|
GİBİYİM
Tükenmek bilmeyen derdin elinden
Tıpkı yanıp tüten dağlar gibiyim
Aşkın ateşinden tufan yelinden
Tavada eriyen yağlar gibiyim
Alem zevk ü sefa bir alem arar
Ben ise kılmışım elemde karar
Kendi dölüm kendi dalımı kırar
Direksiz desteksiz bağlar gibiyim
N'olacak böyle hicranla hep yan yan
Gönlümüz büryandır gözümüz giryan
El sanır ki hepde gülüp oynayan
Gamsız kasavetsiz sağlar gibiyim
Bülbülün feryadı fezayı deler
Kül kesilirdi gül duysaydı eğer
Zor ile güzellik olmazmış meğer
Gülsemde ben yine ağlar gibiyim
Başım kar bağrım kor sıcak mı sıcak
Korkarım ya dağ yada bağ kopacak
Yel çalsa gün değse hemen uçacak
Çıplak dağlardaki çığlar gibiyim
Zevraki'ye zar ile nale
Laleye yakışır üstünde Jale
Gönlüm bir göldürde gözüm şelale
Yaz güz gece gündüz çağlar gibiyim
VERİR Mİ
Çıkıpda çınarın burcuna çökse
Yinede ağaçtan sayılmaz ökse
Bir kargaki yetmiş türlü dil dökse
Ol bülbülün sedasını verir mi
Ben yalansam, doğru söyle dostum sen
Türlü çeşit çeşni reyha ekletsen
Şarap misali mahsende bekletsen
Pekmez, balın gıdasını verir mi
Gören erler yanıp tütüp erise
Bir saç teli bin tümeni sürüse
Huri kızlar hazlı, sazlı yürüse
Nazlı yarin edasını verir mi
Aşık Zevraki der gelmeyiz dize
Nanca atıp ganca taksalar bize
Yüzbin çeşit çiçek bassalar beze
Rengi gülün reyhasını verir mi
KALIR
Nevbaharın döner borana kışa
Bozaran bağda gülmü kalır kuş mu kalır
Beyaz kar yağınca o kara başa
Güzel yüzünde göz mü kalır kaş mı kalır
Batmasa da mülkünde güneş ile tan
Olsan dahi dehre en ulu sultan
Virane dönecek vücudu vatan
Mezarda naş mı kalır, taş mı kalır
Başıma esince bağrımı deler
Hani ya o, eski erler nerdeler
Sinmiş pehlivanlar, inmiş perdeler
Ringde bir tuşmu kalır, başmı kalır
Zevraki der: gelir ya geç, ya erken
Kimse övünmesin hiç ölüm varken
Yığılır yılanlar, dağılır erkan
Yanında dost mu kalır, eş mi kalır
NEYE GELDİM
Önü feryat, sonu heyhat
Neye geldim bu dünyaya
Haybeye mi bunca hayat
Neye geldim bu dünyaya
Önce yala, avut, uyut
Sonradanda bizi ye yut
Cennet midir yoksa umut
Neye geldim bu dünyaya
Ders sillesini ters vurur
Ağlama der, hep susturur
Gam yedirir, kan kusturur
Neye geldim bu dünyaya
Kuruluşu kavga ile
Kabil'de vurdu Habil'e
Hepsi yalan, hepsi hile
Neye geldim bu dünyaya
Ey dedemin deli kızı
Zevrak için çektin sızı
Doğmadan, boğaydın bizi
Neye geldim bu dünyaya
YOĞUMUŞ
Kuş gibi kavuşduk boranlı kışa
Bahardan, yazdanda fayda yoğumuş
Ömrün sonu çıkar çabucak boşa
Çokdanda, azdanda fayda yoğumuş
Kazan gibi dolduk, taşdık kaynadık
Kocalığı hiç hesaba katmadık
Yedik, içdik, çaldık, güldük oynadık
Cazdanda, sazdanda fayda yoğumuş
Özüme gelsin kadan, belan derdi
Kolda bir yavuklu, yolda yaverdi
Zülal, zükkar deyi zehiri verdi
Özdende sözdende fayda yoğumuş
Eşden, dostdan desek eriyor sona
Mala mülke kanıp -dost deme- ona
Bezdi bizden evlat, bindik bastona
Oğuldan, kızdanda fayda yoğumuş
Varamadan yare yorulup yattı
Daha gitmem deyip dizler dayattı
Buğu sanıp sisi, buluda battı
Gözdende, dizdende fayda yoğumuş
Ne kardeşi kalır, ne dostu eşi
Padişah olsada dağılır peşi
Fer vermez kabire, feza güneşi
-Lambadan-, gazdanda fayda yoğumuş
Üzüldü ipek, şal, süzüldü seten
Geriye daha ne kaldı ki zaten
Zevrak derki olduk bir kirli keten
Basmadan, bezdende fayda yoğumuş
İHTİYARLIK
Zeka zayıfladı, zihin bunaldı
Tahassür tak dedi takat yetmiyor
Yaşımı sorarsan, yüzü dolandı
Nabız seyreldide normal atmıyor
Pertimiz kilimdir, sırtımız keçe
Götüm zurna çalar, göğsüm kemençe
Vah gençliğim eyvah geçtin hemence
Ömür tükendiya, umur bitmiyor
Yetmişe rahmet okuttu, yüz moruk
Ökşürüğe kattı, birde osuruk
İş bitmiş, kuş gitmiş, kafeste buruk
Gül hasta, bağ yasta, bülbül ötmüyor
Dünyada bir Zevrak varımış derler
Nice bin Zalları yemiştir yerler
Çalışmıyor çarklar, paslanmış perler
Boşandı barajlar seller akmıyor
KOCALIK
Boşa harcamışım o, sağ günleri
Bir dağ gibi başa çöktü kocalık
Desem geri dönmez demli dünleri
Kem ile belimi büktü kocalık
Beş para etmezmiş padişah tacı
Bin taca vermezdim ben bir tel saçı
Birdenbire vurdu bir acı sancı
İnci dişlerimi döktü kocalık
Şu gençlik dediğin nede dönekdi
Tutup yularımdan peşinden çekdi
Getirip bir dara başından ekdi
Ömrümü günümü söktü kocalık
Yaptığı haklı benim gibi safa
Ah bu akılsız, beyinsiz kafa
Kandırıp beni bir nafile lafa
Nallarımı göğe dikti kocalık
Güneş oldum, yıldız oldum, ay oldum
Parelendimde ben hep pay pay oldum
Zevraki der ; zayıf düşdüm zay oldum
Anamı, sinemi sıktı kocalık
|