|
VARDIR
Ne üşütür, nede yakar
Yazdan güzel güzler vardır
Dizlerini yorar yıkar
Yokuştan zor düzler vardır
Ayağı basdığı günden
Düşmez asla dozu ünden
Dozer geçsede üsdünden
Düzlenmeyen izler vardır
Kıyamına çanak dutar
Kıyabında çamur atar
Birden bire bağra batar,
Bizden beter, bizler vardır.
Sanarsınki hızlı tiren,
Ne far ister nede firen,
Senden, benden iyi gören,
Kör sandığın gözler vardır
Yemeyenler onu bilmez
Ara geçse, yara geçmz
Derman olsa, dertli içmez
Közden acı, sözler vardır
Zevraki der: sönmüyor iç
İstersen abuhayat iç
O yanık yüreklerde hiç
Küllenmeyen közler vardır
|
|
ZORUN NEDİR
Saf sütüne su mu kattım
Senin bennen zorun nedir
Tavuğuna taş mı attım
Susma söyle sorun nedir
Senin, bennen zorun nedir
Hepimizde dokuz aylık
Nedir bu ağalık beylik
Üşüttünse üsten eylik
Susma söyle sorun nedir
Senin, bennen zorun nedir
Ey benim ermenim,kürdüm
Has yüzüne, his mi sürdüm
Subay oldun, çok mu gördüm
Susma söyle sorun nedir
Senin, bennen zorun nedir
Dokuzu vardır, onu vardır
Sabrında bir sonu vardır
Yeter artık bunca dırdır
Susma söyle sorun nedir
Senin, bennen zorun nedir
Zevraki der eni konu
Düşmeden ey düşün sonu
Pes demeden ses pistonu
Susma söyle sorun nedir
Senin, bennen zorun nedir
YOK YOKTUR
Semaları sanma yüce
Aşılacak surlar vardır
Lakin surlardan çok önce
Çözülecek sırlar vardır
Hedefine varamazsın
Karanlığı yaramazsın
Yanmayınca göremezsin
Nar içinde nurlar vardır
Yurdumuzu görme hakir
Zemin zengin, emin fakir
Bekar kızdan daha bakir
El değmedik yerler vardır
Zevraki der sanma bezer
Rabbin rahmetine benzer
Onun dişi, taşı ezer
Dişi döşlü erler vardır
KARDEŞİM KEVORK GÜLEZOĞLU'NA
K alpten kalbe gizli bir yol gidermiş
A şkla sevginin bir olmasdır bu
R iyakar yar alan zat, zar edermiş
D ertlerin deruna dalmasıdır bu
E zilen şahıslar masumdur masum
Ş evkaya hacet yok o, şaha malum
İ çerde şeytanlar, dışarda mazlum
M ızırın, mazluma dalmasıdır bu
K endini boş yere yorma ki sen hiç
E fkarlanma dostum, ey olur er geç
V ur kendini şaraba, serabı iç
O zan deryamızın damlasıdır bu
R uhi asaletin aksetmiş yüze
K adir mevlam bir kalp vermişki size
G ücü yetmez kalem vasfını yaza
Ü stadı ilahın imlasıdır bu
L ütüfkar lebine olmuşam hayran
E ylemek kabilmi, kalbini seyran
Z ay ettin zihnimi sarhoşum her an
O , huri Hülya'nın hamlesidir bu
G urbetteki zarın geliyor çok net
L ahte koydu sağ sağ bizi bu lanet
U mmanlardan daha ulu nihayet
N emli gözün, gamlı gamzesidir bu
A şık Zevraki'nin imzasıdır bu
OLSUN
Yeşerdiyse o, çöl bahtın
Çimenli, çayırlı olsun
Tatlı hülyan taze tahtın
Uğurlu, hayırlı olsun
Atma sakın, satma dursun
Sen bir ekde, o bir versin
Bir tarlan olsunda varsın
Hep dağlı, bayırlı olsun
Gelmedimse mutlu güne
Müjden başla göz üstüne
Kavuştuysan öz dostuna
Seyranlı, seyirli olsun
Şapkanı sen havaya at
Birleşdi er, avrat, evlat
Zamsız sarıl, gamsız yat
Sabahlı, seherli olsun
Başka ne diyeyim ben, hadi
Araya girmesin cadı
Bozulmasın ağzın tadı
Ahirli, sihirli olsun
Sevgi ne söner, ne solar
Odur en baş markla, dolar
Ansında tek, beni dostlar
Kahirli, mahirli olsun
Her gün mektubun gelse ne
Sensiz günüm sanki sene
Dem esdi, gam bastı gene
Zükkarlı, zehirli olsun
Zevrak zebun, derya puslu
Künye eski, bünye paslı
Geçti bizden dünya faslı
Sizlere tehirli olsun
KENDİ YAZAR
Alnımızın yazısını
Allah yazar, Allah bozar
Ne yazık ki bazısını
Kendi yazar, kendi çizer
Göz yumarlar hak nuruna
Kapılıp katır kuruna
Çirkefliğin çukuruna
Kendi düşer, kendi kazar
Kelli felli kelle kulak
Kimi ayı, kimi palak
Sokaklarda salak salak
Kendi gezer, kendi bezer
Zevrak der; düşmü, büyümü
Er sandım, her gördüğümü
Kâr dediği, kör düğümü
Kendi düyler, kendi çözer
VARDIR
Hor bakma ey yiğit bu hu yerine
Filleri yiyecek, fareler vardır
Sütleri saçarlar sel, su yerine
Karundan zengin fikareler vardır
İnsana sır vermiş ulu yaradan
Ne çıkar böyle kuru yaygaradan
Dahada şiddetli Niyagaradan
Damarda duran fevvareler vardır
Otururuz amma bir köhne köyde
Ayrılır gönlümüz, kalır boş gövde
Kuş olup uçarız yedi kat gökte
Sabit sinede seyyareler vardır
Kendi kibrin ile eyleki savaş
Kemaline ersin yaş ile o, baş
Harabe tuttuk biz yavaş yavaş
Yenilerden yey viraneler vardır
Zalim, gafil, gaddar her bir heybetin
Küle döner gider, gül benzin betin
Kar etmez katın, yatın, atın itin
Ölüm için çok bahaneler vardır
Zevrak derki; ancak budur gördüğüm
Vardır çözülecek daha çok düğüm
Allah bir, resul hak benim bildiğim
Bilmedik daha neler, neler vardır
DOĞMAYINCA
Yeşil kiraz kekre olur yiyilmez
Kızarıp çağala çağ dönmeyince
Alevden gömlekte elbet giyilmez
Canım, tenim .. hep yanmayınca
Kimisinde külli ölmüştür öz
Kimisinde buz vardır, kimisinde köz
Yeşili kırmızı görür bazı göz
Gerçeği göremez ey olmayınca
....... devlet eder bizi tehdit
Pezvandın elinde pıtraklı pelit
Elime vursalar kelepçe kilit
Dilim hiç susmaz asla boğmayınca
Durma yaz Zevraki sen doğruyu yaz
İsterse dünyayı dondursun ayaz
Gider mi maraz, kızarır mı kiraz
Mevsim gelip o, güneş doğmayınca
|
|
|
|
|
FARKIN NEDİR
Ne meliksin, nede melik
Soyun nedir, ırkın nedir
Bir kafada yedi delik
Soyun nedir, ırkın nedir
Senin benden farkın nedir
Can çıkmayınca cesetten
Tırnak ayrılır mı etten
Ne kurttanız, nede itten
Soyun nedir, ırkın nedir
Senin benden farkın nedir
Doğumda bir ölümde bir
Nedir bu kin, ne bu kibir
Son konağın kara kabir
Soyun nedir, ırkın nedir
Senin benden farkın nedir
Saddamdaki o, san, o ün
Noldu bugün, neyidi dün
Sanı deyil, sonu düşün
Soyun nedir, ırkın nedir
Senin benden farkın nedir
Zevraki der: biraz utan
Çaresize çelme atan
Havva annan, Adem baban
Soyun nedir, ırkın nedir
Senin benden farkın nedir
ÖZGÜR İNSAN
Zehirlenmezdin susmasan
Dinle beni özgür insan
Kurtulamazsın kusmasan
Anla beni özgür insan
Kimle küsem, kimi asam
Kelle keser kendi yasam
Tanık deyilde, yalansam
Tanla beni özgür insan
Zevraki der, tanlanırsam
Zülfikarım şanlanırsam
Haksız yere kanlanırsam
Kınla beni özgür insan
YESİN SENİ
Bir dağın başında şaşkın olsanda
Danışma tilkiye, kurt yesin seni
Nahoş nara düşüp naçar kalsanda
Kaç cahil cerrahtan dert yesin seni
Namerdile sakın eyleme ülfet
Götürür karını getirir külfet
Ondan yüz bin kat iyidir elbet
Yersede gine koy mert yesin seni
Hiç koyma kapına olsa uşağın
Özü katıdır, yüzü yumuşağın
Meşhur mihengidir elmas her çağın
Vur serini de dur sert yesin seni
Aşık Zevraki der ; bu nasıl şeydir
Kimi zalim, kimi ağadır, beydir
Vallahi ki türkün puştundan eydir
Hiç olmasa mert bir kürt yesin seni
VARDIR
Üyünür ömrümüz döndükçe dünya
Ne suyu kesilir, ne derdi vardır
Onunda başına gelir birgün ya
Önü olan arzın bir ardı vardır
Gövde günden güne bitip eriyor
Zikirden, fikirden fire veriyor
Zenginin zinneti arşa eriyor
Fakirin ne yeri, ne yurdu vardır
Dikenler bürümüş bağı iremi
Dağdan gitsek dolmuş bütün harami
Bin altına çıkmış taşın dirhemi
Koyağın karı, kayanın kurdu vardır
Bu nasın dilinden olsa neyise
Namerdin derdinden düştük yeise
Zaretme Zevraki dostda yoğusa
Düşmanında elbet bir merdi vardır
BEHEY GAFİL
Çok havalardan uçarsın
Kaz mı oldun behey gafil
Sap yersin sinek sıçarsın
Saz mı oldun behey gafil
Ne narın kalmış ne nurun
Bulutlara dalmış burun
Çomak gizler çok çukurun
Düz mü oldun behey gafil
Kim dedi ki zirveye çık
Zırvalama düşün artık
Mayan küçük bir hıyarcık
Muz mu oldun behey gafil
Dehamıza uzatma dil
Halteyleme haddini bil
Elindeki boz isgambil
Koz mu oldun behey gafil
Yetmişe yetişmiş yaşın
Ne dişin kalmış, ne kuşun
Geçmiş güzün, basmış kışın
Yaz mı oldun behey gafil
Çakıl yolda çora battın
Gaz koymadan kapak attın
Ne de çabuk su kaynattın
Köz mü oldun behey gafil
Tatlı vuslatın tam vakti
Neden bezdin, bozdun akti
Sohbetimiz pek sıcaktı
Buz mu oldun behey gafil
Ne boka bastık, ne faka
Ne dediysek hepsi şaka
Kara sürdüysek biz aka
Boz mu oldun behey gafil
Bol bol verki açlar doysun
Ne tıfılsın ne de toysun
Bırak varsın koyan koysun
Kız mı oldun behey gafil
Canan derken caydın sözden
Neden korkup, koptun bizden
Tezdin uçtun heman tezden
Toz mu oldun behey gafil
Kolun kalın telin ince
Kıvratmadan koptun önce
Ya kemandın, ya kemençe
Saz mı oldun behey gafil
Zevraki der kolum elim
Zuhur etti ondan ilim
Sinkaf benim ana dilim
Yoz mu oldun behey gafil
BAK YERİNE
Bak hele feleğin şu işineki
Zıpırlar oturmuş zatın yerine
Öküzler katırlar eşekler ne ki
Ayılar bağlanmış atın yerine
Gür dağ olsada ki ginede bite
Bir taş atarsak her hırlayan ite
Valahi billahi çıkar gitgide
Bir dirhem taş yüzbin altın yerine
Hep bir olmuş Urus Ermeni Urum
Kimi Kıbrıs ister kimi Erzurum
Bu ne komik rüya ne kokmuş yorum
Ağızlar osurur götün yerine
Bütün içi olsa dolu define
Ummanlarda yüzse ulu sefine
Elin gemisinden bu gönlüme ne
Zevrakı'mı vermem yatın yerine
BİLMEM
Kimi nurlu, kimi nursuzdur derler
Acep eğrimidir, doğrumu bilmem
Şu insanoğluna arsızdır derler
Şakimi, şeyihmi, uğrumu bilmem
Ne bir tel ot görmüş, ne de tek arpa
Zırvalar ensesi tutmazki tıpa
Sopayı yedikçe, büzülür sıpa
Ağrıyan sırtımı, sağrımı bilmem
Adalet sırf mahkemenin içinde
Adı bile yoktur asla dışında
Ne yazında vardır, nede kışında
Ahir zamanmıdır, çağrımı bilmem
Zevraki sen etme zamanı beyan
Zaten bütün ahval Allaha ayan
Aşığın daima yanıp sızlayan
Bahtımıdır acep, bağrımı bilmem
|
|