|
BENİ
Serimi saçıp yerlere
Darı etti zaman beni
Kapik etmez kahpelere
Karı etti zaman beni
Tepemizden çıkan tütün
Sanki olmuş arşa sütun
Koydunmu ki kalam bütün
Yarı etti zaman beni
Bazan tokat, tekme bazan
Vurdu kırdı yuva bozan
Soldu yeşil oldu hazan
Sarı etti zaman beni
Gördümüydü gelir cuşa
Kaçınmamız çıkar boşa
Sarı tüylü soyha kuşa
Arı etti zaman beni
İn Zevraki zirveden in
Dayanmaz zayıf bedenin
Zülf ü bende zulmedenin
Yari etti zaman beni
BİZE
Yetmiş değil doksan yaşım
Irak oldu yakın bize
İbre bire düştü artık
İbret alın bakın bize
Doksan demek kolay dile
Yetişin de görün hele
Kapılmışız yaman sele
Aman vermez akın bize
Zevrak ne zorla nede yor
Öz incelmiş söz çekmiyor
Dost desende tos geliyor
Dokunmayın sakın bize
GİTTİLER
Kim kaldı daha kim ilçede ilde
Bir varmış bir yokmuş oldu gittiler
Topladı göçü Topuz İsmail de
Güz gülü gibi soldu gittiler
Dünya nice devi getirdi dize
Dik durmak daha bizim nemize
Birden bire kör gönül hanemize
Sanki kor misali doldu gittiler
İzanım çoktu ya sezenim yoktu
Desem de sanmayın eskiden çoktu
Zaten aklım fikrim yarı buçuktu
Onu da başımdan aldı gittiler
Zevraki de vardır ya bu arada
Bilinmez ki acep kimdir sırada
Demir alıp dünyadan hep ard arda
Dönülmez bir yola daldı gittiler
Ecel gelince biz acep nidelim
Ölümsüz yer yok ki çekip gidelim
Soldular demeye tutmuyor dilim
Zevraki'yi zara saldı gittiler
OLDUK
Cancı yaklaşdıkça, yakıyor sancı
Çocuk gibi dayday duramaz olduk
Gidene yolcuyduk, gelene hancı
Şimdi yarenlere yaramaz olduk
Asıl ağrılı acı, bu sancılı acı
Nazlı yara bile geldik yabancı
İnce iğnelere dizerken inci
Koca çuvalduzu göremez olduk
Yıldızlar gibi yanardı kıyafet
Görse beni bir şah sanardı afet
Meccane verirken mecmu ziyafet
Şimdi meclislere giremez olduk
Görsem tepedede bir süslü sümbül
Ya Tarzan olurdum, yahutta Herkül
Neye yarar yanımda açsada gül
Kolumu kaldırıp deremez olduk
Sahidir sözlerim, sanma rüyada
Bir elim arşdaydı, biri deryada
Ya gevher gelirdi, yakut yada
Şimdi çayda çakıl bulamaz olduk
Ne itinden, atından, ne nalından
Ne alından, şalından, ne çulundan
Mil bile kalmadı baba malından
Canıçün bir tas su veremez olduk
Ne hakirdik böyle, nede fakirdik
Nice milyonlarla meydane girdik
Hepsini halk için attık egirdik
Bin yiğitten bir bit alamaz olduk
Döşendikçe sazdaki sarı tele
Kopardı sahnede sanki velvele
Hidaydayı ne hoş vururken hele
Çini kızı bile çalamaz olduk
Mal mülk dünya işi yinede yanmam
Ağzıma alıp adını da anmam
Gamı derdim şu ki, dost ola sanmam
Düşünce, düşmanda bulamaz olduk
Zevkini sürmeden zevalim çattı
Zaman deryasında Zevrak'ım battı
Beni kökten kesti, kendi uzattı
Dost tırnağı bile olamaz olduk
ZEVRAKİYLE
Dünya edip bizi gazel
Savursada yabasiyle
Yaşamak yinede güzel
Çilesiyle çabasiyle
Aşık edip avutuyor
Aşlar sunup büyütüyor
Sonra dövüp övütüyor
Bebesiyle, babasiyle
Zannetmeki, zaman bitmez
Baki kalır bahar getmez
Kışlar basar, kuşlar ötmez
Seheriyle, sedasiyle
Baki değil, fani hüner
Fezalarda birgün söner
Önce kalkan, encam siner
Endamiyle, edasiyle
Tersdir bütün olan tefsir
Tenasüle etmez tesir
Tabiatta vardır teşhir
İmasıyla, cimasiyle
Çıkıp yoldan çizmeki yan
Çarpar seni çağdaş ceryan
Çalım satma ana üryan
Mini etek modasiyle
Zina demek sü i zan demek
Kusturur şüpheli yemek
Sinmez üste, çıksa sinek
Sinisiyle, sofrasiyle
Güneş doğar bugün yarın
Erir gider buzun karın
Anan değilmidir karın
Zevrakiyle, deryasiyle
İNŞALLAH
Hitabım bellidir her yerde
Çünkü; aşıklık vardır serde
Eğer bir aklıma eserde
Gelirsem görüşürüz inşallah
Vuslat ne sevgi, ne ağıttı
Sanki bir top ince kağıttı
Esti hayat yeli bizi dağıttı
Birleşirsek görüşürüz inşallah
Her birimiz bir diyarda
Hicran acısını duyarda
Keklikler gibi ilkbaharda
Ötüşürsek görüşürüz inşallah
Bahriler gibi yüzdüm deryada
Dehriler gibi gezdim dünyada
Dedim ki yarim kalmasın yad'a
Ne öldürebildim, ne ölebildim
Vuslat bağıma varıp girdimi
Acep o zalim şada erdimi
Bir lokmana bu derin derdimi
Ne bildirebildim, ne bilebildim
|