Aşık Zevraki Divanı Anasayfa | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 |35 | 36 | 37 | 38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44 | 45 | 46 | Özgeçmiş - İçindekiler | Açıklamalar-Sizden Gelenler | Anılar

35

BENİ

Sabır ver ki savunayım
Cilven ile üzme beni
Hayalinle avunayım
Cemalinle ezme beni

Habisini bütün derdin
Hepisini bana verdin
Karşısında bir namerdin
El açtırıp büzme beni

Alnım açık yüzüm aktır
El malında gözüm yoktur
Yarab belki çöpüm çoktur
İnce'lekten süzme beni

Kutnu kumaş ipek ne ki
Öyle narin bir sinek ki
Dür hoştur ya dişler belki
Yar döşüne dizme beni

Kol istemem bir yiğitte
Tırnak eyle uyuz itte
Ne edersen yalnız et de
Hak bezminde bozma beni

Şöhret değil midir adı
Öte attım it almadı
Süleyman'a da kalmadı
Mühür edip kazma beni

Uygar olmak hoş ve lakin
Uyanmazsa uzayda kin
Ruyi çiçek huyu çirkin
Bir yosmaya yazma beni

Verdiğini al da tekmil
İstersen gözüme çek mil
Yeter ki künyede kamil
Defterinden çizme beni

Ne vebalsiz ne veballi
Müşrik mümin orta halli
Zevraki'yem bir zavallı
Zülüfünden çözme beni

HİÇ

Emir kılıçtan mı baştan mı bilmem
Bayılan taassup ayılır mı hiç
İçten midir acep dıştan mı bilmem
Bir post için dosta kıyılır mı hiç

İnsanda olur mu tabii tafra
Kimisi sofudur kimisi softa
Kurtlar kurmuş koyun kuzulu sofra
İt olmayınca et yeyilir mi hiç

Görülmüş müdür böyle us böyle his
Azılı ayıdan ademi teşhis
Habise has derler pırlantaya pis
Elyas ile elmas oyulur mu hiç

Gamdır garip aşıkların gıdası
Gaddarlıktır zalimlerin modası
Bülbülü susturur karga sedası
Kuyruklu buyruğa uyulur mu hiç

Yanmışız amansız zulmün oduna
Zevraki'nin zarı amme adına
Amma ki atılır kulak ardına
Fakirin feryadı duyulur mu hiç

hkilic118.jpg

AYRILIK

Gözyaşım inci inci
Kalbim kana boyanmış
Kavuşmanın sevinci
Gelip geçer bir anmış

Sustu bülbül soldu gül
Yandı yürek oldu kül
Saray sandığım gönül
Meğer ki bir viranmış

Gam çöktü üzerime
Ateş düştü serime
Sabah benim yerime
Acı bir his uyanmış

Belli olmaz üzden ama
Özden kanar batmış kama
Vücut olmuş Fujiyama
Sanırsın ki yeni yanmış

Ne zıpkındır ne kanca
Zevrakı yaktı anca
Ayrılık bir tabanca
Ta kalbime dayanmış

ÇIKAR

Pehlivanlık hep nisbidir
Boş meydandan tuş mu çıkar
Güreş bir kârı kisbidir
Her kispetten baş mı çıkar

Irmak aksa, ahmak baksa
Tembel tınmaz, teni koksa
Kulda şayi gayret yoksa
Kuru taştan aş mı çıkar

Zevraki şaşmaz, el şaşsa
Gövde varıp göğü aşsa
Gönül gölü kurumuşsa
Ölü gözden yaş mı çıkar

DAYANMAZ

Yelden yürük olur şu gönül atı
Dağ dürülür, yel yılar, yol dayanmaz
Ateşden yamanmış aşkın savleti
Kalp alışır, ten tüter, kul dayanmaz

İster pirdivan ol, ister nevcivan
İsretse hükmünde olsun şu cihan
Yahut olsan Ali gibi pehlivan
Bu zorba zırh kalkan, el, kol dayanmaz

Ne sihhatin kalır, ne sabır, sürur
Avlayıp ansızın alnından vurur
Sam yelleri gibi seni savurur
Bel büker, kök kütüler, dal dayanmaz

Matemi, melali, gamı, merakı
Hiç kareylemezki zarı, firakı
Aşka netsin başka Aşık Zevraki
Bu haydan halat kopar, hal dayanmaz

1986.jpg

OLUR

Zaman seli coşar taşar köpürür
Tepende tipisi bir tufan olur
Köprüyü möprüyü siler süpürür
Temeli tarihi hep talan olur

Derdin sayısı yok çayırda çimde
Deryaları dersen o da içimde
İnanmazsan gel bu ummanda çimde
Sanmaki sözümde bir yalan olur

Dönüp kurmak için orda obamız
Gurbete çıkmıştır adem babamız
Boş çıkmazsa eğer burada çabamız
Selah için cennet hoş silan olur

Zevraki lafının yokdur hilafı
Buğday deyu satmam safi yulafı
Sahiyi, sahteyi anlar sarrafı
Belki çıkıp binde bir alan olur

MEVLAM

Silahımız yokdur belde
Azığımız hiçdir elde
Koyma bizi kuru çölde
Kırma beni kadir mevlam

Yarı değil, tüm tamını
Gönder gelsin ilhamını
Olgun eyle bu ham'ını
Kırma beni kadir mevlam

Cem'i esrar bende nihan
Muzlim, meçhul beden cihan
Dut ... olsun ayan
Kırma beni kadir mevlam

Birliğine ettim ikrar
Binbir türlü hikmetin var
Bir sırrını eyle izhar
Kırma beni kadir mevlam

Bükülmez ki kolum gürbüz
Tekerlenmem yolum dümdüz
Koştur beni gece cündüz
Kırma beni kadir mevlam

Akif der; sapmam andolsun
Müslümanız biz hamdolsun
Aç kalbimi aşkın dolsun
Kırma beni kadir mevlam

gemi_1.jpg

ŞU BENİM GÖNLÜM

Bir yar vermiştir bana yaradan
Bine raz' olmaz şu benim gönlüm
Döşler kardandır kaşlar karadan
Gine raz'olmaz şu benim gönlüm

Cimri de değil diyesin cimri
Bilir ki hakkın cömertlik emri
Bir yara verir bin yıllık ömrü
Ölse de almaz şu benim gönlüm

Kah kafir olur kisrayı geçer
Kah kafurun kah kevseri içer
Hançeresine dayansa hançer
Havf edip yılmaz şu benim gönlüm

Bahçe bağını boz seller bassa
Dalı budağını baltalar kesse
Dört bir bucağında sam yeller esse
Sararıp da solmaz şu benim gönlüm

Dığa mı dığa dayı mı dayı
Kazanır daim en zor davayı
Geçer hümayı uçar havai
Alçağa konmaz şu benim gönlüm

Çıkar göklere berkleri çakar
İner yerlere bentleri yıkar
Bunca bahirler bağrına akar
Taşıp da dolmaz şu benim gönlüm

Tart olduk kinden düştük tahrete
Geçtik dünyadan döndük ahrete
Dalmışız dostla derin sohbete
Top atsan duymaz şu benim gönlüm

Gönül nedir bu güzellik sende
Gülde görmedim ben bu desende
Zevraki o yar akla esende
Dövsen de dönmez şu benim gönlüm

Sözüm koyuna sanki kavaldır*
Zilal olsanda sonun zevaldir
Zevrak der ya rab ne obur haldır
Dostlara doymaz şu benim gönlüm

YA RABBİ

Birkaç ricam vardır sadece senden
Çok istemem azdan etme yarabbi
Tatlı canım alda bu dertli tenden
İki gözden dizden etme yarabbi

Zamanın zevatı dönmüş zıpzıpa
Eşek yoldan çıksa sapmaz mı sıpa
Haktan sapanların hakkıdır sopa
Doğru yolda izden etme yarabbi

Zevraki kötü derken küfrün fendine
Kendin düşme sakın kar kemendine
Yüz define değmez bir boz kefine
Üç beş arşın bezden etme yarabbi

OLMUYOR Kİ

Ne naşadım, nede şadım
Aklım fikrim almıyorki
Yetmiş yıldır boş yaşadım
Dipsiz desti dolmuyorki

El desede vakit çok er
Sen kararını çabuk ver
An be an gidiyor nur, fer
Gün yerinde kalmıyorki

Heç geçmesin dersen huşu
Geç açandır gülün hoşu
Ümit kessin gönül kuşu
Güman gülü solmuyorki

Zevraki der ey Dostum ey
Üç tekrarı Napolyon bey
İnsanlıkta lazım her şey
Para ile olmuyorki

BAK

Can yükünü çekmek için
Cefaya bak, cezaya bak
Bir lokmacık ekmek için
Kavgaya bak, nizaya bak

Gerek habis, gerek haki
Her ne olmuş ise vaki
Mukadderdir mutlaka ki
Kadere bak, kazaya bak

Lokman idi hekimbaşı
Yüz demeden öldü yaşı
Canı uçmuş, nerde naşı
Maziye bak, mezaya bak

Hayat birdir, hücre iki
Olmaz asla türün teki
Tek Tanrıdır mutlaka ki
Aksama bak, azaya bak

Ey Zevraki çark edersin
Perler durur park edersin
Serverini fark edersin
Fıtrata bak, fezaya bak

yunuz_11.jpg

ABDAL

Eğer ki maksudu mahbuba
Varamadınsa ey apdal
Ne şekva edersin şuna, buna
Hakikattan hoşdur hayale dal

Arası açılmışda yazman
Ahu zarı başlar baharman
Gülün umurundamıdır bülbül
Ah edermiydi olmasa apdal

YOKDUR

Kırklar ile badeleştik
Çıkdık arşa inme yokdur...
Sözler verdik... vadeleştik
Tap..k* haşa dönme yokdur...

Nuşedince bütün aza
Başladılar hep avaza !...
Nale değil, narmış haza
Soğyup asla sönme yokdur...

Gezdim göğü gördüm kat kat
Her katında, yüzbin hilkat...
Gördüklerim hep...hakikat,
Hayal, hülya, sanma yokdur.

Eğer dersen; "sözün hata"
"Neyle gittin yedi kata?
Madema ki, eşek, ata,
Yahut kuşa binme yokdur...

Madde hiçdir, manaya bak !
Ruh istemez el ve ayak,
Aç gözünü, fezaya bak !
Bunda boşa kanma yokdur.

Ademdedir her meleke...
Biri bedel bin meleğe
Ne mevkiye, ne mesleğe
Boşa, başa konma yokdur.

Akif der ki; o başbuğa
Bağlanınca bir buyruğa
Hacet ne kanat kuyruğa ?
Kulda kuşa dönme yokdur.

sonraki sayfa

004da__ve__i_ek.jpg