|
KARA KADER
Ödül vermez övüneyim
Kara kader zalim kader
Öldürmez hep dövüneyim
Kara kader zalim kader
Ne mal istedim ne de ün
Nedir derdin nedir öcün
Sırf bana mı yeter gücün
Kara kader zalim kader
Duman gibi gelip kondun
Ağ başımı dağ mı sandın
Yara dedin nara saldın
Kara kader zalim kader
Sarılıp sefa mı sürdüm
Yar yar deyip boşa ürdüm
Çölden deveni mi sürdüm
Kara kader zalim kader
KALDI
Sarhoş der beni bilmeyen
Ser mi kaldı, hoş mu kaldı
Garip başıma gelmeyen
Hal mı kaldı, iş mi kaldı
Küller bile bitti közde
Korum uçtu kuru sözde
Baharda geçti, son güzde
Yaz mı kaldı, kış mı kaldı
İmrenirken bana alem
Astı iş güç, bastı elem
Gören derdi çekmiş kalem
Kaş mı kaldı, göz mü kaldı
Övünme ki ölüm varken
Geç sandığın gelir erken
Doğdu, battı dört, beş derken
Dost mu kaldı, eş mi kaldı
Dolmuş da zar Zevraki'ye
Dolanır dost diye diye
Kam bitti, gam yiye yiye
Aş mı kaldı, diş mi kaldı
KALIR
Solar gider rengi simin
Göz mü kalır yüz mü kalır
Dönüşü yok bu mevsimin
Yaz mı kalır güz mü kalır
Yaş yetmişini aşınca
Düşünde bak ince ince
Kor bedene kar düşünce
Kül mü kalır köz mü kalır
Düz alına sıra dağlar
Dizilince başa ağlar
Sapar dostlar kopar bağlar
Saz mı kalır söz mü kalır
Yıldız olsan yedi katta
Yer gök senin olsa hatta
Eşsiz dostsuz bir hayatta
Tad mı kalır tuz mu kalır
Bin yaşasa birdir bilki
Aslan gönül olmaz tilki
O genç dinç gövdeden gelki
İz mi kalır öz mü kalır
Ne yazar olsa yürekte
Fer bitmişse er bilekte
Bayatlamış bir börekte
Tad mı kalır tuz mu kalır
Boşa koştuk bile bile
Seksen sene getti sele
Erir gider dağlar bile
Kar mı kalır buz mu kalır
Ey Zevraki olsanda Zal
Boşlar ziya başlar zeval
Oynayacak elde bir hal
Kızmı kalır koz kalır
SEVDİĞİM
Böylemiydi senen bizim ahtımız
Vaadinden vaz mı geçtin sevdiğim
Neden böyle kara çıktı ahtımız
Yoksa başka yarmı seçtin sevdiğim
Eza oldu cana ezel evrakın
Ezici okların ettikçe akın
Ne kadar su serpsem sönmüyor aşkın
Abu hayattan mı içtin sevdiğim
Acem ülkesini bütün İran'ı
Verseler de vermem sennen bir anı
Vücudum şehrine verdi şivanı
Şiirine şirk mi saçtın sevdiğim
Mümkündür ya yıldırımla yarışmak
Amma kabil değil ufka erişmek
Mahşere mi kaldı yoksa görüşmek
Ulu ukbaya mı uçtun sevdiğim
Sana atılan ok hep bana gelsin
Zaten bin yaram var bir daha gelsin
Bir burgusun ki bin bize bedelsin
Torna tezgahı mı açtın sevdiğim
Aşık Zevraki der ağlattın anamı
Sana mı yanayım yoksa bana mı
Sivas'a mı Silvan'a mı Van'a mı
Yoksa göklere mi göçtün sevdiğim
BACIM
Tesadüf etmiştim saray yolunda
Tayelerin vardı sağı, solunda
Sallanışın yoktu süslü sülünde
Naz ile sağladın yaremi bacım
Eşim dostum yokki dertleşem varıp
Sima garip, sema garip, yer garip
Yanıyor yüreğim, ciğer müzdarip
Tuz ile bağladın yaremi bacım
Cemalinde gizli iksiri camın
Baştan belli idi işin encamın
Jale'me benziyor ince endamın
Göz ile tığladın yaremi bacım
Zevrak'ın ufkunu bürümüş elem
Kitlenmiş dudağı eylemez kelam
Almadın sevdiğim verdimde selam
Söz ile dağladın yaremi bacım
SENİ
Bir daha geriye gelmezki o gün
Kapana koymuşken kaçırdım seni
Döğün ey divane boş başım döğün
Umutla bekleyip uçurdum seni
Yetmişli, seksenli yahşi yaşımda
Seksi sofra kurdum sana döşümde
Dün geceki o şahane düşümde
Şehveti şarapdan içirdim seni
Deyip baykuş gibi tüne ha tüne
Ambargo koydun ... ...
Zevraki der, daha geriye ne kaldı ne
Elden geçirmeden göçürdüm seni
SEVDİĞİM*
Telef etsedeki aşki ..narın
Terketme yine sen, beni sevdiğim
Burcu burcu tüter teninde terin
Sarhoş etti beni heman sevdiğim
Dokun eskidirya kokun taptaze
Dudağın şaraptır, buhağın meze
Bal desemde boş, hal bilmeze
Mezen meyindende yaman sevdiğim
Aşık Zevraki vallah billahi der
Mis kokar oturduğun miskin minder
Meşkime meşale aşkıma önder
Sevdan serde sanki duman sevdiğim
SEVDİĞİM
Nolur biraz kaldır perçem peçeni
Mah yüzünden mahrum kaldım sevdiğim
Bekleye bekleye serkeş geceni
Serhoşlara serdar oldum sevdiğim
Eritirsin nası, demiri taşı
Nasıl dayansınki bağrımın başı
Gövdemi götürür gözümün yaşı
Derin deryalara daldım sevdiğim
Zevrki der yara kulluktur arzum
Tarzan olsam dahi değişmez tarzım
Taşa geçti döşe geçmez niyazım
Ben, seni settara saldım sevdiğim
BEN OLAYDIM
Narlı ufuklara dalıp bakarken
Nurlu elinden tutan ben olaydım
Cildinin alevi canı yakarken
Sarılıp yanan yatan ben olaydım
Taş olsan dahi eylememki terk
Hatta olsan bile Polatdan da perk
O, bakir bağını eyleyipde herk
İlk harosunu söken ben olaydım
Geçti artık beni ırak, yakında
Göremezsin rüya gibi uykunda
Aşık Zevraki der senin ufkunda
Gün gibi doğup, batan ben olaydım
SEVDİĞİM
Ömrümü günümü bütün sen aldın
Daha ne istersin benden sevdiğim
Aklımı çaldında, çöllere saldın
Daha ne istersin benden sevdiğim
Dilimden düşmez bir saniye adın
Ben yar, yar dedikçe, sen ıradın
Vardın bir murdara oldu muradın
Daha ne istersin benden sevdiğim
Ezdin Zevraki'yi de, gezdin elle
Bu nasıl hiledir, bu nasıl sille
Hemi elle dövdün, hemide dille
Daha ne istersin benden sevdiğim
EY YAR
Güneşmi, yıldızmı, yoksa ay mısın
Allarına kurban olduğum ey yar
Haber gelmez hastamısın, eymisin
Hallarına kurban olduğum ey yar
Üçüde çok güçtür hep teker, teker
Aşk sürer, sevdan çöker, siman çeker
Şulen şemsi nurdur, şivende şeker
Dillerine kurban olduğum ey yar
Ne kovan avler, ne kurtulur kaçan
Niçin hayladın cayacakdın haçan
Göğsün bağında miskü amber saçan
Güllerine kurban olduğum ey yar
Aşık Zevraki'yi yakarsın nice
Bakarsın daima gencile dince
O, nazlı, o, narin bedende ince
Bellerine kurban olduğum ey yar
KARA KIZA SARI SAÇ
... .... eski havası sönmüş
Siyah saç boyanır mı hiç sarıya
Huri melek iken meleze dönmüş
Güzelliği düşmüş yarı yarıya
Nasıl kıydın tanrı taktığı taça
Kara kaş uymuş mu hiç sarı saça
Yüzbinemi boyatmış bilmem kaça
Üstelik parada gitmiş arıya
Zevrak der zevkle yaratmış hüdası
Yere batsın madamların modası
Ne endamı kalmış, ne de edası
Tıpkı dönmüş bizim koca karıya
BEN SENİ
Bir sihirmi yaptın bana, büyümü
Hiç sezemedim ben seni sevdiğim
Çelikten çetinmiş donun düğümü
Çözemedim ki ben seni sevdiğim
Sende olsa idi, bendeki istek
Vuramazdın asla ... köstek
Dudak bardağından badeni tek tek
Sarıp seni süzemedim sevdiğim
Sakın sanma, Zevraki seni kınar
Demek ki kurumuş kaynakdan pınar
Koynunda kalmıştır iki kokmuş nar
Düzemedim hiç ben seni sevdiğim
DEYU
Tövbe ettim ben bakmam kızlara
Bu toy gözümü tavlarlar deyu
Asla yaklaşmam o hırsızlara
Tezen gönlümü avlarlar deyu
Kuramam pusu kovamam ki peş
Yolumuz yokuş yaşımız kırkbeş
Sonra duyarda yaran ile eş
Zemmedip bizi kınarlar deyu
Akif yok yere çalma ki çenge
Cevheri olan buyurur cenge
Mana vurulmaz maddi mehenge
Merdi meydanda sınarlar deyu
KALDIN
Dinlemez garibi baştan ekenler
Doğru söylesende, eğri çekerler
Yetmezmi çektiğin çetin çileler
Bağlanıp yoksa bir periyemi kaldın
Bin defa ararsın bir kısa günde
Yavrum koydun beni ah ile ünde
Düğüne derneğe giderdin önde
Sohbetlerde safda geriyemi kaldın
Dünyayı bir pula alıp satmazdın
Vuramadığın kuşa taş atmazdın
Değme döşeklere düşüp yatmazdın
Gamlı yorganları bürüyemi kaldın
Köşküne sererdin acem halıyı
Kondururdun kaymakamı valiyi
Beğenmezdin daldaki şeftaliyi
Haldeki çeriğe, çürüğemi kaldın
Sim çivi çakardın düldül nalına
Konmaz idin her bir gülün dalına
Tenezzül etmezdin oğul balına
Ellerin yalına duruyamı kaldın
Senin sevdiceğin hurdir huri
Güneşi gölgeler yüzünün nuri
Bozulmamış bağı, bütündür narı
Bir dişlenmiş yenmiş yarıyamı kaldın
Sana senden evvel ermeyeni
Sevme sakın seni sevmeyeni
Sevdaya mı düştün yeni yeni
Takipsiz, takatsız yarayamı kaldın
Durma Akif seher vakti sar yükü
Ne beklersin ayol? Şu Karabük'ü
Koydun burada bunca malı mülkü
Arada üçbeşyüz lirayamı kaldın
|