Aşık Zevraki Divanı Anasayfa | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 |38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44 | 45 | 46 | Özgeçmiş - İçindekiler | Açıklamalar-Sizden Gelenler | Anılar

38

euphydryas_aurina.jpg

GÖNLÜMDÜR

Ayak bastığın bölge
Bil ki benim gönlümdür
Ardından gelen gölge
Bil ki benim gönlümdür

Ne kalp senden geçecek
Ne başka yar seçecek
Bahçende solan çiçek
Bil ki benim gönlümdür

Yanarsın ince ince
Yatağına girince
Üstünü örten gece
Bil ki benim gönlümdür

Bu ruhum seni sever
Ruy-inden bir buse ver
Göz açtığın her seher
Bil ki benim gönlümdür

Zevrak der ki ey peri
Pist eyledin sen beni
Pervazına park yeri
Bil ki benim gönlümdür

BENİM

İnan ki meydan okurdum cihana
Kılıç hiç gelirdi kılıma benim
Daha varamadan o sıcak hana
Buzlu tuzak kurdun yoluma benim

Zülfün bedeldir yüzbin zülfikara
Ne nara benzersin ne buzlu kara
Battın bağrıma da düşürdün zara
Acımadın zalim halıma benim

Bunca yük revamıdır ince raya
Kervan edip beni verdin kiraya
Kisb-i karımda hep gitti araya
Haciz koydun veciz malıma benim

NEDEN

Sormak ayıp olmasın ya
Sararıp soluşun neden
Seni de mi yıktı dünya
Yanıp da, sönüşün neden

Düşünsene sen bir kere
Yakışır mı yalan ere
Söz verip de birden bire
Geriye dönüşün neden

Beyaz adım yağız ettin
Ağızlara sakız ettin
Çürüttün de çöpe attın
Zevrakı satışın neden

cicek_koprugoren_02.jpg

NAZLI YARİM

Patronların pazarında
Kul olmuşsun nazlı yarim
Pırlantaydın nazarımda
Pul olmuşsun nazlı yarim

Neyidin sen, be dostum sen
Nakışındı nefes kesen
Çuha iken desen desen
Çul olmuşsun nazlı yarim

Hem ustandım hem çıraktım
Ne bir toz, ne iz bıraktım
Taze tıfıl kız bıraktım
Dul olmuşsun nazlı yarim

Zülfündeki zarif telden
Esirgerdim esen yelden
Kervan geçmiş ince belden
Yol olmuşsun nazlı yarim

Toplamıştım tekden tekden
Dağdan belden bin çiçekten
Zağ bal idin sen gerçekten
Yal olmuşsun nazlı yarim

Cem bezminde safa çektik
Dem eyledik kafa çektik
Gafını ne bilecektik
El olmuşsun nazlı yarim

Artık ne artar ne örter
Sakın sanma daha biter
Aynak kuşundan da beter
Kel olmuşsun nazlı yarim

Hazlı haber Aziz'den al
Tuzlu derya Mahmut Erdal
Tatlısu'yun dibine dal
Çöl olmuşsun nazlı yarim

Zevraki değildir yobaz
Hür söz verir bizlere haz
Korkma ne yazarsan yaz
Lal olmuşsun nazlı yarim

tema5.jpg

BENİ

Ben bir cevher isem, gerdanın mehenk
Sarda taş döşüne sürt yesin beni
Kelekmiş meğer sandığım melek
Mert olsunda, varsın sert yesin beni

Bilmem adil, bilmem zalim züpbeyle
Yarim zifaf olmuş bir başka beyle
Nidem yaşamayı ben bundan böyle
Düşsünde derune dert yesin beni

Zevraki der döşüm muhtaçtır eme
Lakin başım gelmez yulara, geme
Köle olmaktansa kör köpeklere
Düşeyim dağlara kurt yesin beni

MİSİN

Dilimden düşmezsin birdem
Duamısın dilekmisin
Sensiz yer yok nere gidem
Fizanmısın, felekmisin

Ne uyursun, ne dalarsın
Aklım fikrim kurdalarsın
Derunumu çalkalarsın
Deryamısın, gölekmisin

Zevraki der zay akılım
Ne hocam var ne okulum
Mest bakışlım mis kokulum
Hurimisin, melekmisin

HİLAL HANIM'A

Şemsi nura benzer cemal
Yakışmıyor celal sana
At bu gamı gel deme dal
Yaraşmıyor melal sana

Ağar kara zaman ağar
Arslanı boğamaz zağar
Tüm güneşler senden doğar
Peyktir zühre zülal sana

Meşkin mürşit aşkın gavur
İster kurtar ister kavur
El kandırmazsa dille vur
Kanım katlim helal sana

Hiç sönmez haşredek ta ki
Sensin ruhumun revnaki
Nice bin Aşık Zevraki
Kurban olsun Hilal sana

SEN BENİ

Merhametsiz aşkına
Mecbur ettin sen beni
Kastın ne bu düşküne
Mecruh ettin sen beni

Yaşın, yolun sulasın
Araki kulun bulasın
Ölmezsinki kurtulasın
Mecnun ettin sen beni

Özün hınzır keleğe
Yüzün benzer meleğe
Pes demezken, pis feleğe
Mağlup ettin sen beni

Zevrak der sır mı verdim
Bağ basıp barmı derdim
Al yapıp, dalmı kırdım
Merdut ettin sen beni

DOSTUM

Dertlerim bin değil, bir değil
Sayılmaz ki, sayasın dostum
Dillere sığacak sır değil
Deyilmez ki, diyesin dostum

Vefa işidir, cefa çekmek
Biçmek için gerekdir ekmek
Lakin, hicran, icrandan gömlek
Geyilmez ki, giyesin dostum

Peri değil, pençe takasın
Huri değil bezip bıkasın
Bakdıkcada gelir bakasın
Doyulmaz ki, doyasın dostum

Ey zalim yar, ey zülfü berdar
Dehri ettin Zevraki'ye dar
Yetmiş yıl zorladım kıl kadar
Eğilmez ki, eğesin dostum

GİTTİN

Böylemiydi sennen bizim sözümüz
Kapıyı üstüme çektinde gittin
Hüsnüne doymadan hasret gözümüz
Gül çehreni çatıp çıktında gittin

Nöbete dikersin bi hudut gibi
Sarhoş ettin düştüm hem de dut gibi
Evim oldu tıpkı bir tabut gibi
Çiviyi kapağa çaktın da gittin

Ambargo koymuşken benli boynuna
Kolay mıdır girmek yarin koynuna
Hasret koyup Zevraki'yi aynına
Zülfü kemendini taktında gittin

NEDEN

Haberin gelirdi hafta geçmeden
Aylarca arayı açtığın neden
Duramazdın her derdini açmadan
Bağrına kara taş bastığın neden

Kalbim ebediyen senindir derdin
Beni benden fazla anlar severdin
Bana tatlı tatlı diller dökerdin
A benim bülbülüm sustuğun neden

Sevgiyi hasreti sabra ekledim
Yıllarca yolunu böyle bekledim
Seni incitecek bir şey mi dedim
Selamı sabahı kestiğin neden

Bir zamanlar şimşek gibi çakıp da
Çağlayanlar gibi ruha akıp da
Zevraki zeminde yakıp yıkıp da
Şimdi zirvelerde estiğin neden

OLDU

Eridi etlerim, güverdi derim
İnceldi kollarım birer kıl oldu
Uzadı saniyem, saatim günüm
Her birisi bitmez birer yıl oldu

Karabük'te koydum şahı maralı
Baykuş kondu başa, şahin yaralı
Yakın muhabbetim düştü aralı
Coştu çeşmim çayı taştı sel oldu

Ne her saatte, günde, ayda nede
Razıyım görseydim bir kez senede
Bir can gibi iken iki sinede
Koynumda kokan gül, şimdi el oldu

Yazsam dertlerimin hepsini bir bir
Vallahi almaz bu kitabı kebir
Figanlı sadakat, dikenli sabır
Siyah şakağımda beyaz gül oldu

BENZERSİN

Gönlüne mi batmış hicran hançeri
Göz yaşınla kızıl kana benzersin
Bir derdin mi var içerden içeri
Hali perişanla bana benzersin

Bu ağır ağrında nedir acep ne
Böhtan mı bindi ki hicran üstüne
Tıpkı ah narı çökmüş mah çehrene
Taze tüluğ etmiş tana benzersin

Bağladın gönlümü zülfü telinle
Dağladın Zevrakı aşkı yelinle
Közü sönmüş küle dönmüş halinle
Keşiş kızı Aslı Han!a benzersin

KARA BAHTIM

Bilmem acep neden gülmez
Kara bahtım, kara bahtım
Yalvarırım yola gelmez
Kara bahtım, kara bahtım

Verem, veba öteberi
Tığ bitse, vurur teberi
Koydu beni kemik, deri
Kara bahtım, kara bahtım

Bağırırım avaz avaz
Sağır olmuş, sesim duymaz
Saç ağarır, heç ağarmaz
Kara bahtım, kara bahtım

Dert verdin, sertine şükür
Fert elinden çektim tür, tür
Bir türüne de sen tükür
Kara bahtım, kara bahtım

Dağ vardır ya çığsız, karsız
Zevraki olur mu zarsız
Sevdiğimi koydun yarsız
Kara bahtım, kara bahtım

SEVDİĞİM

Hiçmi gam yemezsin, hepmi demdesin
Seninde devranın döner sevdiğim
Gündüzün cevlanda, gece cemdesin
Cemalin cezbesi söner sevdiğim

İster fezayı geç, füzeyi solla
İster zülfünü tak, zühreyi salla
Konak yerin musalladır musalla
Sahte tahtın, lahte iner sevdiğim

Aşıp gitsede bu Aşık Zevraki
Kendimiz fanidir bendimiz baki
Can pahası bir cam sunar ki saki
Gururun süruru siner sevdiğim

OLAYDIM

Ey benim keşfürazım, ey kahinim
Keşke, kahkülünde fırça olaydım
Pek yücede pervaz eden şahinim
Sert pençene düşen serçe olaydım

Tam sarılacakken rüyamda güya
Ayılınca arzum düşüyor suya
Nidem aynını, koynunu söz bu ya
Baktığın aynada sırça olaydım

Yandım ta guruba, sordumda tana
Yetmiş yıl aradım hep yana yana
Billahi vermezdim yüzbin altına
Ak gerdanında bir akçe olaydım

Aşık Zevraki der, muhannet muhannet
Ağlamaktan gözlerim görmüyor net
Ne huri isterim, nede bir cennet
Salnıp gezdiğin bahçe olaydım

SEN BENİ

Ceza verdin beratsız
Mahkum ettin sen beni
Aşık ettin muratsız
Mahsun ettin sen beni

Hakaretin haklı mı
Ayan ettin saklımı
Baştan aldın aklımı
Mecnun ettin sen beni

Arıyorum bir kayıp
Ağlasam derler ayıp
Suçum ne sövüp sayıp
Mahcup ettin sen beni

Özün mar, yüzün melek
Sözün de, sızıma ek
Zevrak der ki, ey kelek
Mağlup ettin sen beni

SANA

Gitme dilber gitme eylen dur biraz
Sorulacak hallarım vardır sana
Yorulduysan gel dinlen otur hele
Sarılacak kollarım vardır sana

Neden böyle kendin üzersin pek
Eşin yokmudur ki hep gezersin tek
İpek saçlarına konmuşsa kepek
Takılacak güllerim vardır sana

Sevdan yoksa siman neden sararsın
Közmü vardır içinde buzmu sorarsın
Avımı kaçırdın iz mi ararsın
Gösterecek yollarım vardır sana

Kalbim kanar, yürek yanar, ten tüter
Zevrak olmuş senden daha besbeter
Zar istersen eğer, sana da yeter
Satılacak mallarım vardır sana

SEVDİĞİM

Vallahi billahi yinede doymam
Yılan olup beni soksa sevdiğim
Azrail canımı alsada duymam
Bir kere yüzüme baksa sevdiğim

Günden güne aşkı bedeni bürür
Öldürür ateşi beni öldürür
Güman eylerimki, beni güldürür
Sel olup sineme aksa sevdiğim

Vücut diyarının volkanı dinmez
Derecem arşından aşağı inmez
İnanınki yine gönlüm incinmez
Tahtımı, bahtımı yıksa sevdiğim

Düşürdü çöllere mecnun misali
Çekdide gönlümü yarin visali
Oh derim, of demem narın emsali
Tutupda tenimi yaksa sevdiğim

Jalem, Zevrak'ını nara yakacak
Nazar ettiğini yere yıkacak
Acep neden böyle yan yan bakacak
Yari, yadmı sandın yoksa sevdiğim

AYRILIK

Mevsim olsada kış
Kar sıcak su ılık
Nar gibi bir akış
Gözde bu ayrılık

Fayda vermez bu zar
Felek fendi bozar
Ta haşredek uzar
Bizde bu ayrılık

Belim bükdü kat kat
Sağalır mı sakat
Koymaz mecal takat
Dizde bu ayrılık

Bir gam, birde demiz
Kurumaz didemiz
Bırakmaz bet beniz
Yüzde bu ayrılık

Tam ermeden turu
Aldı gözden nuru
Kor Zevrakı kuru
Düzde bu ayrılık

AYRILIK

Yaş mevsimim olsada kış
Gövde soğuk, gönül ılık
"Yaş" sanma, nar gibi akış
Gözde ağlar bu ayrılık

Kurur amma dere, deniz
Durmaz akar hep didemiz
Bırakmaz asla bet beniz
Bizde bu acı ayrılık

Yarın zarı artsa kat kat
Zevrak'e zevk verir fakat
Koymaz zerre kadar takat
Dizde bu acı ayrılık

GELİYOR

Bu gece Jalem'i gördüm düşümde
Ayan olmuş bana doğru geliyor
Siyah benleri de, beyaz döşünde
Beyan olmuş bana doğru geliyor

Azmin asasını almış eline
Resti çekmiş, kara bahtın betsine
Saydım tamam yedi yılın üstüne
Revan olmuş bana doğru geliyor

Zevraki'den içmiş cezbe iksiri
Cür'etini gördüm, cisminden iri
Aşk ateşinde yanıp diri diri
Büryan olmuş bana doğru geliyor

sonraki sayfa

135__i_ek.jpg