Aşık Zevraki Divanı Anasayfa | 1 | 2 |3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 | 38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44 | 45 | 46 | Özgeçmiş - İçindekiler | Açıklamalar-Sizden Gelenler | Anılar

3

BEZDİ

Yetmiş yıldır durmaz çizer yazarım
Kağıt bezdi kalem bezdi el bezdi
Söz dilde saz elde sızlar gezerim
Beste bezdi perde bezdi tel bezdi

Bir hal var ki aşık denen bizlerde
Kimi dağda şaşar kimi düzlerde
Zaten bir sezgi de yokki sizlerde
Mestler bezdi dostlar bezdi el bezdi

Zevraki der hayat boş hamd olmasa
Ham pişmez ki dem bitip gam dolmasa
Üç kambur olduk biz güç basa basa
Baston bezdi bacak bezdi bel bezdi


VARDIR

Bir kılı diksende nanca ırağa
İnceden inceyi vuranlar vardır
Mahşer denilen o meçhul durağa
Ölmeden çok önce varanlar vardır

Varıp tahsil görse hind ile çinde
Kabiliyet var ki kaçta kaçında
Meyhane denen menhiyat içinde
Menaref sırrına erenler vardır

Aşık Zevraki çıplak doğmuştu dün
İstemem asla ki servet şöhret ün
Ahu zar kisbi kar her neyse bütün
Varını yarına verenler vardır

nanca:ne kadar menhiyat:kötülükler
menaref:kendini bilen Allahı bilir
ahu zar:dertler kisbi kar:kazanç


BİRGÜN

Mademaki var bedende
Bu can tenden çıkar birgün
Tabuta binip gidende
El arkadan bakar birgün

Gafil gezme bu dünyada
Bakıp ta hoş bir bünyada
Ben falanım deme yada
Felek yıkar yakar birgün

Zevraki der geçte erde
Kalkar gözündeki perde
Hiç ummadığın bir yerde
Ecel karşan çıkar birgün

bünyad:varlık


BEN SANDIĞIM

Ben sandığım beden sonra
Benden sana nakil imiş
Anladım ki neden sonra
Zaman denen şekil imiş

Kapım çaldı dedi tık tık
Çok bekledim yeter artık
Geldi asıl ihtiyarlık
Gençlik meğer vekil imiş

O da kalsa cana minnet
Bugün yarın eder hicret
Biri cehim biri cennet
İkisi de sakil imiş

Mesut olur mecnun olan
Var mı gayri murat alan
Beni halden hale salan
Başımdaki akıl imiş

Ey Zevraki çalıyor çan
Niçin geldin hiçti haçan
Topladığın inci mercan
Meğer çayda çakıl imiş

hicret:göç cehim:cehennem sakil:asılsız
mecnun:deli haçan:neden

normal_img_0925.jpg

Zevraki çizimleri 23

DESEK

Hicran çölünde bir çiçek açmış
Yeşil mi desek al mı desek
Rayihasını ruhuma saçmış
Reyhan mı desek gül mü desek

Göresmiş de gül çehreli yare
Gönül bülbülü çekiyor nare
Değince hicran depreşir hare
Derya mı desek göl mü desek

Servet sarayı tamam beş katlı
Suret sevimli şiret şefkatli
Sohbeti şirin şivesi tatlı
Şeker mi desek bal mı desek

Gülen gözlüden güneş yüzlüden
Özü közlüden bağrı bizliden
Bir el sallanır bize gizliden
Gidek mi desek gel mi desek

Libasım eski leması taze
Lamekandandır endam endaze
Lakin körlere olduk kepaze
Zaman mı desek zul mu desek

Perva eylemez pervane nardan
Koyverin sarsın sararsa nerden
Zevrak'ta zerre kalır mı kirden
Ateş mi desek kül mü desek

HASAN TEMEL'DEN

Kışı yok yazında baharı gitmiş
De gelde arama dağlarımızı
İreyhan ektimde fesleğen bitmiş
De gelde arama bağlarımızı

Gitti gider atım yoktur yuları
Öz yoksa çiçekte yapmaz bal arı
Yanar kanmam tuzsuz tatsız suları
De gelde arama çaylarımızı

Güneşi olsada yüzüne çalmaz
Tanrının selamı versende almaz
Kapı komşun varda kapını çalmaz
De gelde arama köylerimizi

Dostdan haber çıkmaz gökte turna yok
Muhabbette saz yok çayda hurma yok
Bir düğüne vardım davul zurna yok
De gelde arama toylarımızı

Uzaklarda kalmış emi tizeler
Düşlerimde kanar durur ...ler
Burnumda tütüyor bizim mezeler
De gelde arama meylerimizi

Hasan'ın bir derdini binbir etmişler
Ya uyurgezerim ya kör etmişler
Ne güzel insanlar koyup gitmişler
De gelde arama soylarımızı

HASAN TEMEL'E NAZİRE

Boz sele döndüyse o duru diden
Ne itin azmıştı -şehir-de senin
Kime ne sen kendin gittin pohyiyen
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen
Porsuk muydun harmanda sen pohyiyen

...

Baş yoh, peş yoh, zaten hiç eş yoh, dost yoh
Daha geriye orda kaldı ne poh
Oh oldu sana Hasan Temel oh oh
Varmıydı sana çıh diyen, yoh diyen
Kor devül çekip gitmeyeydin pohyiyen

...

Araki bulasın tandır, tereyi
Küllü ketesiyle ünlü böreği
Billur çay başında ballı çöreği
Varmıydı sana çıh diyen, yoh diyen
Kor devül çekip gitmeyeydin pohyiyen

...

Öyle yan yan bahma git ordan oş, oş
Ağzıyın suyunu akıtsanda boş
Sor bah bilen varmı nedir galocoş
Varmıydı sana çıh diyen, yoh diyen
Kor devül çekip gitmeyeydin pohyiyen

...

Dedik ki misafir ol bi gece yat
Uğru, Metin'i al, Zevraki'yi sat
Ataş almaya mı gelmişdin kavat
Varmıydı sana çıh diyen, yoh diyen
Kor devül çekip gitmeyeydin pohyiyen

HASAN TEMEL'E NAZİRE

Boz sele döndüyse o duru diden
Ne itin azmıştı İzmir'dede senin?
Kime ne sen kendin gittin pohyiyen
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Porsuk muydun harmanda sen pohyiyen!

"Rahat duraydın" derler sen kız iken
Gamu gaylen, derdü belan az iken
Sersem, kimdi seni Kelkit'te *iken
Hızlı sızlar, elbet tuzlu ok yiyen
Kordevül göçmeseydin sen pohyiyen!

Ağa yaylasının o, doğa buzu
Bir yanda kaz doluydu, bir yanda kuzu
Yoksa izmir'in yolunacak kazı
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Aklına mı vurdu kuş ile kurdu?
Yahutta mor koyunun, nur yoğurdu
Nasıl korlu koydun sen, karlı yurdu
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Gurbet ne ürer, ne hırlar, ne havlar
Yurdundan tavlar da, ardından avlar
Aklan vurduysa karamanlar, kavlar
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Hem agubattın sen, hemide kadı
Yani hem cambazdın, hemide cadı
Terzi Süha, dürzü Nabi, cazı Faruk'mu cucukladı
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

El hayat sürsün, Hasan hayal kursun
İsterse sözüm ciğerine vursun
Yeri geldide, demede koy dursun
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Kekik tenli Kelkit, temiz köy nere
Kirli İzmir, kokmuş deniz, koy nere
Şimdi baş dövüp, yaş dökme boş yere
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Ah, kalksada görse o, koca kütük
Baba kapısı koyulur mu örtük?
Ölüne saygın yokmuydu bi pırtık?
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Ben anadan doğma akıl yok de, geç
Ya, sen peynirlemi yemişdinki piç
....*dandamı hiç korkmadın sen hiç
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Kimisi kazmış, kimisi de yozmuş
Duydum ki Turan Tuğlu'da aklını bozmuş
Ammaki seni kim üzmüş, kim düzmüş?
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Bah sonra demeki "demedin" Hasan!
Beşe yakarım, ha, bişe yazarsan
*ikimede kız sen, eğer kızarsan
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Baş yoh, peş yoh, zaten hiç dost yoh, eş yoh
Daha geriye kaldı orda ne poh
Oh oldu sana Hasan Temel oh oh!
Varmıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kor devül çekip gitmeyeydin pohyiyen!

Bakma yüzüme tikine tikine!
Sen kendin gettinde, kimin *ikine?
Tilkiler, çakallar kondu mülküne
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Sen Kelkit'te, keklik gibi öterken
Ben kebap gibi yanıp tüterken
"Kövmü ki vira gidek gelek" derken
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Hem geleni *ikeyim, hem gideni
İllede gurbeti icat edeni
Sila sıkmışmıydı nazik bedeni?
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Kendine eşermiş, fendine eşen
Gurdeşen olurmuş, gurbete düşen
Hicran okuysa, icranı deşen
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Araki koklanasın tandırı tezeği
Pohlanasın küllü keteği, mezeyi
Billur çay başında ballı, çöreği
Varmıydı sana çıh diyen, yoh diyen
Kor devül çekip gitmeyeydin pohyiyen

Nedir bu sirenin, nedir bu gidişin?
Keteden, kebapdan kesileli dişin
Rüyaya mı kaldı şimdi de işin?
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Gümüşdü hep çaylar, güneşdi aylar
Buruşdu ağızlar, karışdı meyler
Aklan esdiyse o, tizeler, beyler
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Toyda kornayı, göyde tornayı
Duyan ne tanısın telli turnayı
Çoh göresdiysen saruğu burmayı
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Nene gerekdiki o, dertli diyar?
Bin yola gel, seni bağlayanmı var?
Eğer dönmeğe ediyorsan ar
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Hele karnında daha yol azuğu
Kıçında oynasında bah el kazuğu!
Bülen yoğusa günahı yazuğu
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Hasan, Turan, Topuz, Nabi, Ziya'lı zevat
Eli kulağa atımıydı Germürülü Naşat!
İnlerdi Pösge, dinlerdi Koşamat!
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

İzzetli Hasan'dın, halis Hasan'dın
İzmir'e gettinde sen ne kazandın?
Yuha arasında havlamı sandın?
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Öyle yan yan bahma git ordan oşoş
Ağzıyın suyunu akıtsanda boş
Canın istediyse yağlı galacoş
Varmıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kor devül çekip gitmeyeydin pohyiyen!

Tabağın adını bilen enderdi
Ya, kıylı, ya, leğen, yada lengerdi
Kaşuğu tepdinmi tencere tengerdi
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Şef gibi gezer, şah gibi yaşardın
Kara kazan gibi kaynar daşardın
Ne tez delindi dibin, geldi ardın?
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Eyki çocuhları da mahna buldun
Sen çoh okudunda, ne poh oldun
Kozları kullanıp, kazları yoldun
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Dikene dayanır, gülünü deren
Sende alışırsın az daha diren
Yoksa dutmuyormu yörende firen
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Kafa deyil soyha, betonmuş beton
Yenimi düşdü boş beyinden beş jeton
Çağırdıysa öncü Haydar'la, İnci Kotan
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Dağlardan, tepelerden, höyüklerden
Kim kaldı ki kim eski böyüklerden?
Ne beklen besmelesiz be...*lerden?
Var mıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kordevül çekip getmiyeydin pohyiyen!

Dedük ki misafir ol bi gece yat
Uğur'u, Etem'i al, Zevrak'ı sat
Ataş almayamı gelmişdin kavat
Varmıydı sana çıh diyen, yoh diyen?
Kor devül çekip gitmeyeydin pohyiyen!

18/9/1992 İstanbul

tema7xx.jpg

YANMALI

Aşık olan ah edende
Dil yanmalı diş yanmalı
Her ne varsa bir bedende
İç yanmalı dış yanmalı

Olmak istersen keşfü raz
Gir bu girdaba sen biraz
Ağ başda ruz olunca raz
Dağ yanmalı taş yanmalı

Başım yare bahtım kare
Çare yoktur Zevrak zare
Post atınca kara yere
Dost yanmalı eş yanmalı

keşfü raz:gizliyi bulmak ruz:gündüz
kare:dert

GELİRİM

Üzülme sevdiğim tek sağlık olsun
Ağlayıp gitsem güler de gelirim
İsterse dört yanım hep ağlık olsun
Demirden dağları deler gelirim

Kader kursa bana tüfengin topun
Başıma kopsa da tufanı Nuh'un
Dağda tipi olsa bahir de tayfun
Deli dalgalara dalar gelirim

Çaksa şimşekler de çıksa tipiler
Kapansa da hepten bütün kapılar
Yıkılsa da kökten beton köprüler
Salımı sellere salar gelirim

Azıya almaz mı azı dizgini
Cihandan korkar mı canın bezgini
Aşgarıda geçer aşkın azgını
Döşümü taşlara çalar gelirim

Sevdanın selinden aşkın yelinden
Kuş mu kurtuluru ki azmin elinden
Harami dağından hicran belinden
Ala bulut gibi dolar gelirim

Devler diyarından geçse de yolum
Zindan zulumat olsa sağım solum
Kırılsa Zevrak'ım kesilse yelim
Yılan gibi yeri yalar gelirim

Aşgar:efsanevi at


KELKİT ÇAYI

Buzlar kalkar kucağından
Buğlar gider Kelkit çayı
Ayrılmış da ocağından
Ağlar gider Kelkit Çayı

Ummanlardan gelir çağrı
Çeker hicran çöker ağrı
Bahar çağı bahre doğru
Çağlar gider Kelkit Çayı

Abu revan bu seyyahı
Seyre dalar güzergahı
Gahi coşar sollar gahi
Sağlar gider Kelkit Çayı

Yaylalardan başlar yolu
Damarları kevser dolu
Kent altında iki kolu
Bağlar gider Kelkit Çayı

Sınadım şarap rakıyı
Söndürmez aşkı bakiyi
Her andıkça Zevraki'yi
Dağlar gider Kelkit Çayı

abu rezan:dolanarak akan su
kevser:cennet ırmağı


ORADAYIM

Köse Dağı leçeğini
Örter örtmez oradayım
Sor da bağı çiçeğini
Açar açmaz oradayım

İşler sardı bu yıl sarpa
Ne buğday oldu ne arpa
Kelem ektim daha körpe
Biçer biçmez oradayım

Tanrımızın mor kınası
Tufan aldı tüm tınası
Şu feleğin fırtınası
Göçer göçmez oradayım

Beş on kuruş borcumuz var
Ne ihmaldir ne de inkar
Elime birkaç kuruş kar
Geçer geçmez oradayım

Kurudu kır yandı otluk
Ne alacak var ne sat'lık
Başa kondu poşa kıtlık
Uçar uçmaz oradayım

Fare fiği kökten biçti
Külürden de köstü geçti
Kabadaylık kaba düştü
Kopar kopmaz oradayım

Yalan yoktur bunda haşa
Başka türlü çıkmaz başa
Borcu öder büyük şişe
İçer içmez oradayım

Zevraki'yem duman başlı
Dağılmıyor yazlı kışlı
Pirinç pinti darı taşlı
Seçer seçmez oradayım

leçek:beyaz örtü kelem:lahana
tınas:yığılmış harman fiğ:hayvan yemi külür:bezelye
köstü:köstebek

hasim_01.jpg

DOSDUM

Mercimeği kesti meclis busıra
Sebep neyse söyle, saklama dosdum
Dişlerim yoktur ki, taşları kıra
Varsın pinti olsun, paklama dosdum

Getirdik hayatın biz hitamını
Bitirdik o, zehrü camın tamını
Çekemezken artık Özal zamını
Birde sen gamını yükleme dosdum

Şivanlar sarıpda gönül şehrini
Ömründe çektinmi hiç el kahrını
Zaten boylayamam aşkın bahrini
İskandil eyleyip yoklama dosdum

Bir nasihatım var İsmail sana
Hem hocam Hakkı'ya hemde Hasan'a
Yar tülünü ihsan etti insana
Yadların gülünü koklama dosdum

Ya mayıs ayında yada, kiraza
Olur şey değilya, gelsem faraza
Zaten alıştım bu müzmin maraza
Gel deyip yeniden oklama dosdum

Hesap et; bir bıyıl, onaltıda bıldır
Görmeyeli tamam onyedi yıldır
Gözyaşlarım akar hep gıldır gıldır
Çekilmiyor artık çoklama dosdum

Okadar sıcakki sılanın yadı
Ebyata sığmıyor, yangın ebadı
Kokusun getirir baharın badı
Sen istersen hiçde yollama dosdum

Soracaksan sırf bayramdan bayrama
Daha eydir bari hiçde arama
Kabuklaşan eski yanık yarama
Birde yenisini ekleme dosdum

Kotan görmeyeli haros hozanlar
Ayrık gibi azdı ayrık ozanlar
Ne yaman sıklaşdı ahdı bozanlar
Çektikçe çoğalır tekleme dosdum

Kolmu bağlı, yoksa yolmu bilemem
Zevraki der; öz verir, söz veremem
Ne olur ne olmaz belki gelemem
Beyhudeye beni bekleme dosdum

resim_140k.jpg

GARİP
DURSUN HELE

Sağır güler, lal üzülür
Ağlasında dursun hele
Dem gelince, dil çözülür
Bağlasında dursun hele

Ne dehre, ne bahre sığar
Bulut gibi göğe ağar
Yağmur olur yere yağar
Buğlasında dursun hele

Neye yarar közsüz ütü
Külde düzler eyi kötü
Garip Dursun katır götü
Yağlasında dursun hele

Ne farı var, ne de dümen
Yanı yaman, önü duman
Sollanır mı birden heman
Sağlasında dursun hele

Çabuk duyulmaz çağrısı
Çok kalındır aşk sağrısı
Geç sezilir, güç ağrısı
Dağlasında dursun hele

Çok kahir çekmişki zahir
Şen Nabi'de olmuş şair
Nehir olmaz, birden bahir
Çağlasında dursun hele

Süt kokuyor, daha kuzu
Ne tadı var, nede tuzu
Kor basınca, kalkar buzu
Çığlasında dursun hele

Akif Timur asıl amir
Zevrak ismi ona zamir
Umur diye boşa çamur
Çığnasında dursun hele

2034.jpg

sonraki sayfa

zvrki_106xxx.jpg

zvrki_070x.jpg