Aşık Zevraki Divanı Anasayfa | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 |30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 | 38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44 | 45 | 46 | Özgeçmiş - İçindekiler | Açıklamalar-Sizden Gelenler | Anılar

30

zevraki__arkada_lar__ile.jpg

DÖNECEĞİM

Çift çıkmaya zaten kaldı ki kaç ay
Herk düşmeden döneceğim sevdiğim
Otuz dokuzuncu günü sen ey say
Kırk düşmeden döneceğim sevdiğim

Geç olur desem bade yellerine
Kalmam nevbaharın boz sellerine
Kumral saçlarının kor tellerine
Kır düşmeden döneceğim sevdiğim

Tuzak kurulmadan tozlu yollara
Torlar takılmadan gizli sırlara
Mavi menekşeli al, mor kırlara
Kar düşmeden döneceğim sevdiğim

Devler çekse koparamaz bu bağı
Delerde gelirim demirden dağı
Jaleler yerine bomboz kırağı-
Lar düşmeden döneceğim sevdiğim

Görünmeden sakın uğru birine
Ara sıra uğra kavil yerine
Bukağında açan mor güllerine
Har düşmeden döneceğim sevdiğim

Yakma bu vücudu, dağlama ruhu
Yapma muhannetlik ağlama yahu
Vallah billahi ki gönlüne ahu-
Zar düşmeden döneceğim sevdiğim

Ferzantlar farkede, düşmanlar duya
Kulak asma kuru dedikoduya
Tüten sır saklanmaz, fakat zar bu ya
Kor düşmeden döneceğim sevdiğim

Dalsam deryalara düşsem dağlara
Takılsam da tuzaklara ağlara
Fidan diktiğimiz taze bağlara
Bar düşmeden döneceğim sevdiğim

Uzasa saatler usansa sene
Zevrakiden umut kesme sen yine
İnşallah nazik, narin, nur sinene
Nar düşmeden döneceğim sevdiğim

Zevraki'ye ecel vermezse aman
Zar eyle zülfikar işte o zaman
İnşallah kalbine efkarı efgan
Dar düşmeden döneceğim sevdiğim








GEL ARTIK

Aldı kuşburnu

Gece gündüz seni düşler özlerim
Dağlara düzlere düşte gel artık
Namlı Nile döndü nemli gözlerim
Çeşmim çayı gibi çoşta geş artık

Dönersin belki ergeç sen fakat
Bende beklemeye kalmadı takat
Gerçek olmasada razıyım kat kat
Rüyada hayalde düş de gel artık

Hicran deryasına sığmıyor bu zar
Derunda didarım uzarda uzar
Uzayın bile haddi hududu var
Allah aşkına aşta gel artık

Gözümün nuruda dizlerin feri
Mevsimler misali gelmeki geri
Perver digar için olsun ey peri
Bahar geçti bari kışta gel artık

Kuşburnu der bu ne kuşkulu haldır
Kaldır ey Zevraki çileni kaldır
Onca dolmadın mı sen bunca yıldır
O gam deryasından taşta gel artık

GİBİYİM

Aşık Zevraki

Gönlümde açan ilk, son çiçek oldun
Rüyaydın, hayaldin bir gerçek oldun
Ay oldun, gün oldun gönlüme doğdun
İnanki nurunla dolmuş gibiyim

Bahar ise gönlüm, bahtındır senin
Kolleksiyon değil, tahtındır senin
Oturmak bahtıma, ahtındır senin
Altındaki postun olmuş gibiyim

Belim kırık kaldı, boynum bükülü
Aslı'ya karıştı Kerem'in külü
Göğsünün benleri iremin gülü
Jale'min koynunda solmuş gibiyim

Hangi aşık var ki o bana benzer
Maşuk tıpkı mahi tabana benzer
Yar, Zevrak'tan kaçan yabana benzer
Gazali misali vurmuş gibiyim

hasim_07.jpg

YAR ELİNDEN (ilk yazım)

Tuzaklara takıntılar
Yar elinden, yar elinden
Yedim nice yıkıntılar
Yar elinden, yar elinden

Kahr üstüne çekip kahri
Devreyledim koca dehri
İksir deyu içtim zehri
Yar elinden, yar elinden

Omuzdaki çöküntüler
Çenemdeki çıkıntılar
Çekticeğim sıkıntılar
Yar elinden, yar elinden

Yare bağrın hare başın
Yada düştü yayla döşün
Gözüm ağlar yaşın yaşın
Yar elinden, yar elinden

Gevşek yayı tutmaz ayar
Dilim daim yare kayar
Akif bir gün cane kıyar
Yar elinden, yar elinden

YAR ELİNDEN (son yazım)

Böyle boyun büktüceğim
Yar elinden, yar elinden
Yeşil yaprak döktüceğim
Yar elinden, yar elinden

Döşü değil taşı ezer
Hicrin oldu sanki panzer
Var mı acep bana benzer
Yar elinden, yar elinden

Kahr üstüne çekip kahrı
Devreyledim koca dehri
İksir deyu içtim zehri
Yar elinden, yar elinden

Omuzdaki çöküntüler
Çenemdeki çıkıntılar
Çekticeğim sıkıntılar
Yar elinden, yar elinden

Felek almış benden hayıf
Bağdaş kurmuş eyler keyif
Düştüm gayet zebun zayıf
Yar elinden, yar elinden

Hicran hançerini başa
Yaman vurdu yıktı tuşa
Yem olmuşam kurda kuşa
Yar elinden, yar elinden

Zaman doldu geldi emir
Zevrak'ımız aldı demir
Heçe getti neçe ömür
Yar elinden, yar elinden

cicek_3xxx.jpg

KALDI

Yamanmış gurbet, zormuş gariplik
İnceldim oldum sanki bir iplik
Yetmiş yıl ettim yara katiplik
Yazmadığım ferman mı kaldı

Yarın zarından asla bıkılmaz
İş başa düşse, dara bakılmaz
Bir tora düşdüm yarıp çıkılmaz
Kırıp kaçmağa derman mı kaldı

Ne şark, şimal, ne cenup, ne garpde
Ne yerdesin, ne yedi kat gökde
Akibet buldum ben Karabük'de
Aramadığım mekan mı kaldı

Bu Zevraki'nin gamzeli cemi
Gama dönderdi, devranı demi
Geç verilmiştir emrazı, emi
Kurtarmağa hiç imkan mı kaldı


BİR TÜRLÜ

Türlü türlü hallerin var
Tadın bir türlü, tuzun bir türlü
Ey cefakar vefasız yar
Sazın bir türlü sözün bir türlü

Yanak bonkör, dudak cimri
Cömertliktir hakkın emri
Tek yaratmış seni Tanrı
Hazın bir türlü, nazın bir türlü

Ey esmerim bu ne gurur
Esmez oldu eski sürur
Zevraki'yi döşden vurur
Kaşın bir türlü, gözün bir türlü

BİLMEM bakarmı

Varıp bir üstade yaremi açsam
Eğilip üstüne bakarmı bilmem
Başıma geleni tarihe yazsam
Okuyan talebe bıkar mı bilmem

Hicrandan bizarım eylemem hicap
Saklamam sözümü edince icap
Bozup da pilanı o, perim acep
Kurduğum kaleyi yıkar mı bilmem

Tanrı buyurmuştur hakında ayet
Şöyledir ki "külli şeyin zaikatün mevt"
Yare sağdır derler, ölmüşse şayet
Bu acı yürekten çıkar mı bilmem

Kemterdir Zevrak"ın kelamı kemter
Yok oldu yolunda döktüğüm kan ter
Bizdeki bu yükü, dizdeki kantar
Kıyamete kadar çeker mi bilmem


2156.jpg

KARA KAŞLIM

Dilber seven derde düşer
Kare senden kara kaşlım
Bahre sığmaz dehre taşar
Hare senden kara kaşlım

Hüküm verdi bana hüdam
Gıdam oldu cam ile gam
Başka netsin aşka adam
Yare senden kara kaşlım

Gözlerinden bade akar
Yade kalmış beni yakar
Kurtulamam kaçsam herbar
Nere senden kara kaşlım


Ne ağlayana kalır, nede gülene
Hep boşa dökmüşüm ben gözyaşımı
Ol bülbülün feryadından, al güle ne
Yak da bak duyarmı ölü naşımı

YOLUNDA

Varsın çöksün yıkılsın
Alem senin yolunda
Ömrüm yansın yakılsın
Jalem senin yolunda

Ölenlere şaşarım
Ölsem bile yaşarım
Hakka doğru koşarım
Jalem senin yolunda

Sen merhemsin, ben yara
Senden başka, kim sara
Erer menzil didara
Jalem senin yolunda

Ne gaylem var, ne gamım
Mevla için figanım
Gece gündüz revanım
Jalem senin yolunda

Ne et kemik, ne kanım
Ne cismim var ne canım
Hepsi senin cananım
Jalem senin yolunda

Kese değil dalaşık
Yürüyemez her aşık
Görmeseydi bir ışık
Jalem senin yolunda

Tutuşam köz misali
Görmek çün öz visali
Zerreyim toz misali
Jalem senin yolunda

Yanık olan hep bıka*
Ola kanım su aka
Olaydım ben bir saka
Jalem senin yolunda

Akif, ahın ne acı
Ne ağrıdır, ne sancı
Olaydım ben bir hancı
Jalem senin yolunda

zvrki_001.jpg

DÖNMEZ OLDUN

Gelirim demiştin kalmadan güze
Kış düştü de dönmez oldun sevdiğim
Vade vermiş idik otuz dokuza
Kırk düştü de dönmez oldun sevdiğim

Muratsız yazsınlar mezar taşıma
Değmemişken daha yirmi yaşıma
Kumral saçlarıma, kara kaşıma
Kır düştü de dönmez oldun sevdiğim

Beller bölendi de buzlu çığlara
Samlı yel yetişti yeşil çağlara
Kırmızı kırlara, şu mor dağlara
Kar düştü de dönmez oldun sevdiğim

Döner dolanırım hep deli deli
Gülmedim vallahi gittin gideli
Dikim bağımızda ekim bedeli
Sar düştü de dönmez oldun sevdiğim

Ağırdır ayrılık Ağrı dan desem
Kan zehir oluyor zükkarı yesem
Fer yok dizde artık ardından gelsem
Yar düştü de dönmez oldun sevdiğim

İncinsede sinem etmiyor sitem
Fakat ince parmak tutmuyor hatem
Kollarıma melal, kalbime matem
Kor düştü de gelmez oldun sevdiğim

Bir değil mi ikisinin ülküsü
Bir bülbül gülüne güdermi küsü
Gönlüme feryadı figan türküsü
Zar düştü de dönmez oldun sevdiğim

Al ferik idim ben, ettin çil tavuk
Kurt girdi kalbime eyledi kovuk
Temreli tenime, buz gibi soğuk
Ter düştü de dönmez oldun sevdiğim

Düşmüşüm dağlara olmuşum deli
Vallahi gülmedim gittin gideli
Nasıl bozam bağı verdin vadeli
Bar düştü de dönmez oldun sevdiğim

Dalgalar dövdü de yara mı aldın
Zevrakın mı kırıldı yolda mı kaldın
Yoksa ki yeni bir yosma mı buldun
Yar düştü de dönmez oldun sevdiğim

Hani gelecektin binip burağı
Yakın edecektin gayet ırağı
Jale'ler yerine bomboz kırağı
Lar düştü de dönmez oldun sevdiğim



GELEMEM ARTIK

Aldı Zevraki

Yıllardan beridir etsende davet
Yollara düşüpte gelemem artık
Konsere gerekir amma icabet
Kanseri deşipte gelemem artık

Cahiller öldürdü ahil yaşattı
Kimisi dost dedi kimi taş attı
Garip gönlümüzü gurup kuşattı
Kuş gibi koşupta gelemem artık

Aklıma estikçe kesiyor kasvet
Surlar setler engel değildir fakat
Gözlerim görmüyor dizlerim sakat
Dağları aşıpta gelemem artık

Aldıda Zevrakım demiri aldı
Kurtuldu amandan ummana daldı
Müebbet muhabbet mahşere kaldı
Makbiri deşipte gelemem artık









Jale Sun

Güzeli arasam bütün ömrümle
Tükenmez hayatım belki övgünle
Şiirimle değil, amma gönlümle
En güzel gerçeği bulmuş gibiyim

Senin tatlı söyler dillerin vardır
Kerem'den de közlü hallerin vardır
Gönlünü güldüren güllerin vardır
Ben uzak bahçede kalmış gibiyim

Sence bir rüyamı, bir gerçekmiyim
Kolleksiyondamı, yoksa tekmiyim
Ağlayacakmıyım, gülecekmiyim
Bir şüphenin esiri olmuş gibiyim

DÜŞÜN

Gönlünün gözleri çevrilsin bana
Benimle süslensin hayalin düşün
Güzel gün dilerken her sabah sana
Her akşam karanlık çevremi düşün

Pembe goncalardan demeti bir gün
Bir tatlı tebessüm gibi bana sun
Hülya bahçesinde ismime uygun
Çiçekler üstünde şebnemi düşün

Bir sevgi gizlenir gülün alında
Bir hasret sezilir sazın telinde
Sevdaya kardeştir gönül dalında
Şu geniş manalı özlemi düşün

Jale Sun Karabük 1962

DÜŞÜN -Aşık Zevraki

Başında beyaz gül açtığı zaman
Bağrımdaki bağı iremi düşün
Ağzında alevler, döşünde duman
Aslı için yanan Kerem'i düşün

Behey merhametsiz, ey kanlı katil
Behey imansız, ey dinide batıl
Bulunmaz bir merhem, işlemez fitil
Yüreğe vurduğun yaramı düşün

Ey huyi harami, ey ruyi hesna
Billah değilsin canda mevcudi na
Koymadın bir iskan bila istisna
İstila ettiğin bölgemi düşün

Ne tayyare benzer nede tirene
Karışmış sislere basar sirene
Neylesin Zevraki dönmez dümene
Hasrete açılan bir gemi düşün

aa0092.jpg

SEVDİĞİM

Ruhum sana giderken, ilhamım senden gelir
Yine birkaç mısrağla sana gelmek dileyim
Arzun bozulmadıkça, gönlüm arşa yükselir
Yolumu kaybetmişim, ışık tut ki bileyim

Saadetin olmayı can gönülden dilerken
Başının derdi oldum biliyorum sevdiğim
Fakat birçok geceler dua edip sana ben
Saadet ve başarı diliyorum sevdiğim

Anlayamam hasretin niçin bu kadar derin
Peşini bırakırsam, neden artar elemin
Mektubunu boşuna beklediğim günlerin
Üzgünlüğü içinde bocalıyor kalemim

Gönlümden gelen sesi, sen de gönülden dinle
Neyi arzu edersen bana bahset sevdiğim
Pencerenin önünde yaşarım hayalinle
Dört kıtalık şiirimde beni hisset sevdiğim

Jale Sun
Karabük 1960

BAZI BAZI ARASIRA

Bir saç telen, ben kaç selam veririm
Hiç olmazsa birin al arasıra
Unutma yar beni yanar eririm
Hatırla hayale dal arasıra

Değilki, mahşerde murada ersem
Ginede razıyım rüyada görsem
Nedendir bu şiddet, bu hiddet herdem
Asma, yosma yüzün gül arasıra

Düşmanınmı oldu, o, dosdane dünler
Neden nale doldu, neşeli günler
Yeniden şadolsun şeyda bülbüller
Gönül bağlarına gel arasıra

Cemalin cezbesi candan gitmiyor
Unutsam diyorum, umut bitmiyor
Yardan esince yel zabdetmek çok zor
Kopar gözlerimden sel arasıra

Çalıyor Mevlanın mukadder zili
Her canı yakmazmı hicran menzili
Yetişde bir su ver, ya al mendili
Ecel terlerimi sil arasıra

Zevkeyleyipde bir başka diyarda
Zevraki'yi koyma zulumda, zarda
Ziyaret etmedin zalim gülzarda
Bari mezarda gör gel arasıra

DÖNEMEDİM SEVDİĞİM

Kaderim vurdu da vuslata sekte
Hep ağlattı gülemedim sevdiğim
Hakkın emri olur biz ne desek de
Bağlandı yol gelemedim sevdiğim

Feryadımı fitne felek duymadı
Ordaki pazarlık burda uymadı
Dağlar beller hiç ya eller koymadı
Allarını bilemedim sevdiğim

Zaman zay edemez zincir andımı
Zorlasa kıramaz zülfü bendimi
Lakin koptu ipte çektim kendimi
Sanma darı denemedim sevdiğim

Zevraki yemiştir hicrin tirini
Döktürdü tenimden ecel terini
Felek kesti gözün dizin ferini
Onun için dönemedim sevdiğim

İSMİ SİLİNMİŞ ŞİİR

Tatlı aşımıza, ac katmasaydın !
Ya beni, ya yari yaratmasaydın,
Ayırdın, yakdın yarab ! hadi neyse
Hiç olmazsa daha yaşatmasaydın !

Çabuk bul getir ! ey rizayı bari*
Nettin neyledinse o nazlı yari
Razıydım bir yerde koysaydım bari
Dağların ardına tek atmasaydın

Yaktı bu canımı, hicran kırbacı
Ya kardeş olsaydı* yada bir bacı
Yahut demeseydin yarda ilacı
Yada ağzımdan kan yürütmeseydin

Bu mükevvenatı sen neye kurdun
Sahibi değilsin madem bu yurdun
Ölümü hak, hatta takdir buyurdun
N'olur ayrılıkla çürütmeseydin

AYRILIK

Gerçek mi sevdiğim köye dönüşün
Hastamı sağ mısın bilemiyorum
İçime yağan şu hasretle düşün
Ağlayamıyorum gülemiyorum

Şiirim, şairim eşsiz aşığım
Gönlüme sarılmış mor sarmaşığım
Gidince sönecek her bir ışığım
Bir türlü teselli bulamıyorum

Bu kadar külfete girişmek neye
Kalbin ve şiirin makbul hediye
Başka bir yarin var silanda diye
Ne çare peşinden gelemiyorum
Jale Sun

SEVDİĞİM

At mantonu sırtına
Tak gidelim sevdiğim
Çıkmadan bir fırtına
Kalk gidelim sevdiğim

Alma çember tülünden
Birşey koyma gönlünden
Yük istemem elimden
Tut gidelim sevdiğim

Bizde yok naylon gezme
Bele uyar örük dizme
Ayağına körük çizme
Çek gidelim sevdiğim

Kar kürkü giy kar kürkü
Bizim dağlar der türkü
Mal mülkü Karabük'ü
Sat gidelim sevdiğim

Aşalım dağı öte
Yaylada yata yata
Turna gibi öte öte
Kuş gidelim sevdiğim

Dağdan kurt yer ademi
Belden gitsek harami
Yayladan kar çiğdemi
Der gidelim sevdiğim

Göğüs gerdim ölüme
Etseler lime lime
Gel elini elime
Ver gidelim sevdiğim

Arkada mı önde mi
Salla servi endamı
Başta aşkın şamdanı
Yak gidelim sevdiğim

Ne yamanda ulusun
Derya gibi dolusun
Şimşek mi bulut musun
Çak gidelim sevdiğim

Akif düştü ne hale
İnsaf nerde a Jale
Başına yeşil vale
Sar gidelim sevdiğim

sonraki sayfa

tema_1.jpg