Aşık Zevraki Divanı Anasayfa | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 | 38 |39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44 | 45 | 46 | Özgeçmiş - İçindekiler | Açıklamalar-Sizden Gelenler | Anılar

39

-macahel_foto_067.jpg

GİDİYORUM

Sizin olsun dünya ne var ise hep
İşte geldim ben işte gidiyorum
Mülkü Süleyman dahi diyarı rum
İşte geldim ben işte gidiyorum

Hiç çare yok buna dostun çağrısı
İcran gibi doldu hicran ağrısı
Doymadan dünyaya sözün doğrusu
İşte geliyorum ben işte gidiyorum

Sözün varıp geçse hep dağa taşa
İstersen ağa ol istersen paşa
Fünye vurunca künye çıkar boşa
İşte geldim ben işte gidiyorum

Beşeri alemde ademde basir
Havai hevese olur mu esir
Zevraki der an gibi geçti asır
İşte geldim ben işte gidiyorum

BİR

Yel çalmıştır gül çağına
Dersem de bir dermesem de
Doksanında dost bağına
Girsem de bir girmesem de

Sanardın ki dilli dudu
Ne eti kalmış ne budu
Tamtakır kuru tabutu
Sarsam da bir sarmasam da

Razıyım arasıra da
Saraydım yari burada
Yarın mahşerde murada
Ersem de bir ermesem de

Ey Zevraki etme cim lam
Söyle ki hasılı kelam
Kör ile sağıra selam
Versem de bir vermesem de

SENİ SENİ

Koyman iki lak lak olam
Kahpe dünya seni seni
Bırak bari ben hak olam
Kahpe dünya seni seni

Yar katında ben güruhum
Sona kalır sırf bu ruhum
Sevmez asla benim ruhum
Kahpe dünya seni seni

Ayıl biraz insanoğlu
Gitme böyle gözü bağlı
Tuzaklamış sollu sağlı
Kahpe dünya seni seni

İlaç sürmez yaramıza
Işık tutmaz karamıza
Duvar oldun aramıza
Kahpe dünya seni seni

Koy kargalar karnın deşsin
Bülbüllere kokmuş leşsin
Hem döneksin hem kalleşsin
Kahpe dünya seni seni

Ot da et de süt de suda
Bütün kudret bütün gıda
İhya eden barı hüda
Kahpe dünya seni seni

Ne haznesin ne define
Varan var mı hedefine
Sar kefene bak keyfine
Kahpe dünya seni seni

Zehir bulur zükkar uman
Evvel dostsun ahir düşman
Sevenler hep olur pişman
Kahpe dünya seni seni

Olmaz billah zir ü zerren
Olsa dahi yedi kürren
Elbet sevmez gerçek gören
Kahpe dünya seni seni

Cazibedir cazı mazin
Cevir cefa çoğun azın
Ciğer yemiş kanlı ağzın
Kahpe dünya seni seni

Ahirettin bize vatan
Seni şaki seni şeytan
Ceset yiyen cüsse yutan
Kahpe dünya seni seni

Benim sadık yarim diyem
Veysel miyim seni övem
Kolum kalkmaz dille dövem
Kahpe dünya seni seni

Ey Zevraki etme merak
Zeval senden gayet ırak
Bırak dosta gidem bırak
Kahpe dünya beni beni

NE HABER

Kaybettin karada karda
İzden ne haber ne haber
Bizi koydun gayet darda
Sizden ne haber ne haber

Dedin getmez çok ileri
Getiririm hemen geri
Toz oldu yüz günden beri
Tezden ne haber ne haber

Ne alcıydın nede falcı
Nasıl uçtun Nabi Balcı
Balın yakdı külden acı
Közden ne haber ne haber

Anlamadım ki bu ne iş
Ne akıl sarar, nede diş
Gidişi hala o, gidiş
Özden ne haber, ne haber

Çarşamba günü al dedik
Pazara kadar çal dedik
Aht eyledik, vade verdik
Sözden ne haber ne haber

Zevraki'nin zarı taştı
Vardı ummana ulaşdı
Bahar geçti, yaz dolaştı
Sazdan ne haber ne haber

cicek_yokuslu_20-.jpg

YARENLER

Şeyda bülbül gibi düşdük feryada
Yuvamızı yıkdı getti yarenler
Ahımız fezada, derdim deryada
Yavruları yakdı getti yarenler

Candaki cefalar cihandan cesim
Cisminin yerini, tutarmı resim
Uzadı hasretlik, geldi göresim
Yıldız gibi aktı getti yarenler

Nasıl etmeyeyim feryadi figan
Kimisi filizdi, kimisi fidan
Fışkırıp ruhları olmuş servisdan
Güneş gibi battı getti yarenler

Nekadarda tezdir, nekadar acil
Asırlar sanki, an'a muadil
Bir penceredir ki, adilmi adil
Erli, geçli baktı getti yarenler

Pusmu bağlandı ne, göz görmüyor net
Bakmam zaten cihan olsada cennet
Bir can için olmaz, canana minnet
Ömrümüzü sökdü getti yarenler

Nereye gettiler bizleri koyup
Hiçbirisi yokdur izleri kayıp
Ağlasak, sızlasak diyorlar ayıp
Şimşek gibi çakdı getti yarenler

Ferle dikdik, terle suladık ekdik
Belledik, çapa vurduk, çile çekdik
Barını derip güya gülecekdik
Çınar gibi çökdü getti yarenler

Dinleyen yokdurki derdimi deşem
Selemi karışam, çölemi düşem
Dermanım kalmadı dağlara taşam
Belimizi bükdü getti yarenler

Vedayı ettiler eş ile dosda
Ne üste kaldıda dünya, nede asta
Teskere alıpda hep posta posta
Terhis oldu çekdi getti yarenler

Ey Zevraki şükret alıp, verene
Şekva etme eşe ,dosda yarene
Gelen durmaz, giden gelmez çare ne
Çağrı geldi çekdi getti yarenler

TAZİYE

İster hükümdar ol ister halef
Lakin halefinde sonu selef
Kara toprakdır hitami hedef
Biz buna değil desek ne çıkar

Yokdur dünyada baki kalan er
Çünkü fanidir tüm beni beşer
Bizlereki rahmet dilemek düşer
Kahr içip de gamı yesek ne çıkar

Kimse kimsenin yerine ölmez
Amma yaslıdır gönlümüz gülmez
Akif der ki; gidenler gelmez
Tüm varımızı versek ne çıkar

GELEN YOKTUR GİDEN YOKTUR

Kahve içtim fala baktım
Gelen yoktur giden yoktur
Kapanmış da kara bahtım
Gelen yoktur giden yoktur

Darma dağan hepimizi
Tufan etti tipimizi
Duman oldu güman izi
Gelen yoktur giden yoktur

Gönül bir sen misin dertli
Elin bağlı dilin kitli
Ne Köse'li ne Kelkit'li
Gelen yoktur giden yoktur

Eridi de kemik ilik
Tıpkı oldum iğne iplik
Ne iğrençmiş bu gariplik
Gelen yoktur giden yoktur

Gözde değil özde yaram
İzi yok ki buzu kıram
Turna geçmez dostu soram
Gelen yoktur giden yoktur

Bel kessede bulut sisler
Sabrımızı umut besler
Unutmuş ki bizi dostlar
Gelen yoktur giden yoktur

Ne seli varda ne gülü
İstanbul'un hepsi ölü
Sanki olduk Gobi çölü
Gelen yoktur giden yoktur

Derdimdendir çektiğim hu
Derviş sanma bu mecruhu
Hicran deldi geçti ruhu
Gelen yoktur giden yoktur

Keşke olsam tavukla tar
Tüy döşekler döşe batar
Bu hasretlik bitten beter
Gelen yoktur giden yoktur

Emeklerim sanki hiçti
Ektiğimi eller biçti
Aylar uçtu yıllar geçti
Gelen yoktur giden yoktur

Feryadıma felek güldü
Bağırtarak bizi böldü
Eski dostlar hep mi öldü
Gelen yoktur giden yoktur

Ey Zevraki zarın nedir
Zararın ne karın nedir
Bekliyorum on senedir
Gelen yoktur giden yoktur

karayemis.jpg

HANİ

Fani dünya, baki koymuş ki kimi
Ali hani, Rüstem hani, Zal hani
Duymayan var mı Lokman hekimi
Haccac hani, zalim hani, zül hani

Fayda umma ki sen bu fani dosttan
Feryadını eyler dillere destan
Beşuş idi keşiş kızı Aslıhan
Kerem hani külhan hani kül hani

Gaziye dönerdi tüm ten ile can
Gazel okur iken o hafız Burhan
Masasına konup olmuş da mihman
Burhan hani, bülbül hani, gül hani

Felaketlerin en fenasıdır en
Yeşil küreye biçti beyaz kefen
Gıdaya girdi, moda oldu fen
Petek hani, kovan hani, bal hani

İcat etmiş ise hangi enayi
Silahın adını koymuş sanayi
Sayan kalmamış ana babayı
Edep hani, erkan hani, yol hani

Bugünün zulmüne göğsünü germiş
Olanca varını, yarına vermiş
Ummanlardan ulu bir aşık varmış
Zevrak hani, sal hani, göl hani

bahardaligv0.jpg

AĞLAR

Didelerim döndü kanlı dereye
Bahar ağlar seher ağlar sel ağlar
Başımı alıp da gidem nereye
Sıla ağlar yaban ağlar yol ağlar

Kanadım kalkmaz ki kalkıp uçayım
Dağlar selam almaz verip geçeyim
Bağlar gazellendi, garip çiçeğim
Çayır ağlar çimen ağlar çöl ağlar

Boranı tiptisi hepisi heçti
Hayatı eken ekti, biçen biçti
Hazan geçti bahar geçti haz geçti
Bağban ağlar bülbül ağlar gül ağlar

Zevraki sükut altın söz gümüş
Ondan mı söz sohbet ölmüş saz ölmüş
Hepisi gücenmiş hangisi gülmüş
Mızrap ağlar tekne ağlar tel ağlar

Nejat Birdoğan'dan (Cevri) bir şiir

HEY ERENLER PAZARIM VAR

Hey erenler pazarım var
Hal ehline hal satarım
Terazim, tartım bulunmaz
Doyumuna bal satarım

Tezgah üstü söz söylerim
Sözümü gülle peylerim
Hasmı sitemi neylerim
Ben dikensiz gül satarım

Erenler bir pazar kurdum
Hak hak dedim döndüm durdum
Aşkın mühürünü vurdum
Dost zarfına pul satarım

Ben sarrafım inci düzdüm
Gevher denizinde yüzdüm
Akıl süzgecinden süzdüm
Cevri aklı kul satarım

Nejat Birdoğan (Cevri)


Aşık Zevraki'nin değerli dostu
Nejat Birdoğan'ın en çok sevdiği şiiridir.

HABERİM YOK

Kor sandığım mor dağlara
Kar düşmüş de haberim yok
Gönlümdeki gür bağlara
Har düşmüş de haberim yok

Nasıl uyumuşum böyle
Gelmiş kindi gitmiş öğle
Nazlı yarin nur yerine
Nar düşmüş de haberim yok

Zevraki der şu hale bak
Şakağında atmış şafak
Kumral saça topak topak
Kır düşmüş de haberim yok

kelebek_100.jpg

Gel yarin derdini yarıya bölek
Geriye gelmezki yerine ölek
Ecel kimi izler, bizler ne bilek
Bu gün ölen oldu, dün gülen yavrum

YAVRUM

Hayalmiydin, yoksa düşdün
Birdenbire yiten yavrum
Ecel yitti damdan düşdün
Vadeleri yeten yavrum

Oydun kalbimizi oydun
Kolumuzu bağlı koydun
Karyolandan netez doydun
Kara yerde yatan yavrum

Kada, kaza, bütün bela
Sığmadımı İstanbula
Seni buldu, bula bula
Ne idiki hatan yavrum

Bisikletin bizden beter
Dostmu yoktur, yasmı tutar
Hatıralar cana batar
Yanar anan, atan yavrum

Bir bıyılda , sekiz bıldır
Doğalıda dokuz yıldır
Parlar iken yıldır yıldır
Yıldız gibi akan yavrum

Doldurmadan dokuz yaşı
Dikilirmi mezar taşı
Eşi, dostu, arkadaşı
Mahalleyi yakan yavrum

Kara kaşlı, mühür gözlü
Mahir adlı, mahi yüzlü
Sen gezerken narin, nazlı
Bayılırdı bakan yavrum

Kader böyle, yazı kara
Koydun gettin bizi zara
Nasıl uğradın nazara
Boncukluydu yakan yavrum

Ciğerparem, civan yiğit
Tüter kalem, yanar kağıt
Nasıl yazam sana ağıt
Al kanlara batan yavrum

Al boyanmış beyaz üstün
Ahmı çektin, kanmı kustun
Söylemezsin niye sustun
Bülbül gibi öten yavrum

Sayıklayıp, sayıklayıp
Arıyoruz sanki kayıp
Nere gittin bizi koyup
Burnumuzda tüten yavrum

Anan, bacın, deden, emin
Yandı Zevrak, tüttü zemin
Hakdan rahmet, bizden amin
Destanında, dosttan yavrum

sonraki sayfa

resim_0052.jpg

resim_019x.jpg