Aşık Zevraki Divanı Anasayfa | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 |8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 | 38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44 | 45 | 46 | Özgeçmiş - İçindekiler | Açıklamalar-Sizden Gelenler | Anılar

8

zevraki-168.jpg

YAKIN

Gurbetin hakkında çok olmuş kıybet
Beni dahi yeyip yutması yakın
Gurbetle bulurmuş sılamız kıymet
Yüreğimin yanıp tütmesi yakın

Ayrılık belime dağ gibi bindi
Gözlere dizlere kara kan indi
Şahlanan gönlümüz ne zaman sindi
Yıkılıp bir yana yatması yakın

Terk eyledik ana baba emmiyi
Eriyor ademin eti kemiği
Tayfuna tufana saldık gemiyi
Tutulup bir yele batması yakın

Derdin üstüne dert dayak bitmiyor
Yılgınam yadelden ayak gitmiyor
Nabız nezelmiş de normal atmıyor
Gurbet elin çile sıtması yakın

Takdirim kesiyor talih asıyor
Takibim tedbirden ağır basıyor
Tepemde bir kara tufan esiyor
Kaldırıp bir çöle atması yakın

Hicran oku deldi değdi bizede
Ne meyde tad kaldı ne de mezede
Mevlam koydu Zevraki'yi mezete
Kul edip bir pula satması yakın


BU MEYDANE

Alim isen ulaşda gel
Kısa gelme bu meydane
Aşık isen dolaşda gel
Kese gelme bu meydane

Merde meydan mihenk taşı
Yare kurban yiğit başı
Erkek isen bıyık taşı
Köse gelme bu meydane

Bat bu aşkın bahrine bat
Önü berbat sonu abat
Deri bağla ol harabat
Süse gelme bu meydane

Söz gümüşse altın sükut
Yapma gafı lafı kurut
Çok gürler imiş boş bulut
Sese gelme bu meydane

Zevaki der girme nara
Çek kendini çık kenara
Yaslan keyfe seslen kara
Yasa geme bu meydane

OLSUN

Vitrin seyri bize bayram,
Hayranımız kutlu olsun,
Beylere bal, bize haram
Ayranımız kutlu olsun.

Yanımda Erzincan,Tercan
Gümüşhane tenimde can
Torul, Bayburt, Kelkit canan,
Şeyranımız kutlu olsun...

Tabak kirli kendi gibi,
Tavaların yandı dibi...
Kızarırız hindi gibi...
Büryanımız kutlu olsun...

Ey Zevraki etme lak lak!
Dansöz gibi, donsuza bak...
Heryerimiz çırıl çıplak
Üryanımız kutlu olsun

stachys_macrantha_1.jpg

ARTIK

Ne tez uçtu gitti seneler aylar
Dönüp de ardına bakmıyor artık
Bahar eyyamında çağlayan çaylar
Kurumuş kaynağı akmıyor artık

Hani nerde o hay hengemli hal
Hayatın hepisi hayalmiş hayal
Karşımda istintak duran ehli eyal
Şimdi tazim edip takmıyor artık

Tanıyamaz eski taydaşlar bizi
Kalmamış gövdede gençliğin izi
Geçene mademki diyorlar mazi
Yazda gitti bizi yakmıyor artık

Zevraki der zamanın eridiydim eri
Eridim de kaldım bir kemik deri
Peşimden hep pervaz eden o peri
Pencereye bile çıkmıyor artık

Eyyam: mevsim hengem: şamata
İstintak: elpençe ehli eyal: ev hanesi
Tazim: saygı taydaş:yaşta işte eşit

YOR

Varda imiş şöhret, şanlar
Darda, yarda yakınıyor
Sakız gibi yapışanlar
Şimdi benden sakınıyor

Tak demiştir cana cevir
Birde sen vur evir çevir
Felek zaten türlü tevir
Binbir tavır takınıyor

Yol alırken servet kuşu
Düz sanardık biz yokuşu
Yerer oldu, yiyen komşu
Dost desekde dokunuyor

Viski veren eski dostlar
Uçtu gitti üstler astlar
Zevraki'yi felek sesler
Fermanımız okunuyor

Zevraki çizimleri 005.jpg

BENİ

Bir dağ vurduki kalbime kader
Kayıp edemem kıyamete kadar
Gönül bir gemi, kaderde radar
Rota sürgünü sanmayın beni

Ruhum rotasına olupda ram
Rabbin rızasında eyledim aram
Günüm geceyse, gecemde haram
Dünya dargını sanmayın beni

Gönül köşküne takıp kazmayı
Acep kim ister yıkıp bozmayı
Canım istiyor gezip tozmayı
Devrin durgunu sanmayın beni

Akif düşüncen ne kadar derin
Merkezi geçti mahpesi yerin
Yar yüzündendir yaresi erin
Felek vurgunu sanmayın beni

BENİ

Serimi saçıp yerlere
Darı etti zaman beni
Kapik etmez kahpelere
Karı etti zaman beni

Tepemizden çıkan tütün
Sanki olmuş arşa sütun
Koydunmu ki kalam bütün
Yarı etti zaman beni

Bazan tokat, tekme bazan
Vurdu kırdı yuva bozan
Soldu yeşil oldu hazan
Sarı etti zaman beni

Gördümüydü gelir cuşa
Kaçınmamız çıkar boşa
Sarı tüylü soyha kuşa
Arı etti zaman beni

İn Zevraki zirveden in
Dayanmaz zayıf bedenin
Zülf ü bende zulmedenin
Yari etti zaman beni

BİZE

Yetmiş değil doksan yaşım
Irak oldu yakın bize
İbre bire düştü artık
İbret alın bakın bize

Doksan demek kolay dile
Yetişin de görün hele
Kapılmışız yaman sele
Aman vermez akın bize

Zevrak ne zorla nede yor
Öz incelmiş söz çekmiyor
Dost desende tos geliyor
Dokunmayın sakın bize

cicek_501.jpg

GİTTİLER

Kim kaldı daha kim ilçede ilde
Bir varmış bir yokmuş oldu gittiler
Topladı göçü Topuz İsmail de
Güz gülü gibi soldu gittiler

Dünya nice devi getirdi dize
Dik durmak daha bizim nemize
Birden bire kör gönül hanemize
Sanki kor misali doldu gittiler

İzanım çoktu ya sezenim yoktu
Desem de sanmayın eskiden çoktu
Zaten aklım fikrim yarı buçuktu
Onu da başımdan aldı gittiler

Zevraki de vardır ya bu arada
Bilinmez ki acep kimdir sırada
Demir alıp dünyadan hep ard arda
Dönülmez bir yola daldı gittiler

Ecel gelince biz acep nidelim
Ölümsüz yer yok ki çekip gidelim
Soldular demeye tutmuyor dilim
Zevraki'yi zara saldı gittiler


OLDUK

Cancı yaklaşdıkça, yakıyor sancı
Çocuk gibi dayday duramaz olduk
Gidene yolcuyduk, gelene hancı
Şimdi yarenlere yaramaz olduk

Asıl ağrılı acı, bu sancılı acı
Nazlı yara bile geldik yabancı
İnce iğnelere dizerken inci
Koca çuvalduzu göremez olduk

Yıldızlar gibi yanardı kıyafet
Görse beni bir şah sanardı afet
Meccane verirken mecmu ziyafet
Şimdi meclislere giremez olduk

Görsem tepedede bir süslü sümbül
Ya Tarzan olurdum, yahutta Herkül
Neye yarar yanımda açsada gül
Kolumu kaldırıp deremez olduk

Sahidir sözlerim, sanma rüyada
Bir elim arşdaydı, biri deryada
Ya gevher gelirdi, yakut yada
Şimdi çayda çakıl bulamaz olduk

Ne itinden, atından, ne nalından
Ne alından, şalından, ne çulundan
Mil bile kalmadı baba malından
Canıçün bir tas su veremez olduk

Ne hakirdik böyle, nede fakirdik
Nice milyonlarla meydane girdik
Hepsini halk için attık egirdik
Bin yiğitten bir bit alamaz olduk

Döşendikçe sazdaki sarı tele
Kopardı sahnede sanki velvele
Hidaydayı ne hoş vururken hele
Çini kızı bile çalamaz olduk

Mal mülk dünya işi yinede yanmam
Ağzıma alıp adını da anmam
Gamı derdim şu ki, dost ola sanmam
Düşünce, düşmanda bulamaz olduk

Zevkini sürmeden zevalim çattı
Zaman deryasında Zevrak'ım battı
Beni kökten kesti, kendi uzattı
Dost tırnağı bile olamaz olduk

ZEVRAKİYLE

Dünya edip bizi gazel
Savursada yabasiyle
Yaşamak yinede güzel
Çilesiyle çabasiyle

Aşık edip avutuyor
Aşlar sunup büyütüyor
Sonra dövüp övütüyor
Bebesiyle, babasiyle

Zannetmeki, zaman bitmez
Baki kalır bahar getmez
Kışlar basar, kuşlar ötmez
Seheriyle, sedasiyle

Baki değil, fani hüner
Fezalarda birgün söner
Önce kalkan, encam siner
Endamiyle, edasiyle

Tersdir bütün olan tefsir
Tenasüle etmez tesir
Tabiatta vardır teşhir
İmasıyla, cimasiyle

Çıkıp yoldan çizmeki yan
Çarpar seni çağdaş ceryan
Çalım satma ana üryan
Mini etek modasiyle

Zina demek sü i zan demek
Kusturur şüpheli yemek
Sinmez üste, çıksa sinek
Sinisiyle, sofrasiyle

Güneş doğar bugün yarın
Erir gider buzun karın
Anan değilmidir karın
Zevrakiyle, deryasiyle

normal_img_1172.jpg

İNŞALLAH

Hitabım bellidir her yerde
Çünkü; aşıklık vardır serde
Eğer bir aklıma eserde
Gelirsem görüşürüz inşallah

Vuslat ne sevgi, ne ağıttı
Sanki bir top ince kağıttı
Esti hayat yeli bizi dağıttı
Birleşirsek görüşürüz inşallah

Her birimiz bir diyarda
Hicran acısını duyarda
Keklikler gibi ilkbaharda
Ötüşürsek görüşürüz inşallah

Bahriler gibi yüzdüm deryada
Dehriler gibi gezdim dünyada
Dedim ki yarim kalmasın yad'a
Ne öldürebildim, ne ölebildim

Vuslat bağıma varıp girdimi
Acep o zalim şada erdimi
Bir lokmana bu derin derdimi
Ne bildirebildim, ne bilebildim

sonraki sayfa

062_da__ve_bulut.jpg