Aşık Zevraki Divanı Anasayfa | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 |9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 | 38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44 | 45 | 46 | Özgeçmiş - İçindekiler | Açıklamalar-Sizden Gelenler | Anılar

9

zvrki_007.jpg

OLMASA

Muhabbet çok hoştur amma
Muhattabın ham olmasa
Bütün yarık yarım yama
Tamir tutmaz tam olmasa

Ne sulh sağlarda,ne savaş
Deliniyor yavaş yavaş
Başımıza yağacak taş
Ozon denen dam olmasa

Dermek dilersen bir gonca
Ter dökmelisin sen önce
Çölde çiçek sular bence
Savaştaki Sam olmasa

Düze düşüp taşardı raf
Çöp dağı olur her taraf
İnsanı boğardı israf
Zam üstüne zam olmasa

"Vatan" diye varıp harbe
Vahşi sırba, namert garbe
Nasıl vurur idik darbe
"Namus" denen nam olmasa

Binden fazla,bende dağlar
Vağan olmuş vatan ağlar
Çöl kesilir, çimen bağlar
Dağlardaki çam olmasa

Köyden, kentten, üstten, asttan
Her ne varsa eşten, dosttan
Cem olsa ne, canan, mestan
Saki, rakı, cam olmasa

Ey Zevraki bu ne israr
Candamı camdamı esrar
Kuru gövde neye yarar
Gönüldeki gam olmasa


HATALI

Kazığa yazıktır kolun yoruldu
Boşa çakma dostum taşa çatalı
Zamanede geçim gayet zor oldu
İnsanlar insafı attı atalı

Nice altınlarım döndü nikele
Küre kaldı köre kele heykele
Ne haltlar işledik hale bak hele
Halkımız uykuya yattı yatalı

Millet istemezken bir mini etek
Ülfet etti fuhuş kalmadı ürkek
Cinsi değiştirdi kadınla erkek
Pırlantayı pula sattı satalı

Ayık ol ki gafil serin sırada
Amma şu gerçekte var ki arada
Bağdat yokki dönen bizim orada
Hangi hünkar doğdu battı batalı

İki kere beş on sıfırı attın
Zaten elde biri yaladın yuttun
Hadi diyek sağlayı da unuttun
Nasıl geçen hesap hattı hatalı

Zevrak der tarla ne bozuk ne çöldü
Tohumları dersin dev gibi döldü
Şimdiki danalar doğmadan öldü
Analar süte su kattı katalı


macahe25.jpg

BİZİM

Başı hoş, ortası koş, ertesi boş
Mevla böyle kılmış emrimiz bizim
İlkbahar, yaz, güz derken bastırır kış
Mevsimler misali ömrümüz bizim

Cihanda ne varsa canlı güruhu
Kuşatmış hepsini rabbimin rûhu
Cahillere kalmış cevher cürufu
Birdi cömert ile cimrimiz bizim

Bir, iki, üç ile dördün arası
Çehresi sanarsın çamın çırası
Ne firesi vardır nede darası
Temiz yaratmıştır tenimiz bizim

Beş onda afacanmıdır, afacan
Yirmibeş, otuzda biter heyecan
Kırktan sonra kırmaz, yüklesen fincan
Hep siner hırsımız, hızımız bizim

Altmışa yetmişe dayanırki yaş
Uyanır sinede bir güçlü savaş
Gövdede göç başlar hep yavaş yavaş
Geride de kalır gönlümüz bizim

Yetmişe seksene yettinmi zaten
Kirli keten olur, o nurlu seten
Yine uçar olsa da yeni yeten
Beze de benzemez, benzimiz bizim

Yaş varıp buldumu o, üç otuzu
Hayatın ne tadı kalır, ne tuzu
Çağlar çaylarımız, bağlar boz buzu
Kıştan beter basar, güzümüz bizim

Yüz on olsanda, mezat menzilin
Çağırır gel ha gel, çalınır zilin
Tüllenir tabutun, tükenir pilin
Küllenir de gider közümüz bizim

Zevraki der; huzur evliksin enson
Elden tutmaz oğul, kız olsada on
En doğru dost olur, o eğri baston
Odur, o, dizimiz gözümüz bizim

cicekler-4xxx.jpg

VARDIR

Ne cübbeye büründüm ne kavuğa
Aşktan örülmüş al bir abam vardır
Kulak vermez kutup olsa soğuğa
Sinede sevdadan bir sobam vardır

Kafam motordur kırk yıl gürle hırla
Kalem pulluğuyla zorla ha zorla
Köpmüyor kağıtlar bu nasıl tarla
Ne de bar vermez çilem çabam vardır

Bastıkça basıyor yadelin yükü
Kirpi gibi batar yumuşak kürkü
Gitti elden kötün kütüğü kökü
Ne tarla ne tapanım ne tebam vardır

Kahpe felek aldı dizlerden feri
Dön bakalım nasıl dönersin geri
Çiftlikten kalmadı bir çöplük yeri
Ne harman ne yelim ne yabam vardır

Hayaller düşlerdir döşümü deşen
Kurdeşen olurmuş gurbete düşen
Koymaz ki yatayım senin endişen
Odlardan örülmüş bir obam vardır

Bul ey gönül kendine bir iskan bul
İstiab edemez seni İstanbul
Zevraki olmaz amma burada kul
Arada piri fani babam vardır

Köpmüyor: köpürmeyip fidan
vermeyen toprak
istiab: çembere almak

NEDİR

Koyunlara karşı acep
T.R.T. nin gücü nedir?
Keçilerde yoksa edep
Tekelerin suçu nedir?

"Doğru" desen "yağcı" diyor
(Uğru) desen (sağcı) diyor
Kir atanın kendi istiyor
Keretanın suçu nedir?

Ahlak olmuş dilik dilik
Zehir olmuş kemik ilik
Dünya dürzü devir komik
Sırıtanın suçu nedir?

Zaten onu bekliyor it
Evde kalıp kokunca et
Sokağa atılır elbet
Sürütenin suçu nedir?

Akif etme uzun sözü
Herkesin var iki gözü
Sarpa düşse koyup düzü

BU

Asırlar geçsede pasla aşınmaz
Pusla perinin perk elmas'ıdır bu
Ağırdır tayımız asla aşılmaz
Didarın derun'a dalmasıdır bu

Çölleri çullayıp, sahrayı sarar
Dünyayı devirip, dağları yarar
Varıp kavuşmağa bir umman arar
Dide-ı derd-nakın damlasıdır bu

Ne bir asıdır da nede bir astar
Ne fail, ne fiildir, ne musaf, mastar
Çözüp okumağa arifan ister
Kudret kaleminin imlasıdır bu

Çalkan ey Zevrak'ım çarpınca çalkan
Çürükdür halatın hafnekdir halkan
Direnmez kolumuz, dayanmaz kalkan
Halikin, hilkate hamlesidir bu


Realist bir genç olmama rağmen;
Senelerden, hatta sebavetten beri, mutaassıp muhitimin
rağbetsizlik ve rahatsızlıklarına...ram olup
bir koza gibi kabıma çekilmenin kahriyle karaladığım
şu şiirimi size solmaz bir hediye
sönmez bir hatıra olarak ithaf ediyorum.!

İSTİYORUM

Usandım artık, böyle hayata
Küflendim köyde, hep yata yata
Çok uzun boylu bir seyyahata
Devri aleme, çıkmak istiyorum!

Güzel yurdumu dolanıp gezmek
Soğanlıdan, ta torosa tezmek
Mavi deryada çalkanıp yüzmek
.. göklerinde uçmak istiyorum!

Baba yurdundan, ev, ocağından
Ova, yayla, dağ, dört bucağından
Yar koynundan, ana kucağından
Gurbet ellere, göçmek istiyorum!

Her bir tarafı, kıyı ortayı
Baş İstanbulu, hoş Ispartayı
Ankara, İzmir, şirin Hatay-ı
Kıbrısa doğru koşmak istiyorum!

Mersin, Mardini, Maraş, Silvanı
Görsem, Erzincan, Tercanı, Van-ı
Erzurum benim tenimin canı
Palandökenden aşmak istiyorum!

Elveda etsem, bizim Keklide
Geri dönmem bir daha, beklide
Hilesi, yokdur mahir tilkide
Sahte diyardan, kaçmak istiyorum!

Cennete, vermem ANA Doluyu
Aşayım çamlı beli, Boluyu
Kırklar elinden çeksem doluyu
Abu hayattan, içmek istiyorum!

Yaşa! Türkiyem, sen çok yaşa!
Bir taşın bedeldir, binbir başa
Senin bağrında, ben coşa coşa
Dünyadan dışa, taşmak istiyorum

Asya, Avrupa ve Afrikayı
Avusturalya, Amerikayı
Hasılı kelam şu beş kıt'ayı
Arzdan, aya geçmek istiyorum

Daim kapandım, kaldım bir in-e
Ne hizmetim var? geldim bu hin-e
Akif der; Türkün tüm tarihine
Yeni alemler...açmak istiyorum

LEKE

Akif sözlerinde bulunmaz leke
Çünkü kesbaim iştir anda meleke
Kaldırmalı cehli vatan üstünden
Türk olan katlanmaz böyle şeleke

Hikmeti yoktur ya böyle gafletin
Müsebibi olur her müsibetin
Çağlayıp akarken ilim deryası
Bir tas alıp yıkanmak çokmu çetin


TÜRLÜ TÜRLÜ

Bu dünya bir hastahane
Dertlileri türlü türlü
Bir bakıma tımarhane
Delileri türlü türlü

Aradaki tezata bak
Darül şifa alet ıtlak
Nebileri hakdır mutlak
Velileri türlü türlü

Akif der ki; kimin karı
Yokdan yapmak böyle var'ı
Bu imarın var mimarı
Delilleri türlü türlü

İnsanoğlu erişince maksuda
Sırtını döner mutlaka mahbuba

BENİ

Koca küre sana sığmaz ikende
Köhne bir köşeye yığdırdın beni
Gonca gül arattın, onca dikende
Çalıya çepere, sardırdın beni

Yakamı kurtarsam, takılır paçam
Ne siyah saç koydun, ne sırma perçem
Sarı doğanlardan sert iken pençem
Darı serçesine boğdurdun beni

Aşık Zevraki der; gözde, dizde yada
Halmı koydun, belde, elde, ayada
Bulutlu burç iken Kuşakkaya'da
Kum edip çöllere yağdırdın beni



BİRADER

Attığın mermiler gidiyor boşa
Hedef, göz, gez hepsi bozuk birader
Tevatür etme ki gelirsin tuşa
Tay olmaz tosuna mozuk birader

Ürküşmesin küller üfle ki yavaş
Üftade üstüne açılmaz savaş
Taşlı çıkar bazen tandırdan lavaş
Çatlatır çeneni nazik birader

Körtletmem ammaki körpe azmini
Yiyeceğin aşın düşün hazmini
Hakir görme sakın fakir hasmını
Kıl sandığın çıkar kazık birader

Elestü de yaptık tarh ile cemi
Çarpıp bine böldük birtek ademi
Gemin delme takma, kaptan acemi
Gidersin girdaba azık birader

Belki sen düşersin çok derin eşme
Çukur olsan dahi çizmeyi taşma
Yaralı aslana sakın sataşma
Yırtar sonra seni yazık birader

Sabrın varsa eğer sevdayla tanış
Gör ki neymiş yarin narında yanış
Bilmezsen git de Zevraki'ye danış
Öğren neymiş metafizik birader

Tevatür: palavra üftade: anlayışlı dost
Elestü: Tanrı ile ruhların sözleştiği zaman
Tarh: çıkarma cem: toplama
Metafizik: bugün bilinmeyen gelecekte bilinecek olan

resim_137.jpg

BİR YİĞİT BORÇLU DÜŞENDE

Perişandır borçlunun hali
Pazarlarda satılmaz malı
Kara olur giysede alı
Bir yiğit ki borçlu düşende

Köprü olsa kimseler geçmez
Zemzem olsa hacılar içmez
Hoca bile kefeni biçmez
Bir yiğit ki borçlu düşende

Hele fahiş faizli ise
Hükümetten de izli ise
Tezden bulunur gizli ise
Bir yiğit ki borçlu düşende

Biri yaka der biri paça
Kurtulamaz hiç kaça kaça
Genç olsa da kavuşur koca
Bir yiğit ki borçlu düşende

Alacaklı olsa da cağ gibi
Gözüne görünür dağ gibi
Eriyip tükenir yağ gibi
Bir yiğit ki borçlu düşende

Yel götürmez ince kıl olsa
Dize çıkmaz koca Nil olsa
Cüce bile biner fil olsa
Bir yiğit ki borçlu düşende

Gören zanneder berduş çakal
Şeker vermez çarşıda bakkal
Dökülür saç ağarır sakal
Bir yiğit ki borçlu düşende

Herkes tanır bilir aynından
Elleri hiç gitmez koynundan
Fayda olmaz kardeş kaynından
Bir yiğit ki borçlu düşende

Asık surat çatıktır kaşı
Tahsildara eğmez mi başı
Olsa da Erzurum dadaşı
Bir yiğit ki borçlu düşende

Üstad olsa Arap Fariste
Tahsil görse Londra Pariste
Söz konuşamaz bir mecliste
Bir yiğit ki borçlu düşende

Uykuda iken birden bire
Pek ısırır borç olur pire
Bir gecede verir bin fire
Bir yiğit ki borçlu düşende

Kulağına gelende sesi
Kesilir herkesin nefesi
İsterse olsun İzmir efesi
Bir yiğit ki borçlu düşende

Akif'in son sözü şöyledir
Varlık lal adamı söyletir
İşte serencamı böyledir
Bir yiğit ki borçlu düşende

NE ALACAK BENDEN

Bugün gelse, yarın gider
Memo benden ne alacak
Bir canım var, o da yarin
Memo benden ne alacak

Azımmı var, çoğum mu var
Taze civan çağım mı var
Mor sümbüllü bağım mı var
Memo benden ne alacak

Şekerim yok, şerbetim yok
Saray, köşküm, servetim yok
Arzdan geç, ahretim de yok
Devlet benden ne alacak

Ak denizim yok, adam yok
Dert istersen çok, gam çok
Ev yok, bark yok, dam yok
Devlet benden ne alacak

Zaten hiç ses yok, seda yok
Nazım, süsüm bir eda yok
Akıl dersen o da yok
Devlet benden ne alacak

Hem kendisi nerden aldı
Ya buldu, yahutta çaldı
Kefende yok, naşım kaldı
Devlet benden ne alacak

Zevraki der gücüm mü var
Kardaşım mı, bacım mı var
Tacir gibi, tacım mı var
Devlet benden ne alacak

FELEK BENDEN NE ALACAK

Yazım mı baharım mı var
Felek benden ne alacak
Gülüm mü var, harım mı var
Felek benden ne alacak

Tadım yokdur, tuzum yokdur
Kırk yıl dövse tozum yokdur
El tutacak kozum yokdur
Felek benden ne alacak

Kaçtım kaçtım yakam tuttu
Ben oynadımsa o uttu
Ejder oldu beni yuttu
Felek benden ne alacak

Su yok, sabun yok, soda yok
Ev, oda yok, ses seda yok
Akıl derisen oda yok
Felek benden ne alacak

Ne oğlum var nede kızım
Ne ağrım var nede sızım
Bağsız bahçesiz barsızım
Felek benden ne alacak

Ne mağazam var ne dükkan
Ne edep kaldı ne erkan
Ne meskenim var ne mekan
Felek benden ne alacak

Bir hanım yok harabım yok
Mezar için turabım yok
Çarığım yok çorabım yok
Felek benden ne alacak

Bu gün gelse, gider yarın
Terkeyledim dünya varın
Bir canım var oda yarin
Felek benden ne alacak

Azım mı var çoğum mu var
Taze civan çağım mı var
Mor sümbüllü bağım mı var
Felek benden ne alacak

Kardeşim mi bacım mı var
Tatlım mı var acım mı var
Şahlar gibi tacım mı var
Felek benden ne alacak

Şekerim yok şerbetim yok
Sılam yokdur, gurbetim yok
Arzdan geçtik, ahretim yok
Felek benden ne alacak

Pencerede saksım mı var
Asvaltlarda taksim mi var
Tencerem mi tasım mı var
Borçlum benden ne alacak

Atım yok eşeğim yok
Yorganım yok, döşeğim yok
Bebeğim yok, beşiğim yok
Borçlum benden ne alacak

Ne matlubum var ne kastım
Ne düşmanım var ne dostum
Oturacak yok bir postum
Borçlum benden ne alacak

Kıravatım foterim yok
Kahvehane otelim yok
İyneye takacak telim yok
Şükrü benden ne alacak

Kefen için ketenim yok
Kutnu kumaş setenim yok
Samanım yok çetenim yok
Felek benden ne alacak

Kovanım mı arım mı var
Top keküllü yarim mi var
Gelir gider karım mı var
Felek benden ne alacak

Yerim yokdur yurdum yokdur
Yerde gökde ordum yokdur
Hiçbir şeyden korkum yokdur
Felek benden ne alacak

Hayırım mı şerim mi var
Hısımım hemşerim mi var
Sözde dizde ferim mi var
Felek benden ne alacak

Dayım mı var emmim mi var
Deryalarda gemim mi var
Devranım mı demim mi var
Felek benden ne alacak

Edeceğin zaten etti
Bir yar verdi elden gitti
Ümit dersen hepden bitti
Felek benden ne alacak

Kanadım mı kolum mu var
Yare giden yolum mu var
Sağım mı var solum mu var
Felek benden ne alacak

Etme rabbim beterden beter
Kuduz kalem bana yeter
Bugün yarın oda biter
Felek benden ne alacak

Alışım yok, verişim yok
Hiçbir şey ile işim yok
Ağzımda bile dişim yok
Felek benden ne alacak

Öldü ustam çırağım
Söndü lambam fırağım
Daha ne kaldı yarağım
Felek benden ne alacak

Tartılmaz bahada yükte
Bir bayrağım var ta gökte
Yurdum dersen daha yekda
Felek benden ne alacak

Ben var desemde ne çıkar
Allah üstümüzden bakar
Onundur bütün varlıklar
Felek benden ne alacak

Bir adım var oda Akif
Ne pas tutar ne de küf
İsterse etsin of püf
Felek benden ne alacak

sonraki sayfa

038__i_ek__ve_yayla.jpg