın ya hamdolsun
Çalışmak lazım çalışmak
İşi görüp yan vurunca
Devrilirsin sen durunca
Karınca leyn kararınca
Çalışmak lazım çalışmak
Kuru yerde kurma hayal
Fezaya fırla feyiz al
İşe iliş, ilime dal
Çalışmak lazım çalışmak
Dünya denen dolu dükkan
Nice tür koymuş lamekan
Lakin, çalmaya yok imkan
Çalışmak lazım çalışmak
Geceyi, gündüze katar
Sanmayın ki düşüp yatar
Düşman biter, dostun artar
Çalışmak lazım çalışmak
Eşi dostu işle avut
Örnek zordur, kolay öğüt
Nası değil, nefsi uyut
Çalışmak lazım çalışmak
Zevrak versen hakka meyil
Dünya hazne, heba değil
Eğil bir şey deyim eğil
Çalışmak lazım çalışmak
ÇALIŞMAK LAZIM
Durmak ile doymaz karın
Çalışmak lazım çalışmak
Yatıp yemek için yarın
Çalışmak lazım çalışmak
Dostlarına güvenme hiç
Gücünle ye, acınla iç
Kalmak ister isen genç dinç
Çalışmak lazım çalışmak
Hem yasası, hem paşası
Yel gibidir, el kasası
Zevrak der; sözün kısası
Çalışmak lazım çalışmak
VAR
Söylenmişi tekrar söyle
Duyandan çok, duymayan var
Doğruluğu ikrar eyle
Uyandan çok, uymayan var
Moruk der, serhat erine
Eşek geçmiş, at yerine
İhtiyarı it yerine
Koyandan çok, koymayan var
Astımızı üstümüzü
Tanıyalım dostumuzu
Canlı canlı postumuzu
Soymayandan çok soyan var
Zalim durur, zaman dönmüş
Sözü kalmış, "sevgi" ölmüş
Evladından kimler gülmüş
Sayandan çok, saymayan var
Zevrak der; bu nefsi oy vay
Açlıktandır hepsi hay hay
İnanmazsan gel de sen say
Doyandan çok, doymayan var
BULAMAZSIN
Denizinde, karasında
Aramaki bulamazsın
İlla insan arasında
Aramaki bulamazsın
Ne tuzu ne tadı kalmış
Adam ölmüş adı kalmış
Ayıp denen kayıp olmuş
Aramaki bulamazsın
Tebabette verilen ders
Teşhisleri hep terstir ters
Eski dostu geçelim es
Aramaki bulamazsın
Göremeyip morum, alım
Sanmayın ki karamsarım
Ufuklardan uçtu arım
Aramaki bulamazsın
Zevraki der zina çokda
İşimiz yaş zaten yokda
Bu gidişle kuru bokda
Aramaki bulamazsın
|