Aşık Zevraki Divanı Anasayfa | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 | 38 | 39 | 40 | 41 |42 | 43 | 44 | 45 | 46 | Özgeçmiş - İçindekiler | Açıklamalar-Sizden Gelenler | Anılar

42

JALE

Badem dolu on yaşımdan
Aşk yeli esti başımdan
Göller oldu gözyaşımdan
Gel yüzelim Jale Jale

Gel deme yakın gelmeze
Gül deme sakın gülmeze
Aşkın şarap lebin meze
Gel süzelim Jale Jale

Sarılalım bayram olsun
Herkes görsün hayran olsun
Dağlar bize seyran olsun
Gel gezelim Jale Jale

Akif der canım hediye
Yandım Jale diye diye
İki ömrü bir ipliğe
Gel dizelim Jale Jale

JALE JALE

Salma beni yad ellere
Gel güzelim Jale Jale
Mor kınayı ak ellere
Gel ezelim jale Jale

Tahkir etme hak kulunu
Tak koluma, tok kolunu
Tek hayatın ak kolunu
Gel çizelim Jale Jale

Dövme beni yanılıpda
Rakip ölsün yarılıpda
Doya doya sarılıpda
Gel bezelim Jale Jale

Önce söz verdin he diye
Sonra caydın sen ne diye
İki ömrü bir ipliğe
Gel dizelim Jale Jale

argynnis_pandora_02.jpg


SEVDİĞİM

Gökde arariken, yerde buldum
Sefa geldin, hoş geldin sevdiğim
Bekleye bekleye gözden oldum
Sefa geldin, hoş geldin sevdiğim

Senin damlanı vermem denize
El sarayları bizim nemize
Baş köşemize boş hanemize
Sefa geldin, hoş geldin sevdiğim

Kapına kulum altına çulum
Zevrak sağken sana yoktur ölüm
Koca gönlümdeki gonca gülüm
Sefa geldin, hoş geldin sevdiğim

SEVDİĞİM

Sesin neden öyle kısık
Hastamısın sen sevdiğim
Özün durgun, yüzün asık
Yastamısın sen sevdiğim

Yelmisin, gülmüsün nesin
Nede nefistir nefesin
Güfteleri besler sesin
Bestemisin sen sevdiğim

Zevraki der, ne yoklanmış
Ne öpülüp, ne koklanmış
Kudret dest'iyle toplanmış
Destemisin sen sevdiğim

GİTTİ

Ovayı havayı kır ile beli
Ne güzel kuşatmış kudretin eli
Yarin kokusunu baharın yeli
Bu seher burnuma getirdi gitti

Gönlüm olmuş sanki bir gam konağı
Gözlerimde olmuş bir kan çanağı
Çelik yaptı yarim çaldı çomağı
Aşırdı dağlardan yitirdi gitti

Kader karaladı gonca alları
Kırdı nice kalın ince dalları
Koca Rüstem, Ali, yüce Zal'ları
Zaman zımparası bitirdi gitti

Bozdu bozarttı bahçe bağımı
Boraya çevirdi bahar çağımı
Hicran hançerini aşk bıçağını
Sapladı sineme batırdı gitti

Nabzımdaki nardan geliyor nalem
Tuğyanı zarımdan tutuştu alem
Bu naçar Zevraki, o nazlı Jale'm
Ölüm döşeğine yatırdı gitti

SEYRİMDE GÖRDÜM

Cevrini görünce canımdan bıktım
Gülzarıydın sanki gülen kızların
Göğsümü geçirdim, dişimi sıktım
Sabrımı tüketti süren nazların

Şiven, şölven, cilven hepisi birden
Tutarmı koyduki, takatdan, ferden
Bakınca bağrıma battı yüz yerden
Meğer cellat imiş ceran gözlerin

Zevraki'yi tuttun cani cezalı
Düşürdün çöllere ettin gazali
Şimdi neden vurur temren misali
Tatlı tatlı ikrar veren sözlerin

NAZLI YARİM

Hayat geçti haber gelmez
Ne haldasın nazlı yarim
Gözüm ağlar, gönül gülmez
Ne haldasın nazlı yarim

Şivekardan eli kesen
Olurmuki şen ve esen
Ben yaralı ama, ya sen
Ne haldasın nazlı yarim

Dağmı, belmi, yoksa yolmu
Evli, bekar, yada dulmu
Yağmur, dolu, samlı, semli
Ne haldasın nazlı yarim

Emrazımın yoktur emi
Yıktı beni aşkın demi
Yaktı yoksa seni de mi
Ne haldasın nazlı yarim

Kulaklarım öter çın çın
Bu hicran hırçınmı hırçın
Ağardı mı nazik saçın
Ne haldasın nazlı yarim

Haber gönder himmet eyle
Küsü tutmaz, kişi böyle
Başın için doğru söyle
Ne haldasın nazlı yarim

Zevraki'den zarı kaldır
Güldürmezsen, gelde öldür
Hiç olmazsa yerin bildir
Ne haldasın nazlı yarim

GİTME

Gönül kapım açık sana
Girmeden gitme sevdiğim
Nasip olmaz her insana
Görmeden gitme sevdiğim

Gönül yapar gülü ıtır
Yeter ki sen diken batır
Ara sıra bir hal hatır
Sormadan gitme sevdiğim

Ziyareti araladın
Zevraki'yi yaraladın
Zalim kalır sonra adın
Sarmadan gitme sevdiğim

ETMEKTE

Bilmezdim ahı nedir, vahı da sende gördüm
Gülmesin kara bahtın, beni de güldürmeden
Ölmezsin sen sevdiğim, seni kalbime gömdüm
Öldüremez tanrı seni, beni öldürmeden

Alev alev yanmakta, gülün aşkından gönlüm
Bir şifamı buldum ki yanıp yanıp tütmekle
Usandırdın cefadan, isterim candan ölüm
Fakat ölmüyor ümit kuşu, hala ötmekte

Koymadım aramadık deva, tabib, lokman
Akibet geldim, sana sığındım ey sultan
Baktımki susmakta yok derdime hiçbir imkan
Teselli buldum şeyda gibi, nida etmekte

Deyil ki cemalini, senin sade cismini
Yasak ettiler bana, artık yarin ismini
Bütün gönüle aldım, yırtık yarım resmini
Aşk bir surete, bir sireti feda etmekte

Kabul etmez kulluğa, eylesem de iltica
Bir icra göstermedi, eylediğim bin rica
Bu ne iltifatdır ki, olur kuru iftira
Bilmem ki ne bulursun, bana cefa etmekte

Yine göründü hicap, gözlerim doluyor yaş
Topladık artık topu tüfengi yavaş yavaş
Yenemedim aşkımı, eyledimde çok savaş
şahit düş......., ömür heçe gitmekte

Acı ac&ı öttü, ah bu gün çünkü trenler
Bir daha bulamazmış yarini yitirenler
Çeksede tren Akif gitmez, gönül firenler
Ne çare ki kader bizden yekta sürütmekte

SENDEDİR

Nasıl sevmem ki sevdiğim seni
Toy, turna, tavus, sülün sendedir
Bağına bağban eyledin beni
Ayva, turunç, nar, üzüm sendedir

Aşkın o kadar engin ulu ki
Gönlüm o kadar sevgi dolu ki
Bitmez ne kadar coşkun sulu ki
Hazinem gönlüm gözüm sendedir***

Çektirdin bana, ah ile vahı
Şeyda bülbüle döndüm vallahi
Nidem kupkuru çölü vahayı
Susam sümbülüm gülüm sendedir

Bu şaşkın kulun rahşan rehperi
Melek misin sen, bilmem ki peri
Yoksa ki, iki cihanın biri
Adalet, zulum, ölüm sendedir

Yirmi yıldır, bir ağa dolaştım
Çözülmez asla pek çok uğraştım
Sana koşarken hakka ulaştım
Kıblem, kıyamım, yönüm sendedir

Yordum düldülü, nice burağı
Arattın bütün yakın ırağı
Ne konağı var, ne bir durağı
Mekanım, hanım yolum sendedir

Akif der ki; yar kuş gibi kaçar
Hümadan daha havalı uçar
Kesildi takat, kaldım pek naçar
Kalbim kanadım kolum sendedir

AYRILALI

Yardan ayrı düştü elim
Buruk belim bükük belim
Lale döndü bülbül dilim
Jale yardan ayrılalı

Köle yapıp beni sattı
Tutup kaftan kafa attı
Derdim azdı ahım arttı
Jale yardan ayrılalı

Bu ne haldır, bu ne kılık
Sınık tutmaz kolum kırık
Gözüm akar ılık ılık
Jale yardan ayrılalı

Akif der ki gel eyleme
Gönül kendin del eyleme
Yetimliğin belleyleme
Jale yardan ayrılalı

yaylacicegi8_x.jpg

BİR SEN BİRDE BEN

Küre yenkmez kervan çekmez ne yüktür
Gel sevdiğim bir sen söyle bir de ben
Gör ki kimin derdi kimden büyüktür
Gel sevdiğim bir sen söyle bir de ben

Gönül yağmurundan gözün selinden
Ne çekeriz ayrılığın elinden
İşve kitabından aşkın dilinden
Gel sevdiğim bir sen söyle bir de ben

Gönlümüzde neşe gözlerimde nem
Karma karış olmuş cennet cehennem
Jale'siz olur mu çaresiz didem
Gel sevdiğim bir sen söyle bir de ben

Şems i nur olunca maşuğun şekli
Gitmez mi başından aşığın aklı
Deli mi haklıdır diyen mi haklı
Gel sevdiğim bir sen söyle bir de ben

Zar kala da rüzgar zülfe dokuna
Şu cihan bölenir cennet kokuna
Her can dayanır mı hicran okuna
Gel sevdiğim bir sen söyle bir de ben

Ey Zevraki ne bu gam bu dert bu dem
Düşsene dağlara deliysen madem
Havva olmasaydı neylerdi Adem
Gel sevdiğim bir sen söyle bir de ben

fl00362rzle.jpg

MISIN

Buzdan çelenk bağlar başın
Çıksam beni çığlar mısın
Güler yazın, ağlar kışın
Boz dumanlı dağlar mısın

Zehirdende zordur elbet
İçilir mi şorlu şerbet
Ah şu gurbet, ah şu gurbet
Asır mısın, çağlar mısın

Zincir değil zorla kesem
Sevgim kavi kime küsem
Güller gibi soldum desem
Güler misin, ağlar mısın

Gözlerimden gönlüm damlar
Sinemizde esti samlar
Çok sıkıyor sardı gamlar
Açar mısın, bağlar mısın

Zevraki'yi oydu oylar
Hasret bahri bizi boylar
Haber gelmez geçti aylar
Hasta mısın, şağlar mısın


SUN

Şu dünyada mesut olup gülene
Bahar gibi bağrımdan bir lale sun
Yahut acı azap nedir bilene
O dert anlar ki gönülden male sun

Zevraki imrenip her yeni güne
Vefasızmış diye gücenme düne
Acı tatlı hayata gülde yine
Bin teselli gözümden bir Jale Sun

yunuz_03.jpg

NEYİM KALDI Kİ

Tarumar ettin gönül evimi
Yıkılacak daha neyim kaldı ki
Kül eyledin salıp aşk alevini
Yakılacak daha neyim kaldı ki

Ne kadar ağrılı ağır bir yükdü
Ayrılık acısı belimi bükdü
Çillendi çehremiz, çenemiz çökdü
Bakılacak daha neyim kaldı ki

Hicran oku deldi, değdi bu sere
Tığlandım tenimden tam yetmiş kere
Vallahi ne canım vardır, ne cere
Bıkılacak daha neyim kaldı ki

İnceldim de öldüm tıpkı tüy gibi
Kaptı kasırgalar savurdu tipi
Uçtuğum uçrumun görünmez dibi
Takılacak daha neyim kaldı ki

Kara kader kudurdukça kudurdu
Talih nişan aldı tesadüf vurdu
Zemberek boşandı Zevraki durdu
Sakınacak daha neyim kaldı ki

2118.jpg

BENİM

Sanki, ne gamları yemiş ne gusse
Bir resmi var bende, cisminden cüsse
Yüreğim oynarki yerinden düşse
Dar olur dünya başıma benim

Gözümü bürüyen, dumanmı sismi
Dilimde tesbihtir o şebnem ismi
Koynumda saklarım verdiği resmi
Sarılır yatar döşüme benim

Yare yar dedikçe, yad oldu bana
Bir deli dervişlik ad oldu bana
İçtiğim badeler od oldu bana
Zehrimar karıştı aşıma benim

Ağladımda kaldım hiç gülemedim
..... ..yokmuş ben bilemedim
Söz verdim sanada ah gelemedim
Koş* vurdu kelek işime benim

Kanadım kırılıp, kolum kopalı
Ne yane vurdumsa yolum kapalı
Bir kafir kementli eli zopalı
Ne çok düştün felek peşime benim

Şu dünyanın yokuşundan düzünden
Yorgunluğu başlar ana dizinden
Bir hayırsız hain yarin yüzünden
Neler gelmedi başıma benim

Aşık Akif der ki; kalbimi yarda
Görki bu yaralar varmıdır yarda
İsmi cismi gaip, garip diyarda
Kuşlar üşüşür naşıma benim
Bir gün kuş konar ,, ,,,*

OLMAYINCA

Her anı sohbetle geçmeli ömrüm
Yemekte tad olmaz tuz olmayınca
Şiir yolu ile muhabbet ne mümkün
Şairlikten yana öz olmayınca

Can bulsun sözünde efsane gülü
Sevindir hasretle yanan bülbülü
Sükuta bürünür gönlümün teli
Sesimi duyuran saz olmayınca

Bu heves, hissimi hayale iter
Baharın hasreti, gönlümde tüter
Ne güller açılır, ne bülbül öter
Hayatın mevsimi yaz olmayınca

Çiçekte, mehtapta gözümü olur
Sözüne benzeyen sözümmü olur
Kağıda yazacak yazımmı olur
Gönülde sevgiden iz olmayınca

Vazonu süsleyen tek gül değilmi
Babana annene makbul değilmi
Gönül solduracak bir kul değilmi
Neyleyim sevdayı haz olmayınca

GİBİYİM

Ruhundaki heves hayat bulurken
Bir derin hülyaya dalmış gibiyim
Devam et bülbülüm bu şarkıya sen
İlhamımı senden almış gibiyim

Dinle ey bülbülüm bestemi dinle
Söylemek hevesi doğuyor gönle
Bahçemize yeni doğan şu günle
Yeniden dünyaya gelmiş gibiyim

Yine bahar geldi her taraf yeşil
Gece pırıl pırıl gün ışıl ışıl
Şiirinle uyurum ben mışıl mışıl
Yeni bir hevesle dalmış gibiyim

RAZIYIM
(Jale Sun'dan Zevraki'ye)

Aşk bahçenin çeşit çeşit gülünden
Benim için dermesen de razıyım
Sıyrılıp da ayrılığın tülünden
Gelip beni görmesen de razıyım

Arıyorum sanki bir şeyim kayıp
Bekliyorum seni günleri sayıp
Sen sağ olda bana mektup yazmayıp
Hatırımı sormasan da razıyım

Zamanını bulacağım demiştin
Çok geçmeden geleceğim demiştin
Sensiz nasıl güleceğim demiştin
Sözlerinde durmasan da razıyım

İstemem başka bir gönüle dolmak
Sensiz batar bana sevimli olmak
Mukaddermiş demek gül gibi solmak
Bu sırrıma ermesen de razıyım

İster olsun aramızda yüce dağ
Yeter olsun gönlümüzde gizli bağ
Sen bu uzun yolculuktan dön de sağ
Bana gönül vermesen de razıyım

sonraki sayfa

resim_165.jpg